Sorting by

×

YENİ Parti Adana Milletvekili Ayhan Barut’tan TBMM’de İktidara “Mısır Fiyatı” Uyarısı: 14 ₺ Maliyetli Mısırda Alım Fiyatı En Az 17.5 ₺ Olarak Açıklanmalıdır!…

    [ANKARA-TBMM]

    YENİ Parti Adana Milletvekili Ayhan Barut, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, tarım ve çiftçi sorunlarının derinleşerek devam ettiğini vurguladı. Yüksek üretim maliyetlerine karşın tarımsal ürünlerin değerini bulmadığını belirten Barut, enflasyonla mücadele adına iktidarın çiftçileri bilinçli bir şekilde kurban ettiğini savundu. Buğday hasat döneminde üreticinin Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) yerine ürünü tüccara ucuza satmak zorunda kalarak mağdur olduğunu anlatan Barut, yaklaşan mısır hasadı öncesinde iktidarı uyararak, 1 kg mısır için eline geçmesi gereken fiyatın en az 17.5 ₺ olması gerektiğini vurguladı.

Mazot 80 ₺, Gübre 36 ₺ Oldu; Üreticinin Ürünü Zararına Satılıyor

Konuşmasında tarımsal girdilerin fahiş artışına dikkat çeken Barut, geçen yıl 50 ₺ olan mazotun bu yıl 80 ₺’ye, 20 ₺ bandındaki gübrenin ise 35-36 ₺’ye yükseldiğini kaydetti. Girdi maliyetlerindeki %50-60’lık artışa rağmen çiftçinin ürününün para etmediğini ifade eden Barut, buğdayda TMO’nun Ofis fiyatını 16,5 ₺ açıklarken tüccarın çiftçiden ürünü 12 ₺’ye aldığını, mevcut sistemin tüccar lehine işleyerek tondaki 4 bin ₺’lik kârın tüccara devredildiğini söyledi.

Mısırda Maliyet 14 ₺, Tüketim 12 Milyon Ton

Çukurova tarım topraklarında mısır hasadı döneminin geldiğini anımsatan Barut, “Maliyet 14 lira, fiyat bunun altına gitmemeli. Bu yıl üreticinin eline geçmesi gereken fiyat ancak nefes aldırır, 17.5 liradır” dedi. Türkiye’nin yıllık 11-12 milyon ton mısır tüketimi varken üretimin 8 milyon ton civarında kaldığını ve 3 milyon tonluk farkın ithalatla karşılandığını belirten Barut, yerli üreticinin desteklenmesi durumunda dışarıdaki ülkelere verilen parayla bu üretimin sağlanabileceğini vurguladı. Barut, hasat döneminde ithalat vergisinin %130’dan %5’e düşürülmesini kınayarak, iktidarı vicdanlı ve destekleyici hareket etmeye çağırdı.

Toprak TV Olarak;

Stratejik bir öneme sahip olan tarım sektörümüzün, biyoçeşitliliğimizin ve gıda egemenliğimizin sürdürülebilirliği, tarlada alın teri döken çiftçilerimizin girdi maliyetlerine karşı korunması ve emeklerinin hak ettikleri değerle buluşmasıyla mümkündür. Üreticimizin üretimden uzaklaşmamasını sağlayacak bilimsel maliyet analizleri ışığında, vaktinde alınan tedbirler gıda güvenliğimizin en sağlam temelidir.

toprak haber

Bir yanıt yazın