Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halim Orta, Türkiye’yi etkisi altına alan şiddetli kuraklığa karşı çiftçilere acil bir çağrıda bulundu. Geleneksel toprak sürme alışkanlıklarının topraktaki suyu yok ettiğini belirten Prof. Dr. Orta, sürdürülebilir üretim için tek çıkış yolunun “anıza ekim” gibi koruyucu toprak işleme yöntemleri olduğunu söyledi.
Tarlanızı Korumak İçin Altın Kural: Anıza Ekim!
“Geleneksel Sürüm Toprağı Öldürüyor”
Her geçen yıl daha da şiddetlenen kuraklığın tarımsal üretimi tehdit ettiğini vurgulayan Orta, “Toprağı sürerek çok fazla karıştırdıkça hem yapısını bozuyorsunuz hem de organik madde miktarını azaltıyorsunuz. Toprakta buharlaşmayı artırdığınız için ciddi su kayıplarına sebep oluyorsunuz. Bu kayıplar yağışlarla doldurulamadığı için de yetiştiricilikte sıkıntılar ortaya çıkıyor.” dedi.
Prof. Dr. Halim Orta Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi
Çözüm: Anıza Ekim ve Örtü Bitkisi
Prof. Dr. Orta, dünyanın artık klasik toprak işleme yöntemlerini terk ederek, toprağı koruyan minimum veya sıfır toprak işlemeye yöneldiğini belirtti. Anıza ekimin faydalarını sıralayan Orta, şunları kaydetti: “Toprak karıştırılmadığı için su kayıplarını düşürüyor. Toprağın içerisindeki kökler çürüyerek toprağa karıştığı için organik madde artıyor. Su tutma kapasitesi artıyor. Toprağın havalanması kolaylaşıyor. Ayrıca, haziran ve temmuz aylarında hasat edilen buğday tarlalarına örtü bitkisi olarak hardal ve baklagiller ekmeliyiz, bu ciddi fayda sağlıyor.”
Toprak TV Olarak
Prof. Dr. Halim Orta‘nın bu çağrısı, sadece teknik bir tavsiye değil, Türk tarımı için bir “zihniyet devrimi” çağrısıdır. Yıllardır çiftçimizin gözünde “temiz tarla”, sürülmüş, karıştırılmış, tek bir ot bile bırakılmamış tarladır. Oysa bilim bize diyor ki, o “temiz” sandığımız çıplak toprak, aslında erozyona, su kaybına ve çölleşmeye en açık, en savunmasız topraktır. Asıl “sağlıklı” ve “zengin” toprak, üzerinde bir önceki hasadın anızını bir yorgan gibi barındıran, korunmuş topraktır. Geleneksel sürüm, toprağın binlerce yılda biriktirdiği su ve organik madde sermayesini her yıl “harcamak” demektir. Anıza ekim ise, o sermayeyi korumak ve üzerine her yıl daha fazlasını eklemek, adeta toprak için bir “birikim hesabı” açmaktır. İklim krizinin artık bir teori değil, tarlada yaşanan acı bir gerçek olduğu bu dönemde, anıza ekim gibi koruyucu yöntemler bir “alternatif” olmaktan çıkmış, tarımın geleceği için “mecburi istikamet” haline gelmiştir.