Devrek‘ten Doğal Şifa: Zonguldak‘ta 1000 Rakımlı Yaylada Üretilen Ormangülü Balı Hem Lezzeti Hem Faydalarıyla Dikkat Çekiyor!
Bin Rakımda Ormangülü Balı Coşkusu
Zonguldak’ın Devrek ilçesine bağlı 1000 rakımlı Topan Yaylası, yerleşim yerlerinden uzak ve çevre kirliliğinden arınmış eşsiz coğrafyasıyla, bu sezon ormangülü balı üretiminde büyük bir verimliliğe sahne oldu. Sekiz yıl önce hobi olarak arıcılığa başlayan Sait Ekeroğlu, Yığılca ekotipi arılarla tamamen doğal ormangülü balı üretiyor.
Bin Rakımda Ormangülü Balı Coşkusu
Ekeroğlu’nun “ölçülü kullanıldığında şifa, fazlasında ise zarar barındıran” bir doğal şifa kaynağı olarak tanımladığı ormangülü balı, bilim dünyasının da dikkatini çekiyor. İngiltere merkezli Royal Society of Chemistry tarafından yapılan, Amerikan Sağlık Enstitüsü tarafından da yayınlanan bir araştırmaya göre, bu balın hipertansiyon, mide ve bağırsak rahatsızlıklarının yanı sıra grip ve soğuk algınlığına karşı da etkili olduğu ifade ediliyor. Ayrıca afrodizyak etkisiyle de öne çıkan bal, Türkiye’de astım ve KOAH hastaları tarafından destekleyici olarak tercih ediliyor.
“Doğa Bize Ne Veriyorsa Onu Alıyoruz, Müdahalede Bulunmuyoruz”
Sait Ekeroğlu, ormangülü balının üretildiği alanın temizliğine özel vurgu yaparak, “1000 metre rakımdayız ve en yakın yerleşim yerine uzak mesafedeyiz. Bu da hem arılarımız hem de ürünümüz için büyük avantaj. Doğa bize ne veriyorsa onu alıyoruz, herhangi bir müdahalede bulunmuyoruz” dedi. Bu felsefe, balın doğallığını ve kalitesini doğrudan etkiliyor.
Ekeroğlu, ormangülü balının güçlü etkileri nedeniyle fazla tüketiminin tehlikelerine de dikkat çekerek, “Bu bal ölçülü kullanılmalı. Her ne kadar şifa kaynağı olsa da bilinçsiz tüketim durumunda zehirlenmelere yol açabilir” uyarısında bulundu. Zamanla edindiği bilgi ve deneyimle doğal üretimi sürdüren Ekeroğlu, tüketicilerin doğallığa olan ilgisinin her geçen gün arttığını ve bu bilinçle üretim yapmanın önemini vurguladı.
Toprak TV olarak, Zonguldak Devrek’ten gelen bu doğal şifa kaynağı ormangülü balı üretimini ve Sait Ekeroğlu’nun azmini beğeniyle karşılıyoruz. Bilinçli üretimin ve bilinçli tüketimin tarım ve sağlık için hayati önem taşıdığını bir kez daha hatırlatıyoruz.