Bitlis’te, sahipsiz sokak hayvanları sorununun çözümü için hem hayvan refahını hem de insan güvenliğini merkeze alan 59 dönümlük “Geçici Bakımevi ve Doğal Yaşam Alanı” hizmete açıldı. Ameliyathane ve karantina bölgeleri gibi modern ünitelerle donatılan tesisin en dikkat çekici özelliklerinden biri ise, kentteki yemek atıklarını mamaya dönüştüren üretim ünitesi oldu.
İçişleri Bakanlığı‘nın ülke genelinde yürüttüğü çalışmalar kapsamında, Bitlis Valiliği öncülüğünde birçok kurumun işbirliğiyle hayata geçirilen merkez, il ve ilçelerden toplanan sahipsiz hayvanlara yuva oluyor.
Bitlis’te Sahipsiz Hayvanlara 5 Yıldızlı Tesis!
“Atık Yemeklerden Mama Üretiliyor”
Tesisi inceleyen Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, projenin en yenilikçi yönlerinden birini anlattı. Vali Karakaya, “20-25 civarında işletme ve yurtlarla anlaşma yaptık. Onlardan atık yemekleri toplayan bir ekibimiz var. Buraya getirilen yemek atıklarını mama makinesi ünitesinde köpek mamasına dönüştürüyoruz,” dedi. Bu sistemle hem israfın önüne geçiliyor hem de barınağın mama ihtiyacı sürdürülebilir bir şekilde karşılanıyor.
Bitlis’te Sahipsiz Hayvanlara 5 Yıldızlı Tesis!
“Hem Hayvan Refahı Hem İnsan Güvenliği”
Vali Karakaya, projenin iki temel amacı olduğunu vurguladı: “Köpeklerin esenliğini düşünmek zorundayız. Bunlar da can, bize emanettir. Ama şehirlerimizin güvenliği, huzuru ve esenliği için bu sokak hayvanlarının güvenli alanlarda tutulması gerekiyor.” Şu ana kadar 1200’e yakın köpeğin toplatıldığını belirten Vali, merkezde hayvanların tedavi, bakım ve kısırlaştırma işlemlerinin de veteriner hekimler tarafından yapıldığını söyledi.
Bitlis’te Sahipsiz Hayvanlara 5 Yıldızlı Tesis!
Toprak TV Olarak
Bitlis‘te hayata geçirilen bu proje, Türkiye’deki birçok belediyeye örnek olması gereken, bütüncül ve modern bir yaklaşımdır. Bu, sadece hayvanların toplanıp bir yere kapatıldığı klasik bir barınak değil; bir rehabilitasyon, üretim ve yaşam merkezidir. Projenin en devrimci yönü, “mama üretim ünitesidir.” Bu, sıfır atık felsefesini ve döngüsel ekonomiyi hayvan refahıyla birleştiren, hem akılcı hem de vicdanlı bir çözümdür. “Doğal yaşam alanı” konsepti ise, eski tip kafesli barınak anlayışından, hayvanların refahını önceliklendiren modern bir anlayışa geçişin simgesidir. Bitlis, bu projeyle “sokak hayvanları sorununun” sadece toplayarak değil; kısırlaştırarak, tedavi ederek, sürdürülebilir kaynaklar yaratarak ve en önemlisi onlara “can” olarak saygı duyarak çözülebileceğini göstermektedir.