Amerika (NOLA) Coştu, Lojistik Kilitlendi, İç Piyasada “Mal Yok” Korkusu Başladı…
Değerli çiftçi dostlarım, sektörümüzün kıymetli paydaşları;
Geçen hafta sizlere “Ayı uyandı, kış uykusu bitti, ortalığı dağıtmaya başladı” uyarısını yapmıştım. Gelen veriler gösteriyor ki; o ayı sadece uyanmakla ve ortalığı dağıtmakla kalmadı, şimdi de koşmaya başladı. 2026’nın ilk ayını kapatırken veriler gösteriyor ki; küresel gübre piyasalarında “Yangın” bacayı sarmış durumda.
Elime ulaşan uluslararası gübre raporları ve sahadaki veriler tek bir şeyi işaret ediyor: Maliyet artışları kalıcı, arz sıkıntısı kapıda.
(NOT: FOB: Üretildiği limandaki çıplak fiyat. CFR: Ülke limanına teslim fiyatı (Mal+Navlun). NAVLUN: Geminin yükü taşıma ücretidir. MAVNA (Barge): Nehirlerde yük taşıyan, ortalama 1.500 tonluk yüzer araçlardır. NOLA: (New Orleans, Louisiana) ABD’nin en büyük gübre ithalat limanı ve dağıtım merkezidir; dünya gübre fiyatları için ana referans (benchmark) noktası kabul edilir.QATARENERGY: Katar devletinin resmi enerji şirketi ve küresel gübre devidir. SABIC: Suudi Arabistan’ın devlete ait petrokimya ve gübre devi; dünyanın en büyük üreticilerinden biridir. SORFERT: Cezayir’in en büyük amonyak ve üre üreticisi olan ihracat lideridir. NCIC: Mısır’ın dev gübre üreticisi El Nasr Şirketi’dir. EABC: Etiyopya Tarımsal İşletmeler Kurumu; ülkenin tüm gübre ithalatını yöneten ve açtığı dev ihalelerle dünya fiyatlarını etkileyen devlet kurumudur.)
Bu hafta raporlardan süzmeye çalıştığım, dünyanın gübre röntgeni nasılmış gelin birlikte bakalım.
ÜRE: MISIR AVRUPA’YA, İRAN KIŞA TESLİM!
Üre piyasasında işler kızıştı. Fiyatlar tüm bölgelerde yukarı yönlü sert hareketler yapıyor. Kuzeybatı Avrupa’da doğalgaz vadeli işlemleri yükselişe geçti; Hollanda TTF merkezinde fiyatlar 38-42 €/MWh seviyelerine çıkarak amonyak maliyetlerini 486 $/ton‘a kadar artırdı. Bu da üre üretimini doğrudan vuruyor ve fiyatları haliyle globalde yukarı çekiyor.
• Mısır’da Likidite Patlaması:
Mısırlı üreticiler, Avrupa’daki gaz fiyatlarının artışını fırsat bildi ve Avrupa pazarına 455-470 $/ton FOB fiyatlarından 60.000 tonun üzerinde mal sattı. Bu, küresel fiyatlar için yeni bir “taban” oluşturdu. Üstelik, NCIC’nin 25 Ocak’ta açacağı 12.000 tonluk ihale ile bu ateşin daha da harlanacağını öngörüyorum.
• Amerika (NOLA) Durmuyor:
ABD’de bahar talebi ve ithalat maliyetlerinin artmasıyla mavna fiyatları son 5 ayın zirvesine, 427-430 $/st FOB seviyelerine fırladı. Amerika piyasası, dünyanın geri kalanını da yukarı çekiyor. Süveyş’in batısında, üre mavnaları Şubat-Mart için 430 $/t FOB Nola’ya kadar yükseldi; bu da Brezilya gibi pazarlarda 425-440 $/t CFR baskısı yaratıyor.
• İran ve Orta Doğu:
İran’da gaz kesintileri ve üretim kısıtlamaları sürüyor; Pardis fabrikası kısıtlı üretimini 420 $/ton FOB’dan sattı. Katar gibi diğer Orta Doğu üreticileri ise ihalelerde 440 $/ton FOB seviyelerine kadar çıktı. Qatarenergy’ 30.000 tonluk ihalesi 440 $/t FOB teklif aldı, Sabic ise 25.000 tonu 435 $/t FOB’dan kapattı. Nijerya’dan Dangote de 440 $/t FOB ile 30.000 ton sattı. Tüm bunlar, İran’daki ciddi üretim kısıtlamalarıyla birleşince, Orta Doğu’da granül üre fiyatlarını 450 $/t FOB’a kadar taşıdı.
• Hindistan: Stoklar kritik seviyede (Ocak ortası 4.9 milyon ton). Hindistan’ın Şubat ayında yeni bir ihaleye çıkması bekleniyor ki bu da bana göre ateşe benzin dökmek demek. Üstelik, Çin ihracatının Nisan-Mayıs’ta geri dönebileceği tehdidi, 2. çeyrekte bile düşüşü sınırlı tutabilir. Buna ek olarak, Cezayir’de fiyatlar 440-470 $/t FOB’a yükseldi; Sorfert 460 $/t FOB’dan 12.000 ton satış yaptı.
Sevgili Dostlar, diğer pazarlardaki durum ise bu doğrultuda devam ediyor: Çin’de pril üre 415-425 $/t FOB, granül ise 420-430 $/t FOB’a çıktı. İç üretim günlük 205.100 ton olsa da Çin’in ihracat kotaları hala sıkılığını koruyor. Baltık’ta granül üre 390-420 $/t FOB, Karadeniz’de 420-428 $/t FOB oldu. Ülkemize Katar’dan 30.000 ton 450 $/t CFR eşdeğeri geldi, İran’daki teklifler ise 425-435 $/t CFR civarında dolaşıyor.
Değerli Dostlar, fosfat cephesindeki durumda MAP, DAP’ı solladı ve geçti. Arz sıkıntısı fiyatları sürekli yukarı doğru itiyordu. Ancak gelen son verilere göre, yılın ilk ayında DAP fiyatları 847 $/ton‘a, MAP ise 877 $/ton‘a geriledi. Bu düşüşler, önceki ayların yüksek seviyelerinden sonra bir soluklanma gibi görünse de, arz sıkıntısı ve kükürt maliyetleri uzun vadede piyasaya yukarı yönde baskı yapabilir.
• Brezilya Rallisi:
Brezilya’da MAP fiyatları geçen haftaya göre artarak 680-690 $/ton CFR seviyesine oturdu. Burada tedarikçiler bir sonraki adımda 695 doları hedefliyor.
• Kükürt Maliyeti Üretimi Vurdu:
Kükürt fiyatlarındaki artış, üreticilerin belini bükmeye devam edecek gibi görünüyor. Gübre devi Mosaic, yüksek maliyetler nedeniyle Brezilya’daki SSP üretimini 30 gün daha askıya aldı. Maalesef bu durum, piyasadaki mal kıtlığını daha da tetikleyecek.
• Çin Hala Kapalı:
Çin’de DAP ihracat fiyatları teorik olarak 680-700 $/ton FOB seviyesine çıkmış olsa da, ihracat kotalarında hala bir gevşeme olmaması önemli. Piyasada Çin yoksa, ucuz mal da yok. Fosfat fiyatlarında Ocak ortasında %5-7’lik düşüşler olmasına rağmen; Avrupa’daki CBAM (Karbon Sınır Ayarlama Mekanizması) ve Mercosur anlaşmasının ertelenmesi gibi faktörlerin ithalatı zorlaştıracağını düşünüyorum, bu durum fiyatları stabil tutabilir.
Kıymetli Dostlar, geçen hafta Etiyopya (EABC), tam 650.000 ton DAP almak için ihaleye çıkmış, ihale kapanışı 16 Ocak Cuma gününe uzatılmış ve sonuçlar açıklanmamıştı. Sizlere bu ihalenin sonuçlarını bu hafta duyuracağımı ifade etmiştim. Evet, söz verdiğim üzere 650.000 tonluk dev ihaleyi takip ettim. Sonuç piyasanın sıkışıklığını tescilledi: Maalesef ihaleye teklif gelmedi! EABC strateji değiştirip kapı kapı dolaşarak doğrudan pazarlığa döndü. Ürdün ile 720 $/ton CFR (teslim) seviyelerinde anlaşıldığı konuşuluyor. Bu durum da, “Mal yok, fiyat yüksek” tezimizin en net kanıtıdır.
GİZLİ TEHDİT: NAVLUN VE LOJİSTİK CEPHESİ
Değerli Dostlar, sadece malın fiyatına bakıp aldanmayın; asıl fırtına denizde kopuyor. Trump’ın AB ve İngiltere’ye yönelik %10 gümrük vergisi tehdidini geri çekmesi, olası bir ticaret savaşını önledi. Bu olumlu bir gelişme ama Arktik Bölgesi Anlaşmaları (eriyen buzullarla açılan yeni ticaret yollarının ve enerji kaynaklarının paylaşımı üzerindeki jeopolitik belirsizlikler) gibi unsurlar hala risk taşıyor.
• Kızıldeniz – Süveyş Hattı:
Küresel jeopolitik riskler nedeniyle gemiler Süveyş yerine Ümit Burnu’na yöneliyor. Bu durum sadece süreyi uzatmıyor, navlun maliyetlerini %40–70 bandında artırıyor.
• Navlun Artışı = Gizli Zam:
Bugün FOB fiyatına bakıp rahatlayan, yarın CFR (teslim) tarafında 50–80 dolar ekstra navlun artışı ile bir şok yaşayabilir.
• Limanlarda Sıkışma Riski:
Şubat-Mart döneminde hem tahıl hem gübre gemilerinin aynı anda yüklenmesi, limanlarımızda tahliye sürelerini uzatabilir. Bu da iç piyasada “mal var ama limandan çıkmıyor” krizine yol açabilir. Avrupa Parlamentosu’nun Mercosur anlaşmasını ertelemesi, AB’ye biyoyakıt ve tarım akışını etkileyebilir; bu da dolaylı yoldan gübre ticaretini vurur.
Sevgili Dostlar, MERCOSUR ANLAŞMASI: Avrupa Birliği ile Güney Amerika ülkeleri (Brezilya, Arjantin vb.) arasındaki serbest ticaret anlaşmasıdır. Tarım ürünlerinin akışını, küresel rekabeti ve ülkemizi de doğrudan etkileyen bir anlaşmadır.
BENCE:
2026’nın Ocak Sonu İtibarıyla Ne Yapılmalı?
Kıymetli Dostlar, gübre piyasası artık “Bekle-Gör” dönemini kapattı. Bundan sonra kartlar açık oynanmaya başlayacak. Bu durum haliyle bizi de yakından etkileyecek. Ülkemizde Tarım ve Orman Bakanlığı, gübre sanayicimiz, bayilerimiz ve özellikle de çiftçilerimiz neler yapmalı ve nelere dikkat etmeli, gelin ona da değinelim.
Tarım ve Orman Bakanlığı:
Küresel gübre savaşları başladı. Sadece gübreyi değil, gübrenin yolunu da güvence altına almak zorundayız. Navlun krizleri ve bölgesel çatışmalar tedarik zincirini her an koparabilir. Ulusal Gübre Arz Güvenliği stratejisi, artık bir tercih değil, zorunluluktur. Ayrıca, Avrupa’daki gaz fiyatı dalgalanmaları gibi enerji bağımlılıklarını da izleyerek, yerli üretim teşviklerini hızlandırmak şart diye düşünüyorum.
Gübre Sanayicisi ve Bayilerimiz:
• Stok Alarmı:
Sahadan aldığımız veriler, ülkemiz genelinde bayi stoklarının sezon normallerinin %35–40 altında olduğunu gösteriyor.
• Satış Korkusu:
Pek çok bölgede bayi, elindeki ürünü sattığında “yerine aynı fiyattan koyamama korkusu” yaşıyor. Bu psikoloji, Şubat sonundan itibaren bölgesel “mal bulunurluk krizlerine” yol açabilir. Stok maliyeti ağırdır ama stoksuzluk daha ağır bedeller ödetir. Çin’in ihracat kotalarını açma ihtimalini de göz önünde bulundurarak, alternatif tedarik rotalarının (örneğin Cezayir veya Nijerya) çeşitlendirilmesi gerektiği kanaatindeyim.
Çiftçimiz:
• Tarla Psikolojisi:
Girdi maliyetleri arttıkça “eksik atayım, geç atayım” düşüncesi hasıl oluyor. Aman dikkat! Bugün tasarruf ettiğiniz gübre, yarın düşük rekolte olarak cebinizden misliyle çıkar. Gübre pahalı olabilir, ama gübresiz üretim de bence çok daha pahalı.
• Fırsat Zamanı:
Üre ve Fosfat gruplarında dünya fiyatları yukarı giderken, iç piyasada bulduğunuz malı kaçırmayın. Özellikle Hindistan ihalesi gibi gelişmeler, Mart’a kadar fiyatları daha da şişirebilir; benden size erken alım, akıllı alım tavsiyesi…
SON SÖZ VE KRİTİK UYARI:
Burası çok önemli: Eğer bu küresel tablo ve lojistik sıkıntılar yaz aylarına kadar değişmezse -ki ben değişmeyeceği kanaatindeyim. 2026 Sonbaharı’nda Ürede 500+ $FOB, DAP/MAP’ta 750+$ CFR seviyelerini konuşuyor olabiliriz. Bu da sadece fiyat artışı değil, gıda enflasyonu demektir. Global raporlar, üre fiyatlarının bugün itibarıyla 405.50 $/ton’a çıktığını gösteriyor. Bu ivme devam ederse, fosfat tarafındaki geçici düşüşler bile tersine dönebilir.
Bugün atılmayan her adım, yarın daha pahalıya atılacaktır. Gübrede doğru zamanlama, artık sadece maliyet değil, ülke gıda güvenliği meselesidir.
“Toprak Senin Özün, Nasıl Bakarsan Öyle Görür Gözün.”
Kalın sağlıcakla…
Levent ÖZDEMİR Ziraat Yüksek Mühendisi Toprak Radyo Televizyon A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı