Sorting by

×

Resmi Gazete’de Yayımlandı: Yem Amaçlı 3 Mısır Ve 1 Soya Çeşidinin İzin Süresi 10 Yıl Uzatıldı!…

    [ANKARA]

    Resmi Gazete’nin 24 Eylül 2026 tarihli ve 33380 sayılı nüshasında yayımlanan Biyogüvenlik Kurulu Kararı ile kanatlı ve hayvansal üretim sektöründe yem sanayisinin temel girdileri arasında yer alan genetiği değiştirilmiş bazı mısır ve soya çeşitlerinin izin sürelerinde uzatıma gidildi.

Biyogüvenlik Kurulu’nun 41 sayılı kararı doğrultusunda; 16 Temmuz 2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve süresi 16 Temmuz 2025 tarihinde sona eren 23 no’lu MIR604 mısır çeşidi, 24 no’lu MON863 mısır çeşidi, 25 no’lu T25 mısır çeşidi ile 26 no’lu MON87701 soya çeşidinin kullanım süreleri yeniden değerlendirildi.

BESD-BİR’in Talebi Uygun Görüldü: İzin Süresi 10 Yıl Olarak Belirlendi

Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği İktisadi İşletmesi (BESD-BİR) tarafından yapılan resmi süre uzatımı başvurusunu inceleyen Biyogüvenlik Kurulu, söz konusu çeşitlerin yem amaçlı ithalat ve kullanım izinlerinin uzatılması talebini mevzuata uygun buldu. Kurul, ilgili kararların geçerlilik süresinin 10 yıl olarak belirlendiğini resmen ilan etti.

Karar kapsamında; söz konusu biyoteknolojik ürünler yalnızca hayvan yemi ve yem hammaddesi amacıyla kullanılabilecek, gıda amaçlı tüketim veya tohumluk olarak çevreye serbest bırakılmasına yönelik yasaklar ise Biyogüvenlik Kanunu çerçevesinde sıkı denetim altında tutulmaya devam edecek.

Toprak TV Olarak;

Milli kanatlı ve hayvansal üretimimizin en kritik maliyet kalemini oluşturan karma yem sektöründe hammadde arz güvenliğinin kesintiye uğramamasını sektörün çarklarının dönmesi açısından önemsiyoruz. Ancak Türkiye’nin bitkisel üretimde soya ve mısır gibi temel protein ve enerji kaynaklarında dışa bağımlı kalmasını, döviz kuru baskısı ve küresel biyoteknoloji tekelleri karşısında yapısal bir kırılganlık olarak değerlendiriyoruz.

Karar vericilere çağrımızdır: Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı eşgüdümünde; Çukurova, GAP ve Amik Ovaları başta olmak üzere yerli soya ve dane mısır bitkisel üretim havzalarına sağlanan prim ve fark ödemesi destekleri iki katına çıkarılmalı, sözleşmeli ekim modelleriyle yerli yem bitkileri üretimi teşvik edilmeli ve GDO’suz yerli yem rasyonlarının geliştirilmesi için üniversite-sektör Ar-Ge projeleri sübvanse edilmelidir.

Üreticilerimize ve sektör temsilcilerimize tavsiyemiz ise; karma yem rasyonlarında yerli kaba ve kesif yem kaynaklarına daha fazla ağırlık vermeleri, ithal yem hammaddelerinin kabul ve depolama süreçlerinde Biyogüvenlik Kanunu gereğince izlenebilirlik ve etiketleme kriterlerine harfiyen riayet etmeleridir.

toprak haber

Bir yanıt yazın