Türkiye’nin en bereketli ovalarından Çukurova‘da üretici, tarihinin en zorlu yıllarından birini geride bırakıyor. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, iklim felaketleri ve ekonomik darboğazın kıskacındaki çiftçi için “Acil Destek Paketi” çağrısında bulundu.
Yüreğir Ziraat Odası Uyardı: 2025 Kayıp Yıl Oldu
“Şubat’ta Don, Yazın Kuraklık Vurdu”
Doğan, 2025 yılına büyük umutlarla girdiklerini ancak şubat ayındaki don olayının narenciye ve sert çekirdekli meyveleri, yaz aylarındaki aşırı sıcağın ise tarla ürünlerini (mısır, soya) vurduğunu belirtti. Doğan, “Sezon başından beri kayıp yaşıyoruz. Soğan, patates, kavun, karpuz para etmedi; çiftçi maliyetini çıkaramadı” dedi.
“Beyaz Altın Pamuk Bitiyor”
Bölgenin simgesi pamukta ise durum vahim. Gümrük Birliği kapsamında vergisiz ithal edilen pamukla rekabet edemeyen üreticinin ekimden vazgeçtiğini belirten Doğan, “Beyaz altın üretimden çekiliyor, ürün deseni mecburen değişiyor” uyarısını yaptı.
“Kredi Limitleri Artmalı, Faiz Düşmeli”
Çiftçinin finansmana erişimde tıkandığını vurgulayan Doğan, taleplerini şöyle sıraladı:
Sübvansiyonlu kredi limitleri enflasyona göre güncellenmeli.
%45-50’yi bulan özel banka faizleri çiftçiyi batırıyor, düzenleme şart.
Kapsamlı bir tarımsal destek paketi ivedilikle açıklanmalı.
Toprak TV olarak:
Çukurova çiftçisi “Tarlamı, traktörümü satıyorum” diyorsa, orada durup düşünmek yetmez, harekete geçmek gerekir. Çiftçinin tarlasını satması, fabrikanın kapısına kilit vurması demektir. Özellikle “Pamuk” konusundaki uyarı stratejiktir. Pamuk sadece tekstil değil, yağ ve yem sanayisinin de hammaddesidir. İthalata dayalı politika, Çukurova’nın “Beyaz Altın”ını karartmaktadır. Başkan Doğan’ın “Çiftçinin ayakta kalması, Türkiye’nin güçlü kalması demektir” sözü, bir slogan değil, milli güvenlik gerçeğidir.