Manisa’da Üzüm Sektörünün Geleceği Masaya Yatırıldı: TARİŞ’ten Kalıntı ile Mücadele ve TMO’ya Alım Çağrısı…
-
[MANİSA]
Türkiye’nin en önemli bitkisel üretim ve ihracat merkezlerinden biri olan Manisa’da, kuru üzüm sektörünün geleceğini doğrudan şekillendirecek hayati bir organizasyon gerçekleştirildi. Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen “Üzümde Rekolte ve Kalıntı Yönetimi Toplantıları” kapsamında; üretim planlamasından pestisit kalıntısıyla mücadeleye, pazar payının artırılmasından üreticiyi koruyacak taban fiyat beklentilerine kadar pek çok stratejik başlık en ince detayına kadar ele alındı.
Kalıntı ile Topyekun Mücadele Sürdürülebilirlik İçin Şart
Zirvenin en önemli gündem maddelerinden biri olan kalıntı yönetimi ve ihracatta yaşanan pestisit sorunları hakkında konuşan TARİŞ Üzüm Birliği Başkanı Ferhat Şen, küresel pazarlardaki rekabet gücünün korunabilmesi için biyolojik ve biyoteknik mücadelenin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurguladı. Kalıntı sorununun sadece üreticinin omuzlarına yüklenerek çözülemeyeceğini belirten Ferhat Şen, devlet destekli kapsamlı bir politikanın ve güçlü biyoteknik teşviklerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Güvenli üretim için tarımsal kuruluşlar, kamu idareleri ve üreticilerin ortak hareket etmesinin şart olduğunu belirten Şen, hasat öncesi denetimlerin ve izlenebilirlik uygulamalarının önemine dikkat çekti.
TMO Sezon Başında Güçlü Taban Fiyatla Devreye Girmeli
Bu yıl bağlarda yüksek rekolte beklendiğini ve bu durumun üretici üzerinde fiyat baskısı yaratmaması gerektiğini dile getiren TARİŞ Üzüm Birliği Başkanı Ferhat Şen, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) hasat öncesinde maliyetleri karşılayacak güçlü bir taban fiyat açıklayarak piyasaya etkin bir alıcı olarak girmesi gerektiğini söyledi. Şen, “TARİŞ olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız ancak TMO’nun varlığı piyasanın en büyük sigortasıdır” dedi. Sektörün geleceğinin kalıntıdan arınmış, kaliteli ve kontrollü üretimi esas alan “3 K’lı üretim modeli” ile kurtulacağını belirten Şen, Türkiye’de yıllık kişi başı 250-300 gramda kalan düşük kuru üzüm tüketimini artırmak için okullarda dağıtım ve yardım paketlerine ekleme gibi tanıtım seferberliklerinin de yeniden başlatılması çağrısında bulundu.
Toprak TV Olarak;
Dünya çekirdeksiz kuru üzüm ihracatının lideri olan ülkemizde, yüksek rekolte beklentisinin bir müjde olmaktan çıkıp üretici fiyatlarını ezen bir risk faktörüne dönüşmemesi için planlı piyasa müdahalesi elzemdir. TARİŞ Üzüm Birliği Başkanı Ferhat Şen‘in de vurguladığı üzere, TMO‘nun hasat sezonu başlamadan önce maliyetleri rasyonel şekilde karşılayan güçlü bir taban fiyat açıklaması, üreticimizin tarladaki emeğinin güvence altına alınması adına hayati bir sigortadır. Diğer taraftan, küresel pazarlardaki prestijimizi korumak adına pestisit kalıntısıyla mücadelenin bireysel çabaların ötesine taşınarak kamusal bir denetim ve teşvik mekanizmasıyla yönetilmesi gerekir. Bitkisel üretimde sürdürülebilirlik, ancak toprağı işleyen çiftçinin emeğinin korunduğu ve kalitenin bilimsel yöntemlerle taçlandırıldığı bütüncül bir akılla mümkün olacaktır.


