Sorting by

×

Bakan Yumaklı Sivas’ta Kovan Başına Geçti: “Dünya İkincisiyiz, Hedefimiz Zirve!”…

    [İNCEYOL KÖYÜ- SİVAS]

    Türkiye’nin zengin florası ve yüksek rakımlı yaylalarıyla öne çıkan arıcılık havzalarından Sivas’ta, geleneksel bal sağım dönemi Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla başladı. Merkeze bağlı İnceyol Köyü‘nde üreticilerle bir araya gelen Bakan Yumaklı, arıcı körüğü ve sağım bıçağını eline alarak peteklerden sezonun ilk bal hasadını bizzat gerçekleştirdi.

“9 Milyon Kovanla 100 Bin Ton Rekolteye Koşuyoruz”

Türkiye’nin dünya arıcılık ligindeki gücüne dikkat çeken Bakan Yumaklı, 2026 yılı hedeflerini şu sözlerle paylaştı:

“Bal üretiminde dünyada ikinci sıradayız ve birinciliği zorlamaya kararlılıkla devam ediyoruz. Bu başarıda gece gündüz demeden yaylalarda emek veren üreticilerimizin muazzam bir gayreti var. Türkiye genelinde yaklaşık 9 milyon kovan varlığımız bulunuyor. Bu sezon 97 bin ton ile 100 bin ton arasında kaliteli bal üretimi hedefliyoruz. Çam balı üretiminin dünyadaki yüzde 90’lık kısmını tek başımıza karşılıyoruz.”

Coğrafi İşaretli 41 Çeşit Bal ve Arı Zehri Yönetmeliği

Sivas’ın bal üretiminde Türkiye 4’üncüsü olduğunu belirten Yumaklı; Zara Balı başta olmak üzere ülkede 41 çeşit balın coğrafi işaretle tescillendiğini hatırlattı. Üreticilere rehberlik edecek Arıcılık Haritası’nın yayımlandığını ifade eden Bakan Yumaklı, katma değeri yüksek arı zehri üretimine ilişkin yasal yönetmeliğin de yürürlüğe girdiğini bildirdi. Son 24 yılda Sivas’ta kovan varlığının yüzde 85, bal rekoltesinin ise yüzde 78 oranında arttığını kaydeden Bakan, yüksek sıcaklık ve rüzgarlı havalarda arıcı körüğü ateşinin orman yangınına sebebiyet vermemesi için üreticilere dikkatli olmaları çağrısında bulundu. Bakan Yumaklı, sağım programının ardından bölgedeki Kangal Akkaraman koyunu yetiştiricileriyle de bir araya gelerek sahadaki talepleri dinledi.

Toprak TV Olarak;

9 milyon kovan ve 100 bin tonluk üretim hacmiyle Türkiye, arıcılıkta küresel bir güçtür. Ancak dünya ikincisi olan bir ülkenin arıcılık geliri, yalnızca kavanoz balı satarak maksimize edilemez. Arı sütü, propolis, polen ve son yayımlanan yönetmelikle hukuki altyapısı kurulan arı zehri gibi katma değeri altından kıymetli apiterapi ürünlerine odaklanmak zorundayız. Sivas gibi endemik çiçek popülasyonu zengin yaylalarda sahte ve tağşişli bal üreticinin emeğini baltalayan en büyük tehlikedir. Karar vericilere çağrımızdır: Bal ormanlarının sayısı hızla artırılmalı; arıcılarımızın göç yollarındaki nakliye ve konaklama bürokrasisi hafifletilmeli; arı zehri sağım aparatları ile petek analizi kitleri hibe kapsamına alınmalı ve piyasadaki glikoz/fruktoz şuruplu taklit ürünlere karşı barkodlu petek takip sistemi tavizsiz şekilde işletilmelidir.

toprak haber

Bir yanıt yazın