Türkiye Tohum İhracatında Küresel Güç: İhracatın İthalatı Karşılama Oranı %141’e Ulaştı…
-
[ANTALYA]
Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Başkanı M. Kayhan Yıldırım, küresel gıda güvenliğinin temel yapı taşı olan tohum ve tohumculuk sektörünün 21. yüzyılın stratejik öneme sahip, ülkelerin milli güvenlik konseptleri içerisinde değerlendirilen en kritik endüstrilerinden biri haline geldiğini söyledi. Türk tohumculuk sektörünün tarihsel süreç içerisinde geleneksel tedarik yöntemlerinden sıyrılarak ileri teknolojiye dayalı, AR-GE odaklı ve dış ticaret fazlası veren küresel bir aktör konumuna ulaştığını dile getiren Türkiye Tohumcular Birliği Başkanı M. Kayhan Yıldırım, 2000’li yıllarda çıkarılan tohumculuk kanunundan sonra kamu ve özel sektör işbirliğiyle AR-GE çalışmalarının hızlandığını ve sektörün ivme kazandığını kaydetti.
Tohumculukta Dış Ticaret Fazlası Büyüyor
Sektörün uluslararası alanda daha aktif rol oynamaya başladığına işaret eden Türkiye Tohumcular Birliği Başkanı M. Kayhan Yıldırım, “2018’den beri ülkemiz ciddi bir şekilde ihracatçı ülke konumunda. 2018’de yüzde 108’lik bir ihracatın ithalatı karşılama oranı vardı. 2025’te bu oran yüzde 141’e çıkmış durumda.” diye konuştu. Sektör olarak ihracatı artırmak amacıyla önemli çalışmalar yaptıklarını anlatan Türkiye Tohumcular Birliği Başkanı M. Kayhan Yıldırım, 1-5 Aralık’ta Antalya’da düzenlenecek Uluslararası Asya Tohumculuk Kongresi’nin (ASC 2026) sektörel büyüme açısından dönüm noktası olacağını vurguladı.
Hedef Küresel Ticarette İlk 5’e Girmek
Asya – Pasifik ülkelerinin dünya pazarının %30’una hakim olduğunu belirten Türkiye Tohumcular Birliği Başkanı M. Kayhan Yıldırım, bu büyük organizasyonun Türkiye’nin tohum ticaretinin artmasına önemli katkı sunacağını bildirdi. Küresel tohum ticaretinde ABD’nin ilk sırada geldiğini, Çin’in ikinci, Fransa’nın üçüncü, Brezilya’nın ise dördüncü sırada yer aldığını aktaran Türkiye Tohumcular Birliği Başkanı M. Kayhan Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:
“Ülkemiz de 10. sırada. Hedefimiz önümüzdeki yıllarda ilk 5’e çıkarmak. Bunun için milli tarım, milli AR-GE, daha çok uzun vadeli AR-GE planlamaları yapmamız gerekiyor. Çeşitli organizasyonlarla, ekstra çalışmalarla başarılı olacağımıza inanıyorum. 117 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz, sadece tohum olarak. Ama fidan ve süs bitkisi de eklendiğinde bu 130 ülkeye çıkıyor. Bu da ciddi bir ülke sayısı. Mevcut ülkelerdeki potansiyelimizin daha da artacağını düşünüyorum. En fazla hububat gruplarında, mısır ve ayçiçeği ihracatımız var ama sebze tohumculuğunda da ihracat yapan ciddi firmalarımız bulunuyor.”
Toprak TV Olarak;
Tohum üretiminde dış ticaret karşılama oranının %141 seviyesine yükselmesi, bitkisel üretimde yerli AR-GE liyakatinin ulaştığı küresel başarıyı açıkça ortaya koymaktadır. 130 ülkeye ulaşan tohum, fidan ve süs bitkisi ihracat ağı, milli ekonomimiz için devasa bir stratejik kalkan niteliğindedir. Toprak TV olarak çözüm önerimiz; Antalya’da düzenlenecek olan ASC 2026 Asya Tohumculuk Kongresi’nde yerli özel sektör firmalarımızın ikili iş görüşmelerini (B2B) destekleyecek kamusal teşvik bütçelerinin artırılması ve yüksek katma değerli sebze tohumculuğu AR-GE projelerine uzun vadeli, sıfır faizli biyoteknoloji hibe paketlerinin sunulmasıdır. Kendi teknolojisiyle tohumunu ıslah eden ve ihraç eden bir Türkiye, küresel gıda piyasalarının en güçlü belirleyicisi olacaktır.


