Sorting by

×
Toprak Radyo Televizyonu

Küresel Gübre Piyasasında “Lojistik Kıskaç”: Hürmüz Kapanınca Rotalar Kayboldu, Fiyatlar Tavan Yaptı…

    Değerli çiftçi kardeşlerim, sektörün her aşamasında alın teri döken, toprağa can veren tüm paydaşlarımız;

    Hani tarladaki ekin boy atarken içinizde o tarif edilmez, karışık bir duygu uyanır ya; hem bir sevinç kaplar içinizi hem de inceden bir endişe… “Ya bir dolu vurursa, ya zamansız bir ayaz yakalarsa, ya tam ihtiyaç duyduğunda su yetmezse?” diye geceleri gözünüze uyku girmez. İşte dostlar, küresel gübre piyasası şu anda tam o uykusuz gecelerin ortasında, fırtınanın en sert estiği noktada.

Bu hafta elimize ulaşan uluslararası raporlar; Orta Doğu’daki o sıcak gerilimin artık sadece haritaları ve siyaseti değil, bizim tarlamızın geleceğini, soframızın bereketini de doğrudan kıskaca aldığını adeta haykırıyor.

Bugün artık her şey lojistik bir “kördüğüm” haline geldi. Gübre fiyatını belirleyen şey artık sadece fabrikadaki üretim maliyeti değil; geminin rotası, kaptanın o sulara girme cesareti ve sigorta poliçesindeki o küçücük harflerle yazılmış satırlar oldu. Rota belirsiz kalınca, ne kadar plan yaparsanız yapın toprağa tutunamıyor.

Gelin, Mart’ın bu dumanlı havasında, uluslararası raporların önümüze koyduğu o can yakıcı gerçekleri biraz daha yakından, dertleşerek irdeleyelim.

NOT: (FOB: Çıkış limanı fiyatı, CFR: Nakliye dahil teslim fiyatı, MOP/SOP: Potas grubu, DAP/MAP: Fosfat grubu, $/t: Ton başına dolar.)

ÜRE: 750 DOLARLIK PSİKOLOJİK DUVARA ÇARPIP ZIPLADI

Dostlar, üre şu an tam anlamıyla bir şok dalgasının pençesinde kıvranıyor. Piyasa artık “Fiyatlar düşer mi?” diye sormayı çoktan bıraktı; herkesin gözü kulağı kritik 750 $/t FOB eşiğine kilitlendi.

• Rusya Faktörü ve Kota Baskısı:
Piyasadaki asıl büyük oyuncu olan Rusya, iç piyasa dengelerini korumak adına ihracat kotalarını sıkılaştırmaya devam ediyor. Rus üre fiyatları 600-630 $/t FOB seviyelerinde direnç gösterse de, lojistik engeller nedeniyle bu ürünün dünya pazarına çıkışı adeta iğne deliğinden geçmek gibi. Rusya’nın attığı her adım, küresel arz güvenliğini doğrudan sarsıyor.

• Küresel Sıçrama:
Orta Doğu’da fiyatlar 700-720 $/t FOB Oman ve Cezayir bandına sıkıca oturdu. Avustralya ve Güneydoğu Asya’daki alıcılar stok güvencesi için yüksek primler ödemeye başlayınca, fiyatlar bir anda 750 dolara dayandı.

• Navlun Patlaması:
Nakliye maliyetleri (navlun) bir haftada yüzde 35 fırladı. Hürmüz Boğazı kapanınca gemiler mahsur kaldı, primler uçtu gitti.

POTAS VE FOSFAT: “MAL GELİYOR MU?” SORUSU HER ŞEYİN ÖNÜNDE

Maalesef yangın sadece üreyle sınırlı kalmadı; potas ve fosfat da aynı lojistik girdabın içine çekildi.

• Tunus’un Fosfat Kalesi:
Fosfat grubunda gözler Tunus’a çevrildi. Dünyanın en kaliteli fosfat yataklarına sahip olan Tunus, üretim artırma çabalarına rağmen küresel talebi karşılamakta zorlanıyor. Tunus kökenli kaya fosfatı ve DAP fiyatları, lojistik riskler nedeniyle Kuzey Afrika limanlarında 780-810 $/t FOB bandında “el yakıyor”. Tunus’taki arzın sürekliliği, fosfat piyasasının tek nefes borusu haline geldi.

• Potas Cephesinde Taşıma Kabusu:
Potas tarafında üretimde sıkıntı yok ama onu yükleyip taşıyabilmek tam bir dert oldu. Brezilya’da granül MOP fiyatları 375-390 $/t CFR seviyelerine tırmandı. Artık gübre gemiye binmeden fiyat konuşmak imkânsız hale geldi.

• Fosfatta Latin Amerika Paniği:
Latin Amerika piyasası artık “Pahalı mı?” diye sormuyor; tek derdi “Depoda mal var mı?” oldu. Brezilya 800 $/t CFR, Arjantin 820 $/t CFR bandında alışverişini yapıyor.

AMONYAK VE KÜKÜRT: TÜRKİYE’NİN CAN DAMARI SIKIŞIYOR
Şimdi üretimin sessiz ve derinden giden kahramanlarına gelelim; çünkü burası bizim için hayati önemde.

• Amonyak Krizi:
Türkiye teslimatlı amonyak fiyatları 690-750 $/t CFR aralığına zıpladı. İran’dan gelen arz kesilince, maalesef biz fiyat belirleyen değil, önümüze konulan fiyatı kabul eden taraf haline gelmeye başladık.

• Domino Etkisi:
Kükürt ise Orta Doğu’daki o malum sıkışmayla 540 $/t CFR Çin seviyesine oturdu. Bu daralma, fosfat ve NPK fiyatlarını da bir domino taşı gibi yukarı çekmeye devam ediyor; fırtına dinmiyor.

BENCE: “YENİ DÜZEN” ARTIK KAÇINILMAZ

Değerli dostlarım, manzara aslında çok net: Gübre ticareti artık enerji, hammadde ve lojistikten oluşan o üç ayaklı masanın üzerinde duruyor. Eskiden bir ayak aksasa masa bir şekilde toparlanırdı, ama şimdi üçü birden yalpalıyor. Rusya’nın ihracat politikaları, Tunus’un fosfat arzı ve Hürmüz’ün lojistik kilidi birleşince, ortaya çıkan tablo milli güvenlik meselesine dönüşüyor. Bizim için yol haritası artık belli:

Tarım ve Orman Bakanlığı & Ticaret Bakanlığı (Stratejik Hamleler):

Ülkemiz açısından gübre artık sadece bir tarım girdisi değil, tam manasıyla bir milli güvenlik meselesidir. Devletimizin ilgili kurumları, küresel çaptaki bu “lojistik kıskacı” önceden görerek çok kritik önlemleri hayata geçirdi:

• İhracat ve Stok Kontrolü:
Bakanlığımız, iç piyasadaki arz güvenliğini korumak adına belirli gübre gruplarında ihracat kayıtlarını durdurarak tarlamızın ihtiyacı olan malın “evde kalmasını” sağladı.

• Alternatif Koridorlar:
Akdeniz ve Kuzey Afrika (özellikle Cezayir, Mısır ve Tunus) ekseninde kurulacak yeni tedarik köprüleri, Hürmüz’deki düğümü aşacak en büyük stratejik hamlemiz olacaktır.

• Fiyat Takip Sistemi:
Bakanlıklarımızın eşgüdümlü yürüttüğü sıkı denetimler, küresel dalgalanmanın iç piyasada fırsatçılığa dönüşmesini engelleyen değerli bir “zırh” görevi görüyor.
Artık mesele sadece fiyat değil, malın limanımıza yanaşma garantisidir ve devletimiz bu garantinin teminatı durumundadır.

Gübre Sektörü ve Bayilerimiz İçin Stratejik Bakış:
Dostlar, piyasanın yeni gerçeği artık sadece fabrika çıkış fiyatları değildir. Sektör temsilcilerimiz ve bayilerimiz için şu üç kritik kalem, en az hammadde fiyatı kadar önemlidir:

• Savaş Navlunu ve Sigorta Primi:
Hürmüz’deki kilitlenme nedeniyle ikiye katlanan navlunları ve fırlayan “savaş risk primlerini” maliyet hesaplarına eklemek zorundayız. Bugün malı limanda bulsanız bile, kapınıza getirme bedeli tüm hesapları baştan aşağı değiştiriyor.

• Rota Riski ve Stok Gücü:
Teslimat sürelerinin belirsizleştiği bu dönemde bayilerimiz için en büyük sermaye “stoktaki maldır”. Yarın deponun kapısında tırın durup durmayacağı, ürünün bugünkü fiyatından daha hayati bir meseledir.

• “Fiyat” Değil “Garanti” Dönemi:
Bu puslu havada “Hangi fiyattan?” sorusu yerine “Limanımıza yanaşma garantisi var mı?” sorusunu sormak zorundayız. Bayilerimiz, çiftçisine karşı mahcup olmamak adına tedarik zincirinin sürekliliğine odaklanmalı; günübirlik kâr yerine lojistik güvenliği merkeze almalıdır.

Çiftçi Kardeşlerimize Tavsiyem:
Değerli üreticilerimiz, toprağın sadık dostları; tarlada vakit nakittir ama bu dönemde vakit aynı zamanda berekettir.

• “Bekle-Gör” Politikası Riskli:
Hürmüz’ün ötesinde milyonlarca ton üre mahsur kalmışken “Yarın düşer mi?” diye beklemek bir üretim planı değil, risk yönetimi hatasıdır. Bugün “pahalı” görünen gübre, yarın lojistik kilitlendiğinde “bulunmayan” gübreden çok daha kıymetlidir.

• Emeği Sigortalama Vakti:
Alın terinizi korumanın tek yolu, girdinizi şimdiden garanti altına almaktır. İmkanı olan her üreticimiz, ihtiyacını erkenden bağlayarak kendini küresel krizlere karşı güvence altına almalıdır.

• Zamanında Hamle, Bereketli Sonuç:
Milli gıda güvenliğimizin teminatı sizlersiniz. Tedarikli davranmak sadece tarlanızı değil, geleceğinizi de korur. Tarlayı boş bırakmayacağız ama atacağımız o besini de şansa bırakmayacağız.

Kalın sağlıcakla…

“Toprak Senin Özün, Nasıl Bakarsan Öyle Görür Gözün.”

Levent ÖZDEMİR
Ziraat Yüksek Mühendisi
Toprak Radyo Televizyon A.Ş.
Yönetim Kurulu Başkanı

Küresel Gübre Krizinde Lojistik Kıskaç

toprak haber

Bir yanıt yazın