Sorting by

×

Edirne Kemalköy’de Alternatif Tarım Başarısı: Ahududu ve Böğürtlen Üreticinin Yeni Gelir Kapısı Oldu!…

    [MERKEZ- EDİRNE]

    Trakya Bölgesi’nin geleneksel buğday ve ayçiçeği üretim havzası olan Edirne’de, katma değeri yüksek alternatif ürün arayışına giren üreticiler ezber bozuyor. Edirne merkeze bağlı Kemalköy Köyü’nde üretici Mehmet Ceylan, televizyon haberinden etkilenerek hobi olarak başladığı ahududu ve böğürtlen yetiştiriciliğinde başarılı sonuçlar alarak üretim alanını ticari boyuta taşıdı.

2 Bin 700 Metrekarelik Alanda İki Ürünlü Münavebe

Toplam 2 bin 700 metrekarelik arazisinin 1500 metrekaresini ahududuya, 1200 metrekaresini ise böğürtlene ayıran üretici Mehmet Ceylan, bölge iklimine mükemmel adaptasyon sağlayan çeşitlerle üretimini büyüttü. Bahçesinde yaklaşık 300-400 ahududu ve sezonu uzatmak amacıyla 300’ün üzerinde böğürtlen fidanı yetiştiren Ceylan, yıl sonunda kapasitesini 300 fidan daha artırmayı planlıyor.

Bahçesinde “Polka” ve “Aksu Pembesi” çeşitlerini tercih ettiğini belirten Ceylan, “Aksu Pembesi çeşidimiz kısa sürede verip hasadını tamamlıyor. Ancak Polka çeşidimiz neredeyse sezon boyunca kesintisiz ürün veriyor. Ahudududan da böğürtlenden de çok memnunuz” dedi.

Dolu Zararına Rağmen 400 Kilogram Rekolte

Haziran ayında bölgede etkili olan yerel dolu yağışının yüzde 60 oranında hasara yol açtığını ifade eden üretici, buna rağmen bitkilerin vejetatif gücünün toparlandığını kaydetti. Normal şartlarda 1 ton ürün beklerken bu sezon 300 ila 400 kilogram rekolte alacaklarını aktaran Ceylan, ahudududa tam verim çağı olan üçüncü yılda dönüm başına 1,5 ton verim potansiyeline ulaşmayı hedeflediklerini bildirdi.

“İki Günde Bir Hasat Ediyoruz, Pazarlama Sorunumuz Yok”

Ahududunun hassas yapısına dikkat çeken üretici Mehmet Ceylan, hasat disiplini ve pazar talebine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Çok hassas bir meyve olduğu için iki günde bir mutlaka hasada girmek zorundayız. Zamanında toplanmazsa kendiliğinden dökülüyor. Yaklaşık 1,5-2 ay boyunca verim devam ediyor ve şu an verimin tam zirvesindeyiz. Ürünün pazarlamasında hiçbir sorun yaşamıyoruz; pastaneler ve dondurmacılar yoğun talep gösteriyor. Bu yıl rekolte dolu sebebiyle az olduğu için ürünlerimizi paketleyip doğrudan köy içinde anında tüketiciye ulaştırıyoruz. İklimimize harika uyum sağladı, ciddi bir hastalıkla karşılaşmadık. Tüm üreticilerimize alternatif ürün olarak tavsiye ediyorum.”

Toprak TV Olarak;

Edirne gibi monokültür tarımın (buğday-ayçiçeği) yoğun olduğu havzalarda, küçük ölçekli aile işletmelerinin birim alandan yüksek gelir getiren üzümsü meyvelere (ahududu, böğürtlen) yönelmesi kırsal refah açısından örnek bir dönüşümdür. Ahudududa dekara 1,5 tona ulaşan verim potansiyeli, küçük parselleri devasa bir katma değere dönüştürmektedir. Ancak üzümsü meyveler; güneş yanıklığına, haziran dolularına ve aşırı rüzgâra karşı son derece kırılgandır. Bu üretimin havza genelinde sürdürülebilir olması; dolu ve gölgeleme tüllerinin kullanımına, damla sulama ile fertigasyon disiplinine ve hasat sonrası hızla +2°C ile +4°C derecede ön soğutma yapabilecek soğuk hava zincirine bağlıdır. Üreticilerimize çağrımızdır: İklim krizinin getirdiği ani dolu risklerine karşı TARSİM sigortası ihmal edilmemeli; meyve toplama işlemi sabahın erken saatlerinde yapılmalı, hasat edilen meyveler ezilmeye meydan vermeyecek şekilde sığ şeffaf kaplarda ve soğuk zincir kırılmadan doğrudan pazara sevk edilmelidir.

toprak haber

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın