CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’dan TMO Fiyatlarına Sert Tepki: “Buğdaya Değil, Çiftçiye Destek Verin”…
-
[ANKARA]
Türkiye’nin gıda arz güvenliği ve bitkisel üretim dengeleri açısından en temel stratejik unsuru olan buğdayda yeni sezonun alım fiyatları, tarım ekonomisindeki girdi maliyetleri ve üretici borçları ekseninde çok yönlü bir analizle masaya yatırıldı. Açıklamalarda bulunan CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından ilan edilen alım fiyatlarının, son bir yılda katlanan üretim maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını vurgulayarak destekleme politikalarının acilen revize edilmesi çağrısında bulundu. Sarıbal ayrıca, basın çalışanlarının ve kuruluşlarının görevlerini özgürce yapabilmelerini sağlayacak iletişim özgürlüğü talebini de öncelikli olarak yineledi.
Ekim Alanları Gerilerken Yağışlar Rekolte Umudu Oldu
Açıklanan sektörel verilere göre, Türkiye’nin gıda güvenliğinin vazgeçilmezi olan ve 86 milyon vatandaşın doğrudan tükettiği buğdayda, yıllar içerisinde ekim alanlarında çok ciddi bir daralma yaşandığı gözler önüne serildi. Geçmiş yıllarda yaklaşık 150 milyon dönüm olan buğday ekim alanlarının önce 95 milyon dönüme, günümüzde ise yaklaşık 65 milyon dönüm seviyesine kadar gerilediğini belirten CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, üretimin yapısal bir krizle karşı karşıya olduğuna dikkat çekti.
Bu yapısal daralmaya rağmen, 2026 bitkisel üretim sezonunda etkili olan olumlu iklim koşulları rekolte tahminlerini yukarı taşıdı. Ülkedeki buğday üretiminin yüzde 75’ten fazlasının kuru tarım yöntemleriyle yapılması sebebiyle, zamanında ve yeterli düzeyde gerçekleşen ilkbahar yağışları bereketi artırdı. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 17 milyon 950 bin ton olarak gerçekleşen toplam buğday üretiminin, bu yıl ilk kurumsal tahminlere göre 22 milyon 750 bin tona ulaşması öngörülüyor.
Maliyetler Katlandı, Fiyat Artışı Geride Kaldı
TMO tarafından ton başına makarnalık buğday için 16.500 ₺, ekmeklik buğday için 16.500 ₺ ve arpa için 12.750 ₺ olarak açıklanan çıplak alım fiyatlarının, primlerle yükseltilse dahi üreticinin sahadaki reel giderlerini karşılamadığını rasyonel verilerle ortaya koyan CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, son bir yıllık süreçte tarımsal girdilerde yaşanan artışları şu şekilde sıraladı:
Mazot Fiyatları: Yaklaşık yüzde 58 oranında artış gösterdi.
Gübre Fiyatları: Ürün çeşidine göre yüzde 57 ile yüzde 100’ün üzerinde yükseldi.
Resmi Enflasyon: Yüzde 32’nin üzerinde seyrediyor.
Bu keskin maliyet tablosuna karşılık, TMO alım fiyatlarındaki yıllık artışın buğdayda yüzde 22, arpada ise yaklaşık yüzde 16 seviyesinde kaldığını ifade eden Sarıbal; bu durumun çiftçiyi desteklemekten ziyade üretim motivasyonunu cezalandıran bir ekonomik sonuca yol açtığını vurguladı.
Çiftçi Borcu 1,3 Trilyon ₺ Sınırını Aşmış Durumda
Türkiye genelinde bitkisel üretim yapan üreticilerin toplam borç yükünün tarihi bir eşiği aşarak 1,3 trilyon ₺’nin üzerine fırladığını açıklayan CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, çiftçilerin sadece mazot, gübre ve tohum maliyetleriyle değil; işçilik, sulama, ekipman giderleri ve sosyal güvenlik primleri gibi ağır yüklerle de mücadele ettiğini belirtti. Özellikle verimlilik oranlarının düşük olduğu kıraç veya dezavantajlı bölgelerde mevcut fiyatlarla üretimin sürdürülebilir olmadığını, bu yüzden destekleme politikalarının bölgesel verimlilik farklılıkları gözetilerek acilen yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.
Sektörel Sürdürülebilirlik İçin 4 Kritik Talep
Sarıbal, stratejik ürünlerin geleceği ve gıda arz güvenliğinin tesisi için şu rasyonel çözüm adımlarının atılmasını talep etti:
Düşük verimli ve dezavantajlı bölgelerdeki üreticiler için ilave ve bölgesel destek mekanizmaları devreye alınmalıdır.
Tarımsal fiyat politikaları, doğrudan güncel saha üretim maliyetleri esas alınarak yeniden gözden geçirilmelidir.
Toprak Mahsulleri Ofisi alımlarında üreticiyi mağdur eden kota, randevu ve ödeme gecikmesi sorunları tamamen ortadan kaldırılmalıdır.
Çiftçiler serbest piyasada özel sektör aktörleri karşısında yalnız ve korumasız bırakılmamalıdır.
Tarımda temel sorunun kaynak eksikliği değil, bütçe tercihleri olduğunu söyleyen CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, bütçeden faiz ödemelerine ayrılan kaynaklar artırılırken çiftçinin mahrum bırakılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek; “Çiftçiyi destekleyin, bitkisel üretimi destekleyin, buğdayı destekleyin. Gıda güvenliğinin ve kırsal kalkınmanın yolu üreticinin ayakta kalmasından geçer” diyerek çağrıda bulundu.
Toprak TV Olarak;
Hububat pazarında ilan edilen TMO alım fiyatları ile sahadaki reel üretim maliyetleri arasındaki makasın bu denli açılması, tarım ekonomimizin sürdürülebilirliği açısından çok ciddi bir alarm sinyalidir. Basın açıklaması yapan CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal‘ın da kurumsal ve rasyonel verilerle ifade ettiği üzere; üreticilerimizin toplam borç yükünün 1,3 trilyon ₺ gibi astronomik bir seviyeye ulaşması ve gübre-mazot fiyatlarındaki %100’e varan artışlar karşısında buğday fiyatının %22’de kalması, önümüzdeki yıllarda ekim alanlarının 65 micron dönümün de altına gerilemesine sebebiyet verebilir. Kaynakların faiz ödemeleri yerine doğrudan stratejik üretime tahsis edilmesi ve özellikle düşük verimli havzalara bölgesel ilave destekler verilmesi, rasyonel devlet politikasının gereğidir. Çiftçimizin özel sektörün insafına bırakılmaması ve kota engellerine takılmaması, 86 milyon vatandaşımızın ekmeğinin ve gıda egemenliğinin yegane güvencesidir.

