Basının Asıl Görmesi Gereken Saksı Değil, Kumpastı: Olay Yerinde Olmayan İsme Neden Fatura Kesildi?…
-
[ANKARA]
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın Aydın programındaki fidan dikimi sırasında yaşanan anlık diyaloğu günlerce manşetlerden düşürmeyen medyanın, meselenin perde arkasındaki vahim idari süreci araştırmadan servis etmesi basın etiğini yeniden tartışmaya açtı. Basının asıl görmesi ve kamu adına sorgulaması gereken; sahadaki teknik dalgınlığı magazinleştirmek değil, olay yerinde dahi bulunmayan bir kamu görevlisinin neden kurban seçildiği ve hangi bürokratik hesaplaşmayla görevden uzaklaştırıldığı sorusudur.
Mesele Saksı Değil, Araştırılmayan Hakikattir
Gazetecilik; önüne konulan hazır bültenleri ya da sosyal medya algılarını sorgulamadan köpürtmek değil, vitrinin arkasındaki gerçek sorumluları ve güç odaklarını deşifre etmektir. Aydın’da düzenlenen fidan dikim etkinliğinde fidanın saksısıyla çukura yönelmesini bel altı bir yıpratma kampanyasına dönüştüren çevreler, sonrasında yaşanan idari operasyonu da aynı yüzeysellikle “Fatura protokol müdürüne kesildi” başlıklarıyla manşete taşıdı. Oysa kamu adına hesap sorması gereken basının sormadığı soru tam olarak şuydu: Aydın programında fiilen bulunmayan, o gün Ankara’da olan bir personele bu fatura nasıl ve neden kesildi?
Aydın’da Görevli Olmayan İsme Neden Fatura Kesildi?
Sahadan gelen bilgilere göre; Aydın’daki organizasyonda Bakanın heyetinde yer alan ve alandaki teknik düzeni sağlamakla yükümlü olan saha ekibi görevlerini eksik yaptı. Ancak kamuoyunda oluşan yankının ardından fatura, programa hiç götürülmeyen ve sorumluluk alanında bulunmayan Protokol Müdür Yardımcısı Süleyman Kaplan’a çıkarıldı. Basının asıl deşmesi gereken yer; bakana eksik ve yanıltıcı bilgi vererek sahadaki kendi ihmallerini perdeleyenlerin kimler olduğu ve görevden alınan ismin yerine kimlerin getirildiği gerçeğidir. Sorumlular korunup, olayla ilgisi olmayan bir ismin günah keçisi yapılması karşısında suskun kalan veya bunu araştırmadan alkışlayan bir medya düzeni, halkın doğru haber alma hakkına hizmet edemez.
Toprak TV Olarak;
Hakiki gazetecilik; rüzgara göre yelken açıp kolay lokma aramak değil, adaletsizliğin üzerine cesaretle gitmektir. Yangında, afette, sahada çalışan kadroların hakkını teslim ettiğimiz gibi; bürokratik entrikalarla harcanmak istenen masum insanların hukukunu savunmak da bizim mesleki namus borcumuzdur. Basın mensuplarını bir kez daha sığ polemikleri bırakıp bu sorunun peşine düşmeye çağırıyoruz: Aydın’da olmayan bir isme bu fatura kimlerin hesabı için kesildi? Toprak TV olarak; hakikatin terazisinde eğilmeden, olayın arkasındaki asıl gerekçelerin takipçisi olmaya devam edeceğiz.


