Sorting by

×
Toprak Radyo Televizyonu

Kuraklık Tehdidine Karşı Milli Hamle: Suyu Yöneten Türk Nanoteknolojisi Seri Üretime Geçti…

    [İSTANBUL]

    Akademik bilginin sanayi gücüyle birleştiği, iklim krizine ve su kıtlığına karşı tarımsal üretimde devrim yaratacak yerli nanoteknoloji yatırımı hayata geçirildi. Sabancı Üniversitesi bünyesinde 15 yıllık Ar-Ge çalışmasının sonucunda geliştirilen ve bitkisel üretimde su kullanımını yarı yarıya azaltırken hasat verimliliğini artıran milli teknoloji, İstanbul’da kurulan dev tesisle seri üretime başladı.

Kendi Ağırlığının 1800 Katı Su Tutabilen Milli Formül: NANOTERN

Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi laboratuvarlarında temelleri atılan ANT Systems’in nano malzeme teknolojisi, yıllık 3 bin ton kapasiteye sahip yerli üretim tesisinde sektöre sunuldu. Şirketin amiral gemisi olarak nitelendirilen “NANOTERN”, toprağın nem dengesini uzun süre muhafaza eden ve bitkinin ihtiyaç duyduğu evrede suyu kontrollü bir şekilde kök bölgesine aktaran biyobozunur bir nano malzeme olarak dikkat çekiyor. Kendi kuru ağırlığının tam 1800 katı kadar suyu bünyesinde hapsedebilen bu ileri teknoloji, bitkisel üretim süreçlerinde sulama suyu tüketimini yüzde 50’ye varan oranda düşürüyor. Aynı zamanda toprak kalitesini destekleyerek tarımsal verimlilikte yüzde 25’lik artış sağlayan sistem, gübre ve diğer tarımsal girdilerin etkinliğini maksimum seviyeye çıkarıp üretim maliyetlerini aşağı çekiyor. Türkiye’nin yanı sıra ABD, Güney Amerika, Körfez ve Afrika pazarlarında aktif olarak kullanılan bu teknolojinin küresel patent hakları tamamen Türkiye’de bulunuyor.

“Sınırlı Kaynaklarla Daha Akıllı Üretmek Zorundayız”

Tesisin açılış töreninde konuşan ANT Systems Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve CEO’su Can Yurdakul, toprağın ve suyun hayati önemine vurgu yaparak, “Dünyadaki tatlı su kaynaklarının yaklaşık yüzde 70’i tarım sektörü tarafından sarf ediliyor. Mesele artık sadece daha fazla üretmek değil, sınırlı kaynaklarla daha akıllı ve planlı üretmektir. Biz suyu tüketen değil, suyu kökten yöneten bir sistem inşa ettik. Beş kıtada sahada doğrulanmış bu Türk teknolojisini küresel ölçekte standart belirleyen bir yapıya ulaştırmayı hedefliyoruz” dedi.

Törene katılan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Başkanı Ahmet Antalyalı, girişimin yüksek teknoloji odaklı tarım vizyonunun en somut örneklerinden biri olduğunu ifade etti. Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici ise köklü bir vizyonun ve yoğun emeğin ürünü olan bu projenin laboratuvardan sanayiye geçişteki küresel başarısına dikkat çekti.

“Su Stresine Karşı Güveneceğimiz Tek Çare İleri Teknolojidir”

Açılışın ardından değerlendirmelerde bulunan TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Vahit Kirişci, Türkiye’nin su zengini bir coğrafya olmadığını ve su stresi altındaki topraklarda nanoteknoloji gibi yenilikçi çözümlerin entegrasyonunun şart olduğunu belirtti. Teknolojik dönüşümün gençlerin tarım sektörüne olan ilgisini artıracağını da sözlerine ekleyen Prof. Dr. Vahit Kirişci, suyun verimli ve kayıpsız yönetilmesinin kritik bir eşik olduğunu söyledi.

ANT Systems Yatırımcısı Güler Sabancı da iklim kriziyle birlikte derinleşen kuraklık riskine dikkat çekerek, “Yaşamakta olduğumuz bu küresel krizde geleceğe dair güvenebileceğimiz tek dayanak bilim, teknoloji ve buralardan doğan başarılı girişimlerdir” ifadelerini kullandı. Yaklaşık 15 yıllık birikimin ticari ve çevresel bir faydaya dönüşmesinden memnuniyet duyduğunu aktardı. ANT Systems Yönetim Kurulu Başkanı ve CTO’su Prof. Dr. Yusuf Ziya Menceloğlu ise geliştirdikleri nanoteknoloji ürünleri sayesinde çok daha az malzeme kullanarak, pestisit ve gıda kaybı gibi hasat sonrası problemlere karşı yüksek etkinliğe sahip çözümler ürettiklerini paylaştı.

Toprak TV Olarak;

Küresel ısınma ve hidrolojik kuraklığın tarımsal üretimi tehdit ettiği günümüz dünyasında, su kaynaklarının yönetimi milli güvenlik meselesiyle eş değer bir konuma gelmiştir. Sabancı Üniversitesi laboratuvarlarından çıkan 15 yıllık bir emeğin, yıllık 3 bin ton kapasiteli bir sanayi hamlesine dönüşmesi, Türk tarımının yüksek teknoloji ligine attığı dev bir adımdır. Sulamada yüzde 50 tasarruf ve bitkisel üretimde yüzde 25 verim artışı vaat eden biyobozunur bir nano teknolojinin patent haklarının ülkemizde bulunması, tarımsal girdilerde dışa bağımlılığı azaltacak niteliktedir. Bu yerli teknolojinin hibe programları ve tarımsal kredi mekanizmalarıyla desteklenerek Anadolu’nun su stresi yaşayan tüm üretim havzalarına hızla yayılması, sürdürülebilir gıda arzımızın en büyük güvencesi olacaktır.

toprak haber

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın