[MANİSA] – Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü’nden Ziraat Yüksek Mühendisi Mustafa Sacit İnan, Sultani çekirdeksiz üzümde kaliteyi ve dolayısıyla fiyatı artırmanın sırrının “tel sergi” yönteminden geçtiğini, ancak yüksek yatırım maliyeti nedeniyle üreticilerin bu modern yönteme mesafeli yaklaştığını belirtti. İnan, “Aynı üzümü tele sermek ile toprağa sermek arasında en az bir puan fark var. Üreticimiz 9 numara üzüm yerine 10 numara üzüm elde edebilir” dedi.
Üzümde Kalitenin Sırrı Çözüldü: Tel Sergiyle Ürün Değerleniyor!
Hem Daha Temiz Hem Daha Kaliteli
Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü‘nde hem geleneksel beton sergilerde hem de modern tel sergilerde kurutma yaptıklarını belirten Ziraat Yüksek Mühendisi Mustafa Sacit İnan, tel serginin avantajlarını anlattı. İnan, “Tel sergiler, üzümün topraktan ve yabancı maddelerden uzak, temiz bir şekilde kurutulmasını sağlıyor. Kuruma süresi toprak sergiye göre biraz uzasa da, yapılan araştırmalara göre kuru üzümün tip puanında bize en az 1-1,5 puan avantaj sağlıyor” diye konuştu.
Maliyetli Ama Yağmura Karşı Kalkan
Bu modern sistemin en büyük dezavantajının yüksek ilk yatırım maliyeti olduğunu vurgulayan İnan, “Ancak bu serginin üretici açısından bir avantajı da var. Son yıllarda sergilerde hepimiz biliyoruz, üzümler yağmura yakalanıyor. Bu tel sergilerin üzeri kapatılabiliyor. Yağmur yağdığı anda sergiler kapatıldığında, yağışların üzümü bozması da engellenmiş oluyor” dedi.
Üzümde Kalitenin Sırrı Çözüldü: Tel Sergiyle Ürün Değerleniyor!
Hasat Zamanı Uyarısı: “Ekşi Üzümün Tatlı Parası Olmaz”
Mühendis İnan, kalitenin sadece kurutmayla değil, doğru zamanda hasatla başladığının da altını çizdi. “Üreticiler arasında ‘yaş üzümün tatlı parası, ekşi üzümün tatlı parası olur’ gibi laflar var ama bizim ürünümüzü 24 kuru maddeye ulaşmadan kesmememiz gerekiyor. Aynı bağı 18 briks ile 24 briks arasında kestiğimizde yüzde 20’lere varan randıman farkı oluşabiliyor” diyerek üreticileri uyardı.
Toprak TV Olarak:
Manisa‘dan gelen bu haber, Türkiye’nin en stratejik ihraç ürünlerinden kuru üzümde “kaliteyi” artırmanın ve dolayısıyla “geliri” yükseltmenin formülünü açıkça ortaya koyuyor. Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü‘nün bu çalışması, bilimin tarlaya indiğinde neleri değiştirebileceğinin en somut kanıtıdır. Evet, tel sergi bir maliyettir. Ancak bu maliyet, sadece bir demir ve tel yığınına değil; ürünün kalitesine, aflatoksin gibi risklerden korunmasına ve en önemlisi, yağmura karşı bir “sigortaya” yapılan yatırımdır. Bu sistemle 8 numara üzüm yerine 9,5 numara üzüm elde etmek, aslında yapılan yatırımın kısa sürede kendini amorti etmesi demektir. Devletimizin, Kırsal Kalkınma destekleri kapsamında bu tür modern ve katma değerli sistemlere daha fazla hibe ve düşük faizli kredi imkanı sunması, ihracatımızın önünü açacak en akılcı adımlardan biri olacaktır.
Üzümde Kalitenin Sırrı Çözüldü: Tel Sergiyle Ürün Değerleniyor!