Türkiye’nin dört bir yanındaki süt üreticilerinin yıllardır maruz kaldığı “yem dayatması” sorununda, Rekabet Kurulu’nun attığı adım üreticilere umut oldu. Aralarında Sütaş, Yörsan ve Tek Süt gibi devlerin de bulunduğu 39 teşebbüse soruşturma açılmasına, Bursalı süt üreticilerinden tam destek geldi. Üreticiler, “Sütünü alırım ama yemi benden almak kaydıyla” dayatmasının maliyetlerini ezdiğini ve kendilerini mesleği bırakma noktasına getirdiğini belirtti.
Süt Sektöründe Deprem: Rekabet Kurulu Üreticinin Yanında!
“Bıçak Kemiğe Dayandı”
Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Tunca, Rekabet Kurulu kararının çiftçiler için hayati önemde olduğunu söyledi. Tunca, “Üreticilerden sürekli şikayet geliyordu. Daha ucuza temin etme imkanları varken, sütü verdikleri firmadan pahalıya yem almak zorunda kalıyorlardı. Rekabet Kurulu, bu sömürüyü belgeledi,” dedi.
Mustafakemalpaşalı süt üreticisi Hüseyin Ceylan ise bıçağın kemiğe dayandığını belirterek, “Bu dayatma yüzünden birçok kişi hayvancılığı bırakma noktasına geldi. 60 yaşında bir üreticinin, ‘Ben bu çizmeyi çıkarırsam bir daha giymem!’ dediğine şahit oldum. Bizi küstürüyorlar,”diyerek sahadaki çaresizliği dile getirdi.
Birlik Başkanı Solakoğlu’nun Rolü Büyük
Bülent Tunca, Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Sencer Solakoğlu‘nun bu mücadelenin öncülerinden olduğunu ve “yem dayatması” konusunda bizzat şikayetçi olarak süreci başlattığını vurguladı. Tunca, küçük üreticilerin yaşatılmasının köylerin ve yerel kültürün geleceği için şart olduğunu da sözlerine ekledi.
Toprak TV Olarak:
Bursa‘dan yükselen bu ses, süt sektöründeki derin bir güç dengesizliğinin isyanıdır. Bu “yem dayatması”, basit bir ticari anlaşmazlık değil; üreticinin hem girdisini (yem) hem de çıktısını (süt) kontrol altına alarak onu kendine bağımlı kılan, modern bir sömürü düzenidir. Rekabet Kurulu‘nun 39 teşebbüse soruşturma açması ve “üretici yem almaya zorlanamaz” kararı, bu düzene karşı atılmış tarihi bir adımdır. Mustafakemalpaşa‘daki 60 yaşındaki üreticinin “Ben bu çizmeyi çıkarırsam bir daha giymem” feryadı, aslında Anadolu’daki küçük aile işletmelerinin ölüm çığlığıdır. Bu işletmeler ölürse, sadece köyler boşalmaz, aynı zamanda Türkiye’nin gıda arz güvenliği de büyük bir yara alır. Bu soruşturma, sadece bir haksız rekabeti değil, bir kültürü ve bir geleceği kurtarma davasıdır.
Süt Sektöründe Deprem: Rekabet Kurulu Üreticinin Yanında!