ABD ve Çin Arasında Sığır Eti Ticaretinde Yeni Dönem: Taahhütler Uygulamaya Konuldu…
-
[WASHINGTON]
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Tarım Bakanı Brooke Rollins, Çin’in sığır eti ithalatına yönelik taahhütlerini uygulamaya koyduğunu duyurdu. Rollins, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, Çin’in 17 eyaletten ithalatın yeniden başlatılması da dahil olmak üzere kritik taahhütleri yerine getirdiğini belirtti.
Amerikan Sığır Eti Yeniden Çin Raflarında
Tarım Bakanı Brooke Rollins, başmüzakereci olan ABD Başkanı Donald Trump‘ın bu ticari süreçte önemli bir başarıya imza attığını ifade etti. Dünyanın en iyi sığır eti olarak nitelendirdiği Amerikan sığır etinin yakında yeniden Çin’deki market raflarında yerini alacağını doğrulayan Rollins, bu gelişmenin ABD’li üreticiler için büyük bir kazanım olduğunu vurguladı.
Hayvan Başına 165 Dolar Ek Değer
Yapılan açıklamaya göre, ithalatın yeniden başlaması sığır yetiştiricileri için ihracatta hayvan başına 165 dolara kadar ek bir değerin yeniden sağlanması anlamına geliyor. Çin’e ihraç edilecek ürünlerin çoğunun, Amerikalı tüketicilerin tercih etmediği toynak ve dil gibi sakatat ve çeşitli parçalardan oluştuğuna dikkat çekildi.
Sürü Büyüklüğündeki Gerilemeye Karşı Öngörülebilirlik
Tarım Bakanı Rollins, bu ticari gelişmenin Tarım Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın ortak çalışmalarını ileriye taşıdığını ifade etti. Yetiştiricilerin yerli sığır sürüsünü büyütebilmesi için ihtiyaç duyduğu öngörülebilirliğin bu kararla sağlandığını belirten Rollins, sığır sürüsü büyüklüğünün son yıllarda tarihi düşük seviyelere gerilemesi nedeniyle bu adımın stratejik önem taşıdığını kaydetti. Sürecin hem yetiştiriciler hem de nihai tüketiciler adına karşılıklı bir kazanım olduğu değerlendirmesinde bulunuldu.
Toprak TV Olarak;
Küresel et piyasalarındaki bu hareketliliğin, üretici gelirlerini doğrudan etkileyen bir boyutu olduğunu görmekteyiz. İç piyasada tüketilmeyen yan ürünlerin ihracat kanalıyla yüksek katma değere dönüştürülmesi, hayvansal üretim yapan işletmelerin sürdürülebilirliği açısından kayda değer bir ekonomik girdi sağlamaktadır. Sürü büyüklüklerinin korunduğu ve üretim planlamasının öngörülebilirlik esasına dayandığı bir ticaret modeli, küresel gıda arz güvenliğinin de devamlılığını sağlayacaktır.


