Malatya Kayısısı Dona Teslim: Tahmini Zarar 1 Milyar Dolara Ulaşabilir, Destek Ödemeleri Yakında Yapılacak!
Zirai Don Desteği Yolda
Malatya‘nın kayısı üretiminde lider konumu, Nisan ayında yaşanan şiddetli zirai don afetiyle ağır bir darbe aldı. Malatya Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Ramazan Özcan, afet sonrası zarar gören üreticilere yönelik destek ödemelerinin önümüzdeki günlerde yapılmasının beklendiğini müjdeledi. Ancak zararın boyutu, sektördeki endişeleri artırıyor.
Başkan Özcan, TBMM Zirai Don Araştırma Komisyonu‘na yaptığı sunumda, 12 Nisan’da Türkiye genelinde 34 ilde etkili olan don olayının, aralarında kayısı, üzüm, elma ve ceviz gibi prestij ürünlerin de bulunduğu 16 üründe ciddi hasara yol açtığını belirtti. Özcan, Malatya’da kayısıdaki zararın boyutunun yüzde 100 olduğunu, üreticilerle birlikte tüm bileşenlerin ekonomik ve sosyolojik olarak bu krizden etkilendiğini vurguladı.
Ramazan Özcan Malatya Ticaret Borsası Başkanı
Zarar 750 Milyon Doları Aştı, Göç Tehdidi Kapıda!
Malatya’nın kayısı üretiminde yaşadığı kaybın devasa boyutlarına değinen Ramazan Özcan, tahmini zarar miktarının 750 milyon doları aştığını, rekoltenin beklenenden düşük olması nedeniyle bu rakamın 1 milyar dolara kadar çıkabileceğini ifade etti. Bu sektörün hasat döneminde 30 bin aileyi, yıl boyunca ise 6 binden fazla kişiyi istihdam ettiği göz önüne alındığında, afetin sosyal ve ekonomik yıkımı çok daha büyük.
Başkan Özcan, Meclis Araştırma Komisyonu’nun çalışmalarının sadece zarar tespitiyle sınırlı kalmayıp, felaketin sebepleri ve gelecekte alınması gereken önlemler üzerine de derinlemesine bir araştırma yürüttüğünü hatırlattı. Gözlerin Ankara’da olduğunu belirten Özcan, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı nezdinde, üreticilerin zararlarının bir kısmının dahi olsa tazmin edilmesi için güçlü bir destek mekanizması beklediklerini söyledi.
Toprak TV olarak, Malatya’daki kayısı üreticilerimizin yaşadığı bu büyük felaket karşısında derin üzüntü duyuyor, devletimizden acil ve kapsamlı desteklerin bir an evvel sağlanması çağrısında bulunuyoruz. İklim değişikliğinin tarımımız üzerindeki bu yıkıcı etkileriyle mücadele, milli gıda güvenliğimiz için hayati önem taşımaktadır.