Sorting by

×
Toprak Radyo Televizyonu

Isparta’dan Dünyaya Lezzet Köprüsü: Torosların Soğuk Sularında Yetişen Türk Somonu İhraç Ediliyor…

    [ISPARTA]

    Türkiye’nin gül bahçesi olarak bilinen Isparta, şimdi de Torosların soğuk sularında yetiştirdiği “Türk Somonu” ile adından söz ettiriyor. Aksu ilçesinde devlet destekleriyle sayısı her geçen gün artan tesislerde üretilen alabalık ve somonun önemli bir kısmı, başta Rusya, Gürcistan ve Hollanda olmak üzere dünya sofralarını süslüyor.

Torosların Soğuk Suyu Lezzet Katıyor

Torosların Soğuk Sularından Dünya Sofralarına!

Aksu Çayı üzerinde kurulu 18 tesiste, suyun sıcaklığının yıl boyunca 8 ila 10 derece arasında seyretmesi, balıkların lezzetine lezzet katıyor. İşletme yöneticisi Ziraat Yüksek Mühendisi Tuğrul Adalı, bu durumu “Suyun soğuk olması nedeniyle balıklarımız diğer bölgelere oranla geç büyüyor ancak daha lezzetli oluyor,” sözleriyle açıklıyor. Bu eşsiz lezzet, hem iç pazarda hem de yurt dışında büyük rağbet görüyor.

Torosların Soğuk Sularından Dünya Sofralarına!

Devlet Destekleriyle Üretim Artıyor

Bölgedeki bu başarının arkasındaki en büyük itici güçlerden biri de TKDK tarafından sağlanan hibe destekleri. Aksu İlçe Tarım ve Orman Müdürü Emrah Uysal, “Son yıllarda devlet destekleriyle üretimimiz yoğun şekilde artıyor. İlçemizdeki tesislerin 609 ton porsiyonluk alabalık ve 32 milyon yavru alabalık üretim kapasitesi var,” diyerek bölgenin potansiyeline dikkat çekti.

Geçen Yıl 172 Ton Üretildi, %40’ı İhraç Edildi

Geçen yıl Aksu’daki tesislerde üretilen 172 ton alabalık ve somonun yüzde 40’ı, işlenerek yurt dışına ihraç edildi. Isparta genelindeki 74 tesiste ise yıllık ortalama 1800 tonluk üretim rakamına ulaşılıyor.

Torosların Soğuk Sularından Dünya Sofralarına!

Toprak TV Olarak

Isparta’dan gelen bu “Türk Somonu” hikayesi, tarımsal üretimde “katma değerin” ve “doğru markalaşmanın” ne kadar önemli olduğunun dersidir. Bu başarı, “en çok üretmek” yerine, coğrafyanın sunduğu eşsiz bir avantajı (soğuk su) bir kalite unsuruna (“daha lezzetli balık”) dönüştürerek “en değerli olanı üretme” stratejisinin bir zaferidir. Yavaş büyüme gibi dezavantaj görülebilecek bir durumu, lezzet farkıyla bir pazarlama kozuna çevirmek, vizyoner bir yaklaşımdır. TKDK gibi kurumların verdiği desteklerin, doğru ellerde ve doğru projelerde nasıl ihracata yönelik bir başarı hikayesine dönüştüğünün de en somut kanıtıdır. Bu hikaye, Anadolu’nun her bir köşesinin, doğru planlama ve destekle kendi “altın” değerindeki ürününü yaratabileceğinin altını çizmektedir.

Torosların Soğuk Sularından Dünya Sofralarına!

Toprak haber

Kaynak: Tarım Orman Ekranı

Bir yanıt yazın