Beyşehirli Üreticilerden Ramazan Erkoyuncu’ya Sert Muhtıra: “Kapatarak mı Çiftçiyi Güçlendireceksiniz?”…
-
[KONYA-BEYŞEHİR]
Konya’nın Beyşehir havzasında bitkisel üretim ve hayvansal üretim faaliyetlerini sürdüren pancar ile patates üreticileri, son dönemde yaşadıkları yapısal sorunlar, kesilen destekler ve kapatılan tesisler nedeniyle ortak bir basın açıklaması yayımlayarak PANKOBİRLİK ve Konya Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Erkoyuncu’ya sert tepki gösterdi. Üreticilerin, “Çiftçi üretmezse sadece üretici değil; bölge ekonomisi, endüstriyel tesisler ve ülke kaybeder. Sesimizin duyulması artık hayati bir meseledir” diyerek yaptıkları İŞTE 10 maddelik manifesto..
KONYA BEYŞEHİR PANCAR ÇİFTÇİLERİNDEN BASIN AÇIKLAMASI
Sayın Ramazan Erkoyuncu’ya sesleniyoruz;
Bizler Konya Beyşehir bölgesinde pancar ve patates üretimi yapan çiftçiler olarak yaşadığımız sorunları ve beklentilerimizi kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. Çünkü çiftçi üretmezse sadece üretici değil; bölge ekonomisi, hayvancılık, sanayi ve ülke kaybeder. Artık sesimizin duyulması hayati bir mesele haline gelmiştir.
1️⃣SU PROBLEMİ
Geçtiğimiz sezonda Eşrefoğlu kantarına bağlı köylerde ciddi su sıkıntısı yaşandı. Defalarca ilgili kurumlara bildirmemize rağmen çözüm üretilmedi. Yetkililer “su bizim işimiz değil” diyerek sorumluluktan kaçtı.
Bugün ise sorun daha da büyümüş durumdadır. Bölgenin tamamında sulama sıkıntısı yaşanmakta, sulama birlikleri yeterli su verememektedir. Çiftçi kendi imkânlarıyla çözüm aramaya çalışırken üretim ciddi şekilde sekteye uğramaktadır.
2️⃣ KOOPERATİFTEN YEM, GÜBRE VE ZİRAİ İLAÇ TEMİNİ SORUNU
Kooperatiften yem ve gübreyi piyasa fiyatının üzerinde almamıza rağmen çoğu zaman ürün bulamıyoruz. Önceden bir hafta içerisinde teslim edilen yemler artık bir ayda zor ulaşmaktadır.
Zirai ilaçlarda ise daha önce uygulanmayan vade farkları getirildi. Artan maliyetler altında ezilen çiftçinin yükü her geçen gün daha da ağırlaştırılmaktadır.
3️⃣ MAZOT VE AVANS DESTEĞİ
Önceki dönemde pancar üreticisine ton başına 6 litre mazot desteği verilirken, geçen sezon bu destek yalnızca 2 litreye düşürülmüştür.
Daha önce pancar bedelinin %60’ına kadar nakdi ve ayni avans alınabilirken bugün bu oran %20 seviyelerine kadar gerilemiştir. Üretici üretim yapabilmek için gerekli desteği bulamamaktadır.
Üstelik avans ödemeleri yapılırken üreticilerin yaklaşık %30’una ödeme yapılmamıştır. Sebep olarak “ekim programına uyulmadığı” ve Türk Şeker gösterilmektedir. Ancak herkes bilmektedir ki Türk Şeker dağıtılan avansa karışmamaktadır. Eğer başka bir amaç varsa bunun açıkça ifade edilmesi gerekmektedir. Çiftçi bahanelerle cezalandırılmamalıdır.
4️⃣ İSTİHKAK KÜSPE HAKKI
Eskiden fabrikanın çiftçiye ait olan istihkak küspenin tamamı teslim edilirdi. Bugün ise çiftçinin hakkı olan küspenin %25’i kesilmekte, yalnızca %75’i verilmektedir.
Çiftçinin hakkı olan ürün neden elinden alınmaktadır?
Bu uygulama üreticiyi mağdur etmekte, hayvancılığı zora sokmakta ve adeta bir rant kapısına dönüşmektedir. Çiftçi birkaç kişinin eline mahkûm edilmiş durumdadır. Çiftçinin hakkı olan küspe aracılar üzerinden daha pahalıya satılarak üretici baskı altına alınmaktadır.
5️⃣ SAHTE GÜBRE MAĞDURİYETİ
Geçtiğimiz sezon çiftçiye sahte gübre satılmıştır. Bakanlık ilgili firmaya ceza vermiş ancak çiftçinin zararı karşılanmamıştır. Üretici mağduriyetini yine kendi sırtında taşımak zorunda bırakılmıştır.
6️⃣ MİBZER VE EKİM AVANSI SORUNU
Önceden mibzer ihalesi yapılır, çiftçi daha uygun şartlarda ekim yaptırabilirdi. Bugün ise bölge bazında belirlenen yetersiz rakamlar nedeniyle mibzerciler pancar ekimine yanaşmamaktadır. Çiftçi ekim yaptırmakta ciddi zorluk yaşamaktadır.
7️⃣ YENİ ÜYELERE VERİLEN KOTA SÖZÜ
Yeni üye yapılan çiftçilere kota sözü verilmiştir. Ancak verilen sözler yerine getirilmemiş, üreticiler sürekli oyalanmıştır. Üye olurken verilen vaatlerin tutulmaması çiftçinin güven duygusunu ciddi şekilde zedelemektedir.
8️⃣ KANTARLARIN KAPATILMASI ENDİŞESİ
Bölgemizde kantarların kapatılacağı yönündeki açıklamalar çiftçiyi ciddi şekilde tedirgin etmektedir.
Bugün mevcut kantarlarda bile alım yapılırken Konya’ya yollama fişi alma konusunda büyük sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu nedenle nakliyeci bulmakta zorlanılıyor, nakliye maliyetleri artıyor ve üretici ürününü teslim etmekte mağdur oluyor.
Mevcut sorunlar çözülmemişken kantarların kapatılmasının gündeme getirilmesi, bölgemizde üretimi daha da zorlaştıracaktır. Zaten yüksek maliyetler, su sıkıntısı ve azalan destekler altında ezilen üreticiye bir de nakliye ve teslim sorunu yüklenirse çiftçi nasıl ayakta kalacaktır?
9️⃣ HAYVANCILIK VE TOHUMCULUKTA GERİ GİDİŞ
Bölge insanına ve çiftçisine hem teknik hem maddi anlamda katkı sağlayan, hayvancılık için örnek gösterilen Gevrekli Hayvan Çiftliği yük olarak görülüp kapatılmıştır. Bölge insanı yalnız bırakılmış, hayvancılığın gelişmesine katkı sağlayan örnek bir model ortadan kaldırılmıştır.
Tohum üretimi kapatılarak üretici yabancı firmaların tohumlarına mecbur bırakılmıştır. Maliyetlerin arttığı bir dönemde üreticinin daha fazla desteklenmesi gerekirken tam tersine destekler azaltılmış, çiftçi piyasanın insafına terk edilmiştir.
2026 yılı ekim döneminde rakamlar durumun vahametini açıkça ortaya koymaktadır.
Akıllı pancar tohumu 30 bin liraya, normal tohum ise 7 bin liraya satılmıştır. Bunun dekara maliyeti akıllı tohumda yaklaşık 4 bin 250 lirayı, normal tohumda ise 2 bin lirayı bulmuştur.
Bugün çiftçi bu maliyetlerle üretim yapmaya çalışmaktadır. Peki seneye ne olacaktır? Çiftçi bu şartlarda nasıl üretim yapacaktır?
🔟 SİTEMİMİZ VE SORUMUZ VAR
Üretimi destekleyen, üreticinin “ürünümü nereye vereceğim” korkusunu ortadan kaldıran, istihdam sağlayan ve ekonomiye katma değer üreten fabrikalar ile tesisler ya gereksiz görülerek ya da “zarar ediyor” bahanesiyle bir bir kapatılmaktadır.
O zaman bu kurumun gerçek sahipleri olarak soruyoruz:
Kapatarak mı üreticiyi destekleyeceksiniz?
Satarak mı çiftçiyi güçlendireceksiniz?
Kapasite düşürerek mi üretimi artıracaksınız?
Bunun için mi geldiniz?
Çiftçiye verilen sözler bunun için mi verildi?
Çiftçi üretmek istiyor, ayakta kalmak istiyor. Ancak üreticinin elindeki imkânlar her geçen gün azaltılırken; yükü, maliyeti ve belirsizliği artırılıyor.
TALEPLERİMİZ
Önceki dönemlerde çiftçiye sağlanan hak ve avantajların geri verilmesi
Su, yem, gübre ve ilaç temininde çiftçinin mağdur edilmemesi
Mazot ve avans desteklerinin eski seviyelerine çıkarılması
Fabrikanın çiftçinin hakkı olan ürünlerden kesinti yapmaktan vazgeçmesi
Çiftçinin uğradığı zararların telafi edilmesi
Yeni üyelere verilen kota sözünün derhal yerine getirilmesi
Hayvancılık ve tohumculuk alanındaki yanlış politikalardan vazgeçilmesi
Bölgedeki kantarların kapatılmaması ve mevcut sorunların çözülmesi
Sonuç olarak;
Sayın Ramazan Erkoyuncu, Konya Şeker çiftçiye sahip çıkmazsa çiftçi kime güvenecektir?
Bizler ayrıcalık değil, yıllardır sahip olduğumuz hakların korunmasını istiyoruz. Verilen sözlerin tutulmasını, üreticinin yeniden desteklenmesini talep ediyoruz.
Çiftçi üretirse ülke kazanır.
Çiftçi kazanırsa bölgemiz kazanır.
Çiftçi mağdur edilirse herkes kaybeder.
Toprak TV Olarak;
Türkiye’nin bitkisel ve hayvansal üretim üssü olan Konya Ovası‘nın Beyşehir havzasından yükselen bu haklı ve kurumsal feryadı, tarım ekonomimizin arz güvenliği adına son derece kritik ve alarm verici bir dönüm noktası olarak görüyoruz. Üreticilerimizin mazot desteğinin 6 litreden 2 litreye düşürülmesi, avans oranlarının %60’tan %20’ye gerilemesi ve tescilli hakları olan istihkak küspesinde %25 oranında kesinti yapılması gibi uygulamalar, tarımsal sürdürülebilirliğe vurulmuş kurumsal birer darbedir. Özellikle hayvansal üretimin can damarı olan Gevrekli Hayvan Çiftliği‘nin kapatılması ve yerli tohum üretiminden vazgeçilerek dekara maliyeti 4.250 ₺’yi bulan yabancı akıllı tohumlara üreticinin mecbur bırakılması, milli biyo-güvenliğimiz açısından da ciddi bir Ar-Ge krizidir. Toprak TV olarak, Konya Şeker Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Erkoyuncu‘nun bu 10 maddelik haklı manifesto ve taleplere ivedilikle kulak vermesini, kantarların kapatılması endişesini ortadan kaldırarak üreticinin alın terini koruyacak kurumsal çözümleri acilen sahaya indirmesini tarım sanayimizin geleceği adına hayati bir zorunluluk olarak görüyoruz.
Havva GÜLDİKEN / KONYA


