Karadeniz’de Sevkiyat Tıkandı: Rusya’nın Tahıl İhracatı Yüzde 39 Geriledi, Türkiye’nin Payı Yüzde 2’ye Düştü!…
-
[MOSKOVA / RUSYA FEDERASYONU]
Küresel hububat piyasalarının en büyük tedarikçilerinden Rusya’nın tahıl ihracatında, Azak-Karadeniz havzasındaki lojistik aksamalar sebebiyle sert bir daralma yaşanıyor. Rus tarım piyasaları danışmanlık kuruluşu ProZerno tarafından Moskova’da düzenlenen uluslararası “Melnitsa-2026” konferansında açıklanan verilere göre; ülkenin Temmuz-Eylül dönemindeki tahıl ihracatının geçen yılın aynı dönemine oranla yaklaşık %39 azalarak 8,5 milyon ton seviyesine gerilemesi bekleniyor. Rusya, geçtiğimiz yılın aynı çeyreğinde 14 milyon tonluk sevkiyat gerçekleştirmişti.
ProZerno Genel Müdürü Vladimir Petriçenko, sevkiyatlardaki bu gerilemede başta Novorossiysk olmak üzere Azak ve Karadeniz havzasındaki stratejik tahıl limanlarında yaşanan operasyonel duraksamaların belirleyici olduğunu açıkladı.
“Limanlar Kapanınca Alıcı Haritası Değişti: İran İlk Sırada, Türkiye Yüzde 2’ye Geriledi”
Lojistik engellerin Rus tahılının küresel dağıtım rotalarını baştan aşağı değiştirdiğini belirten Vladimir Petriçenko, yeni tarım yılının başlangıcından bu yana Rusya’dan en fazla ürün alan ülkenin %17,2 payla İran olduğunu bildirdi. İran’ı %15,4 payla Mısır ve %6 payla Azerbaycan takip ederken, İran pazarının ağırlıklı olarak yemlik mısır ve arpa talebinde bulunduğu, buğday alımının ise sınırlı kaldığı kaydedildi.
Geleneksel olarak Rus buğdayının en büyük alıcı pazarlarından biri olan Türkiye’nin Rus tahıl ihracatındaki payının ise çarpıcı bir düşüşle %2 seviyesine gerilediği açıklandı.
“Karadeniz Rotası Açılmazsa İhracat 39 Milyon Tonda Sınırlandırılacak”
Rusya’nın mevcut tarım yılındaki toplam tahıl ihracat potansiyelinin 59 milyon ton düzeyinde bulunduğunu ifade eden ProZerno Genel Müdürü Petriçenko, Azak-Karadeniz hattındaki deniz yolu ticaretinin normalleşmemesi durumunda ülkenin 2026-2027 sezonundaki toplam ihracatının en fazla 39 milyon tonla sınırlı kalacağını söyledi. Karadeniz koridorunun gelecek yılın başından itibaren hız kazanması halinde dahi toplam dış satımın en fazla 45 milyon tona ulaşabileceği öngörüldü.
Toprak TV Olarak;
Karadeniz çanağındaki lojistik tıkanıklık nedeniyle Rus tahıl ihracatının %39 daralmasını ve Türkiye’nin payının %2’ye kadar gerilemesini, yerli üreticimiz açısından tarihi bir fırsat penceresi olarak değerlendiriyoruz. Türkiye’nin dahilde işleme rejimi (DİR) kapsamında ithalata dayalı un ve makarna ihracatı modelinden çıkarak, Toprak Mahsulleri Ofisi stoklarındaki yerli mahsulü sanayiye kazandırması stratejik gıda bağımsızlığımızın temelidir.
Karar vericilere çağrımızdır: Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı eşgüdümünde; yerli un ve makarna sanayicilerimize yurt içi buğday kullanımını zorunlu kılan kota teşvikleri genişletilmeli, TMO depolarındaki yerli hububat sanayiciye uygun finansman modelleriyle tahsis edilmeli ve Karadeniz navlun piyasasındaki dalgalanmalara karşı yurt içi lisanslı depoculuk kapasitesi stratejik rezerv olarak güçlendirilmelidir.
Üreticilerimize tavsiyemiz ise; küresel hububat arzındaki bu lojistik kırılganlığı ve dünya pazarındaki buğday değerini göz önünde bulundurarak, önümüzdeki 2026-2027 üretim yılı için güzlük buğday ve arpa ekim alanlarını daraltmadan tam kapasite tohum yatağı hazırlıklarına odaklanmaları ve kaliteli sertifikalı tohum tercih etmeleridir.


