Samsun Terme‘de fındık üreticilerine verilen eğitimlerde ortaya çıkan bir gerçek, tarımda verimliliğin “alan büyüklüğüyle” değil “bilimsel bakımla” ilgili olduğunu kanıtladı.
“Güneş Görmeyen Dal Fındık Vermez”: Samsun’da Budama Seferberliği
Terme İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde görevli Ziraat Yüksek Mühendisi Gökhan Ayar, doğru budama tekniklerinin fındık verimine etkisini çarpıcı bir örnekle açıkladı: “Budama yapılan örnek bir bahçemizde, üretici 500 metrekareden aldığı fındığı, geri kalan bakımsız 10 dönümlük fındık bahçesinden alamıyor.”
“Güneş Görmeyen Dal Fındık Vermez”
Ayar, fındıkta en kritik unsurun “güneşlenme” olduğunu vurgulayarak, “Güneş görmeyen tomurcuktan karanfil, karanfil olmayan daldan fındık olmaz. Dallar birbirini gölgelememeli. Fındık ocaklarında ortada dal bırakılmamalı, dallar dışa doğru açılmalı,” dedi.
“Dip Sürgünü Temizlenmezse Odun Beslersiniz”
Budamanın; dip sürgünü temizliği, seyreltme ve uç budaması olarak üç aşamada yapılması gerektiğini belirten Ayar, dip sürgünlerinin ana dalın besinini çaldığını söyledi. “Dip sürgünü temizliği yapmazsanız, fındık yerine odun beslemiş olursunuz,” diyen Ayar, uç budamasının da yıllık sürgün gelişimini artırarak verimi katladığını ifade etti.
“Güneş Görmeyen Dal Fındık Vermez”: Samsun’da Budama Seferberliği
Toprak TV olarak:
“10 dönümden alamadığını 500 metrekareden almak…” Bu cümle, Türk tarımının kurtuluş reçetesidir. Yıllardır “arazi parçalandı, verim düştü” diyoruz ama asıl sorun parçalanma değil, “bakımsızlık” ve “bilgisizlik”.
Bir dönüm bahçeye 100 ocak dikip, içini ormana çevirmek marifet değil. Marifet; ocağın içini açmak, güneşi içeri sokmak, ağaca nefes aldırmaktır. Samsun’daki bu örnek, fındığın geleceğinin “daha çok arazi”de değil, “daha nitelikli bakım”da olduğunu gösteriyor. Budama makası, en az gübre kadar değerlidir.
“Güneş Görmeyen Dal Fındık Vermez”: Samsun’da Budama Seferberliği