Sorting by

×
Toprak Radyo Televizyonu

Küresel Gübre Piyasasında “Erişilebilirlik Krizi”: Yüksek Fiyat ve Düşük Arz Kıskacı…

    Değerli üretici kardeşlerim, sektörün kıymetli temsilcileri;

    Bugünlerde küresel tarım piyasaları, geçen haftaki Hindistan ihalesinin yarattığı dev dalganın ardından suların durulmasını bekleyen ama derinden gelen sert bir akıntıyla sarsılan bir tablo çiziyor. Geçen hafta “Lojistik Kilit” dediğimiz o kördüğüm, bu hafta Hindistan’ın teklifleri değerlendirme sürecine girmesiyle yeni bir boyuta evrildi. Ancak bu bekleme hali sizi yanıltmasın; elime geçen uluslararası raporlar çok önemli bir gerçeği haykırıyor: Bugün piyasa sadece pahalı değil; aynı zamanda erişilmesi en zor maliyet düzenine giriyor.

ÜRE: DÜNYA MALI HİNDİSTAN’A AKIYOR, DİĞER PAZARLAR BOŞALIYOR

Sevgili dostlar, üre piyasasında bu hafta rakamlar ezber bozdu. IPL’nin 15 Nisan ihalesinde piyasaya yaklaşık 5,9 milyon tonluk devasa bir teklif yığını geldi. Hindistan’ın bu ihaleden 2,0-2,5 milyon ton civarında alım yapması bekleniyor. IPL, tedarikçilere Doğu kıyısı için 959 $/t CFR ve Batı kıyısı için 935 $/t CFR karşı teklif gönderdi. Bu rakamlar piyasayı anında yukarı çekti; FOB seviyeleri Orta Doğu ve Güneydoğu Asya’da 920 $ bandına dayandı.

Bu ne demek biliyor musunuz? Özellikle Rus Baltık ve Karadeniz kaynaklı yaklaşık 700-800 bin tonluk pril ve granül üre hacmi doğrudan Hindistan’a akıyor. Bu devasa miktar; Brezilya, Avustralya ve Avrupa gibi diğer büyük alıcıların Mayıs-Haziran stoklarını fiilen eritiyor ve onları çok daha yüksek maliyetli duvarlara çarpıyor. Artık sadece ürünün kendisi değil, “rotaya erişim” de fiyatlanıyor.

İran Faktörü ve Hürmüz Kilidi: 13 Nisan itibarıyla İran’ın amonyak, üre ve kükürt dahil tüm petrokimya ihracatını durdurması, “lojistik kilit” tezimizi perçinledi. Uluslararası verilere göre; Orta Doğu Körfezi’nde yüklenmiş en az 22 gemideki 1 milyon tonun üzerindeki üre, Hürmüz’ü geçemediği için fiilen “hayalet stok” hükmünde bekliyor.

AMONYAK VE KÜKÜRT: REKORLAR VE ASİT YASAĞI

Amonyak tarafında Doğu ve Batı arasındaki makas sadece fiyatla değil, üretim dinamikleriyle de açılıyor. Hindistan’ın FACT alım ihalesi uzatılırken; Kuzey Afrika’da Cezayir gaz tedarik sorunları, Mısır ise kontrat yüklemeleri nedeniyle düşük kapasiteyle çalışıyor. Bu daralma Avrupa’da bile fiyatları yukarı itti.

Kükürt tarafında ise fiyatlar rekor kırıyor: Brezilya CFR 850 $/t seviyesine çıkarken, Vancouver ve ABD Körfezi 800 $ bandını aşarak tüm zamanların en yüksek seviyelerini gördü. Suudi Arabistan’da üretim kapasitesi depolama sorunları nedeniyle %80’lere gerilerken, Çin’in Mayıs-Aralık dönemi için sülfürik asit ihracatını yasaklaması; fosfat maliyet krizini hammadde kırılması üzerinden sertleştiriyor.

FOSFAT VE POTAS: TALEP YIKIMI VE ARZ KISINTISI

Fosfat tarafında (DAP/MAP) durum artık sadece pahalılık değil, ciddi bir erişim krizidir. Doğu Afrika’da (Tanzanya ve Etiyopya) DAP anlaşmaları 890-900 $/t CFR seviyesinde yapıldı. Kuzeybatı Avrupa’da ise rakam 950 $/t CFR’ye dayandı. Çin’den Fas’a kadar birçok hatta yılın ikinci çeyreğinde (yani Nisan, Mayıs ve Haziran aylarını kapsayan kritik üretim ve hasat dönemi) arz kısıntıları bekleniyor. En acı veri ise şu: Gübre erişilebilirliği son beş yılın en zayıf seviyesine geriledi. Brezilya’da talep şimdiden %10-15 oranında düşerken, 2022’den daha sert bir “talep yıkımı” riski masada duruyor.

Potas (MOP): Potas sessizce yukarı sürükleniyor. Canpotex’in Haziran sonuna kadar spot hacim bırakmaması ve Hindistan’ın yıllık kontrat görüşmelerinin yaklaşması fırtınanın habercisidir. Brezilya alıcıları barış görüşmesi söylentileriyle geri çekilse de SOP tarafında kükürt darlığı nedeniyle üretim kısıntıları kapıda.

BENCE: “YÜKSEK FİYAT + DÜŞÜK ERİŞİM = HASAT RİSKİ”

Değerli dostlarım, gelin şimdi bu işin gerçeğine değinelim. Mahsul fiyatları kriz öncesinin sadece %2,6 üzerinde seyrederken, gübredeki bu devasa artış çiftçimizin kârını değil, doğrudan rızkını hedef alıyor. İhale sonrası piyasa bir miktar nefes alabilir ancak üreticiler Haziran başına kadar elindeki malı satmış durumda.

Unutmayın; boş depo, her zaman en pahalı depodur. Hürmüz Boğazı açılır ve Çin haziran ayında ihracata dönerse bir gevşeme gelebilir; fakat arzın normale dönmesi aylar sürecektir. Tarlada bir haftalık gecikme demek, hasatta telafisi imkansız kayıplar demektir.

Kıymetli dostlarım, mesleki bir sorumluluk ve bir ziraatçi ferasetiyle baktığımda; küresel gıda dengelerini sarsan ve ne vakit dineceği kestirilemeyen bu fırtına devam ettiği müddetçe, her analizimde şu gerçeklerin altını tekrar tekrar çizmekten geri durmayacağım. Zira bu süreçte devletimizin alacağı kararlı önlemler, üretim çarkımızın ana dişlisi olan gübre fabrikalarımız ile bayilerimizin sergileyeceği dik duruş ve özellikle de nasırlı elleriyle toprağa hayat veren çiftçi kardeşlerimizin vaktinde alacağı tedbirler, bizim gelecek teminatımızdır. Bundan dolayı; bu kritik eşikte naçizane olarak devletimize yönelik stratejik yaklaşımlarımı, bayilerimiz için hayati önem taşıyan notlarımı ve çiftçilerimizin yoluna ışık tutacağını düşündüğüm tavsiyelerimi kısaca burada belirtmek istiyorum:

DEVLETİMİZ İÇİN STRATEJİK ÖNERİLER VE MİLLİ GÜVENLİK ADIMLARI

Halkımızın gıda tedarik zincirini bu zorlu şartlarda sağlamlaştırmak, en temel önceliğimizdir. Küresel arzın tekelleştiği ve kritik deniz yollarının risk altında olduğu bir süreçten geçerken; devletimizin bu çözüm önerilerini bir savunma stratejisi titizliğiyle hayata geçirmesi ve kalıcı kılması bana göre şarttır.

• Lojistik ve Navlun Koruma Kalkanı: Nakliye maliyetlerinin rekor kırdığı, sigorta primlerinin “risk” bahanesiyle üreticiye yansıtıldığı bu süreçte; stratejik tarımsal girdi taşıyan gemilerimiz için kamu destekli bir “Navlun Garanti Fonu” ve yerli sigorta havuzu oluşturulmalıdır. Lojistik engeller, üretimin önünde bir set olmaktan çıkarılıp akışkan hale getirilmelidir.

• Gübrede “Milli Stratejik Rezerv” Modeli: Tıpkı enerji ve hububatta başarıyla uygulandığı gibi, gübre hammaddelerinde de bir “Milli Stok Eşiği” tanımlanmalıdır. Küresel kriz anlarında piyasaya nefes aldıracak bu stratejik yedekler, tarımsal süreklilik için sarsılmaz bir teminat niteliği taşıyacaktır.

• Tedarik Diplomasisi ve Çoklu Kapı Stratejisi: Devletimizin özellikle Kuzey Afrika ve Rusya hattında yürüttüğü proaktif temaslar büyük bir takdiri hak etmektedir. Ancak bu diyalog; sadece kamu düzeyinde kalmamalı, yerli gübre fabrikalarımızın hammaddeye doğrudan ulaşmasını sağlayacak “özel ticaret koridorları” ve ikili anlaşmalarla daha da tahkim edilmelidir.

• Doğrudan Bayi Kanallı “Erken Alım” Finansmanı: T.C.Ziraat Bankası üzerinden sağlanan sübvansiyonlu kaynaklar üreticimiz için kritik bir dayanaktır. Bu desteklerin; çiftçinin gübresini fiyatlar dalgalanmadan, ürün henüz limandayken rezerve edebileceği, doğrudan bayi odaklı bir “ön ödemeli finansman modeline” evrilmesi, sezon içindeki arz sıkışıklığını kökten bertaraf edecektir.

Bana Göre: Atılan her adım kıymetlidir; ancak günümüzde tarım, enerji ve lojistikten bağımsız düşünülemez. Gıda arz güvenliğini bir “Milli Güvenlik Önceliği” olarak tescil eden devletimizin; maliyetlerin en uç noktası olan bayiye ve çiftçiye kadar kesintisiz bir “Finansal Koruma Kalkanı” ulaştırması, geleceğimizin sağlam temellere oturması için şarttır.

BAYİLERİMİZ İÇİN KRİTİK NOT

Kıymetli yol arkadaşlarımız, toprağın sahadaki uç beyleri;

Küresel piyasaların böylesine savrulduğu bu dönemde stok, sadece bir ticaret metası değil; üreticiye verilmiş bir “sadakat sözüdür.” Hindistan ihaleyi onaylayıp dünyadaki serbest malı kendi ambarlarına çektiği an, piyasada ürün bulmak bir imkân değil, bir ayrıcalık haline gelecektir.

Unutmayın; çiftçiniz tarlasını hazırlayıp kapınıza geldiğinde ona “Malım bitti” demek, sadece o günkü kazancınızı değil, yıllarca emekle ördüğünüz o sarsılmaz itibarınızı da zedeler. Eskiden deposunda malı olan kâr kovalardı; bugün ise deposunda malı olan, üreticisine “Sen merak etme, toprağın sahipsiz kalmayacak” diyerek güven aşılayan en büyük dayanaktır.

Bu dönemin asıl kahramanı, en ucuz teklifi veren değil; en zor günde, lojistik kördüğümün tam ortasında üreticisinin elini bırakmayan ve toprağın rızkını o depoda hazır tutan öngörü sahibi bayidir. Günübirlik hesapların değil, kalıcı bir saygınlığın inşa edildiği bu günlerde; üreticinin yanında durmak, sizin bu toprağa olan en büyük vefanız ve en onurlu imzanızdır.

ÇİFTÇİ KARDEŞLERİME TAVSİYEM

Değerli üreticilerimiz, toprağın sadık bekçileri;

Küresel piyasalar bu denli hareketliyken, “Hele bir bekleyelim, belki fiyatlar gevşer” düşüncesi, bu sezon hasadınızı riske atacak en büyük yanılgıdır. Uluslararası raporlar; Hindistan’ın devasa ihalelerle dünya malını kendi ambarlarına çektiğini, Çin’in ihracat kapılarını kapattığını ve lojistiğin tam anlamıyla bir kördüğüme dönüştüğünü açıkça gösteriyor.

Unutmayın; gübreyi yüksek fiyattan aldığınızda belki kârlılığınız bir miktar azalır; ancak gübreye vaktinde erişemez ve tarlaya atamazsanız, elinizde hasat edecek bir mahsul kalmaz. Pahalı gübre yönetilebilir bir maliyet artışıdır, fakat “bulunamayan gübre” doğrudan bir rızık kaybıdır. Bugün kendinize sormanız gereken asıl ve hayati soru şudur: “Yarın tarlaya girme vaktim geldiğinde, toprağımın ihtiyacı olan o gübreyi depomda hazır bulabilecek miyim?”

Lütfen bu küresel fırtınayı iyi yorumlayın; hazırlığınızı bugünden tamamlayarak tarlanızın geleceğini teminat altına alın. Emeğinizi korumanın yegâne yolu, toprağı vaktinde ve doğru beslemekten geçer.

Kalın sağlıcakla…

“Toprak Senin Özün, Nasıl Bakarsan Öyle Görür Gözün.”

Levent ÖZDEMİR
Ziraat Yüksek Mühendisi
Toprak Radyo Televizyon A.Ş.
Yönetim Kurulu Başkanı

[NOT: Terimler Sözlüğü] (IPL (Indian Potash Limited): Hindistan’ın en büyük gübre ithalatçısı olan devlet kurumu. CFR (Cost and Freight): Ürünün fiyatına, limanımıza kadar olan tüm nakliye ve navlun bedellerinin dahil olduğu teslim şekli. FOB (Free On Board): Ürünün sadece yükleme limanındaki (gemiye binene kadarki) fiyatı. (Nakliye ve sigorta alıcıya aittir.) Prilled (Pril) Üre: Suda çok hızlı çözünen, ince taneli üre formu. Granular (Granül) Üre: Daha iri taneli, yavaş salınımlı ve makineli atıma (fırfır-mibzer) çok uygun, dayanıklı üre formu. FACT (Fertilisers and Chemicals Travancore): Hindistan’ın amonyak ve NPK piyasasında söz sahibi olan dev kamu kuruluşu. Canpotex: Piyasadaki potas arzını yöneten ana merkez. SOP (Potasyum Sülfat): Kükürt içerikli değerli bir potas türü. Vancouver: Kanada’nın en büyük ihracat limanı ve dünya potas trafiğinin ana merkez üssü. Hürmüz Boğazı: Basra Körfezi’nin dünyaya açılan tek kapısı.)

toprak haber

Bir yanıt yazın