Türk Balı Dünya Pazarlarında Marka Olma Yolunda: Üretim 97 Bin 253 Tona Ulaştı…
-
[ANKARA]
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Genel Başkanı Ali Demir, Türk balını uluslararası pazarda güçlü ve sürdürülebilir bir marka haline getirmek istediklerini belirterek küresel ticaret verilerini açıkladı. Genel Başkan Ali Demir, başta Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Birleşik Krallık, İspanya ve Suudi Arabistan olmak üzere birçok ülkeye petekli ve süzme bal ihracatı gerçekleştirildiğini ifade etti.
“Bal Üretimi Yüzde 1,8 Artış Gösterdi”
Dünya Arıcılık Günü‘nün 20 Mayıs’ta Rize’de düzenlenecek etkinliklerle kutlanacağını dile getiren Genel Başkan Ali Demir, arıcılık sektöründe yaşanan gelişmelere değindi. Son yıllarda koloni ve işletme sayılarında bir miktar gerileme yaşanmasına rağmen Türkiye’nin arıcılıkta üretim gücünü korumayı başardığını ifade eden Demir, şu kurumsal verileri paylaştı:
“Geçen yıl koloni sayısı 8 milyon 817 bin seviyesine gerilemesine rağmen bal üretimi yüzde 1,8 artışla 97 bin 253 tona ulaştı. Bu tablo, üreticilerimizin sahadaki bilgi birikimi, adaptasyon kabiliyeti ve verimlilik odaklı üretim anlayışının güçlü bir göstergesidir. Ancak koloni varlığındaki azalışın uzun vadeli etkileri dikkatle takip edilmeli, sürdürülebilir üretim açısından gerekli tedbirler bugünden alınmalıdır. Koloni varlığı bakımından Türkiye dünyada Çin ve Hindistan’ın ardından üçüncü sıradadır. Bal üretiminde ise Çin’in ardından ikinci sırada yer almaktayız. Çam balı üretiminde ise dünyada birinciyiz. Çam balı üretiminin yüzde 92’si Türkiye’de gerçekleştiriliyor. Hedefimiz, katma değeri yüksek, izlenebilirliği güçlü ve coğrafi işaretli Türk balını dünya raflarında daha güçlü şekilde konumlandırmaktır.”
“Taklit ve Tağşişle Mücadele Edilmeli”
Ülkenin hemen her bölgesinde arıcılık yapılabildiğini, kayıtlı koloni varlığı bakımından özellikle Muğla, Ordu, Adana ve Sivas‘ın öne çıktığını belirten Ali Demir, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan kovan başı desteklemelerin sektöre can suyu olduğunu hatırlattı. Üreticilerin maliyet baskılarına rağmen üretime devam ettiğini vurgulayan Demir, haksız rekabete karşı şu uyarılarda bulundu:
“Arıcılarımız, bal adı altında piyasaya sunulan düşük maliyetli taklit ve tağşişli ürünlerle haksız rekabet etmek zorunda kalmaktadır. Bu durum sadece üreticimizin gelirini değil, aynı zamanda tüketici güvenini ve Türk balının uluslararası itibarını da olumsuz etkilemektedir.”
Toprak TV Olarak;
Küresel bal üretiminde ikinci, dünya çam balı arzında ise yüzde 92’lik oranla birinci sırada yer alan Türkiye’nin arıcılık potansiyelini tarım ekonomisi açısından son derece stratejik bir sektör olarak konumlandırıyoruz. Koloni sayısındaki gerilemeye rağmen üretim miktarının 97 bin 253 tona yükselmesi arıcılarımızın yüksek verimlilik başarısıdır. Ancak gezginci arıcılık faaliyetlerinde artan nakliye, işçilik ve besleme maliyetlerinin dengelenmesi, kovan başı desteklerin sürdürülebilir ölçekte artırılması sektörel istikrar için şarttır. Markalaşma vizyonumuzun küresel pazarda karşılık bulması için de taklit ve tağşişli ürünlere karşı mevzuat denetimlerinin tavizsiz sıkılaştırılması gıda güvenliğimizin en büyük gerekliliğidir.



