Yüksekova’da Kadın Çiftçiden Tarihi Çıkış: “300 Erkek Oturmuş, Kadınların Hepsi Koyun Sağmaya Gitti!”…
-
[YÜKSEKOVA- HAKKARİ]
Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde düzenlenen geniş katılımlı çiftçi buluşmasına, yöresel fistanıyla kürsüye çıkan kadın üretici Esma Sırma’nın cesur ve samimi sözleri damga vurdu. Salondaki tablonun kırsaldaki gerçek emek dağılımını yansıtmadığını açık yüreklilikle haykıran Sırma; salonda oturan yüzlerce erkeğe ve sektör temsilcilerine dönerek, “Şu anda burada 300 erkek oturmuş, hiç kadın yok. Kadınların hepsi dağda koyun sağmaya ve bahçeye gitti” diyerek kırsalda kadın emeğinin üzerindeki görünmez örtüyü kaldırdı.
“Berivanların Bir Gölgeliği, İçmeye Bir Yudum Suyu Yok”
Doğu Anadolu’nun sarp ve zorlu coğrafyasında bitkisel ve hayvansal üretimin en ağır yükünü kadınların ve berivanların (süt sağan kadınlar) omuzladığını ifade eden Esma Sırma, meralarda en temel insani ve mesleki imkanlardan dahi yoksun çalıştıklarını belirtti. Mera ıslahı ve su altyapısının eksikliğine dikkat çeken Sırma, şu tarihi ifadeleri kullandı:
“Dağlarda ter döken berivanların sığınacak bir gölgesi yok. Koyun mera geliştirilmesi yok, altyapı yok. Bu işlerin hepsi tarlada, merada çalışan kadınların sırtında. Biz koyuna sağmaya giderken içecek temiz su bulamıyoruz; koyun nasıl sulansın? Bahçeye çapaya giderken yeterince su içemiyoruz; bahçe nasıl sulansın? Bu zorlukları yaşayan kadın üreticilerimizin sesinin artık duyulmasını istiyoruz.”
“Yüksekova Bir Altındır, Kadınlar Adına Üretici Pazarı İstiyoruz”
Yüksekova’nın verimli ova toprakları ve zengin mera varlığıyla Türkiye’nin gıda geleceğine devasa katkılar sunabilecek potansiyelde olduğunu hatırlatan Esma Sırma; üretilen sütün, peynirin ve bahçe ürünlerinin değerinde satılabilmesi için doğrudan tüketiciye ulaşacak bir kadın pazarı talep etti:
“Yüksekova altındır, Türkiye’nin zenginliğidir, bu ülkenin geleceğidir. Lütfen Yüksekova’mıza artık daha fazla değer verilsin, yüz gösterilsin. Yerel üreticiler olarak en büyük çilemiz pazar bulamamak. Kadınların elleriyle ürettiği peyniri, yoğurdu ve el emeğini satacağı bir pazarımız yok. Kadınlar adına doğrudan üretici pazarı, bir halk pazarı istiyoruz.”
Toprak TV Olarak;
Kırsal kalkınmanın ve Doğu hayvancılığının omurgası, sabahın ayazında ve öğlenin kavurucu sıcağında kilometrelerce yol yürüyerek sürülerin peşinden giden kadınlarımız, berivanlarımızdır. Salonda kravatlıların oturduğu, dağda ise kadınların ter döktüğü bir tarım düzeni sürdürülebilir değildir. Esma Sırma’nın fistanıyla kürsüden haykırdığı gerçekler, tarım bürokrasisine açık bir ihtardır. Karar vericilere ve yerel yönetimlere çağrımızdır: Yaylalarda ve meralarda berivanlar için güneşten koruyan seyyar gölgelikler, portatif hijyenik sağım üniteleri ve güneş enerjili içme/hayvan sulama göletleri acilen kurulmalıdır. Yüksekova merkezinde ise aracıları aradan çıkaran, sadece kadın çiftçilerin doğrudan satış yapacağı modern bir “Kadın Üretici Köylü Pazarı” gecikmeksizin tahsis edilmelidir.


