Van Gölü Havzası’nda Tarihi Koruma Kararı: Deveboynu Yarımadası Türkiye’nin 54. Milli Parkı İlan Edildi!…
-
[GEVAŞ-VAN]
Doğu Anadolu’nun incisi Van Gölü’nün saklı cenneti Deveboynu Yarımadası, Cumhurbaşkanı Kararı ile resmen “Milli Park” statüsüne kavuşturuldu. Van’ın Gevaş ile Bitlis’in Tatvan ilçeleri sınırında uzanan ve bakir koylarıyla dikkat çeken alan, Türkiye’nin 54. milli parkı olarak tescillenerek en üst düzeyde koruma kalkanına alındı.
“Turkuaz Koylar, Zengin Biyoçeşitlilik ve Bin Yıllık Tarih Koruma Altında”
Alınan karara ilişkin açıklamalarda bulunan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Deveboynu Yarımadası’nın ekolojik ve kültürel değerine vurgu yaptı. Bakan Yumaklı; “Van Gölü’nün turkuaz koyları, el değmemiş doğası, zengin yaban hayatı ve bin yıllık tarihi mirasıyla eşsiz güzelliklere ev sahipliği yapan Deveboynu Yarımadası’nı koruma altına aldık. Terörsüz Türkiye hedefimizle bu kadim coğrafyanın sahip olduğu eşsiz değerleri daha güçlü şekilde gün yüzüne çıkaracak, bölgemizin ekoturizm potansiyelini artıracağız. Van’ımıza, Bitlis’imize ve ülkemize hayırlı olsun” dedi.
Ekoturizm ve Havza Biyoçeşitliliğine Büyük Katkı
Van Gölü kıyısındaki dik yamaçları, endemik bitki türleri, yırtıcı kuş göç yolları ve ada ekosistemine komşu jeolojik yapısıyla öne çıkan Deveboynu Yarımadası; Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü koordinasyonunda hazırlanacak uzun devreli gelişim planıyla yönetilecek. Kararın, bölgedeki kaçak yapılaşma ve kıyı kirliliği baskısını sona erdirirken kontrollü ekoturizm rotalarıyla kırsal kalkınmaya ivme kazandırması hedefleniyor.
Toprak TV Olarak;
Van Gölü Havzası’nın su varlığı, kapalı havza hidrolojisi ve çevresel baskılar altında olduğu bu kritik dönemde; Deveboynu Yarımadası’nın milli park ilan edilmesi, havza koruma stratejileri açısından atılmış en vizyoner adımlardan biridir. Göldeki kuraklık ve çekilme tehdidine karşı havza tabanlı kıyı ekosistemlerinin korunması, yalnız biyolojik çeşitlilik için değil, bölgedeki meralar ve mikroklima dengesi için de hayati öneme sahiptir. Ekoturizm yatırımları planlanırken doğal dokunun bozulmaması, sıfır atık prensibinin uygulanması ve yöre halkının koruma-kullanma dengesine dahil edilmesi bu milli kazanımı kalıcı kılacaktır.


