Sorting by

×

Arıcılık Sektöründen Çağrı: “Üreticiler Meteorolojik Verilere Göre Desteklenmeli”…

    [ANKARA-Merkez]

    İklim değişikliğinin küresel ölçekteki olumsuz etkileri, doğaya tam bağımlı yürütülen arıcılık faaliyetlerini derinden sarsmaya devam ediyor. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Başkan Yardımcısı Kazım Doğan, 2026 yılı üretim sezonunda ülke genelinde yaşanan aşırı ve uzun süreli yağışların bal veriminde ciddi kayıplara yol açtığını açıkladı. İklimsel krizlerin arıcılık üzerindeki yıkıcı etkilerini azaltmak adına makro adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Kazım Doğan, “Üreticilerimizin meteorolojik veriler doğrultusunda desteklenmesi büyük önem taşıyor” diyerek sektörel bir seferberlik çağrısında bulundu.

Bölgesel Yağışlar Arının Uçuşunu ve Florayı Vurdu

Mevsim normallerinin üzerinde seyreden yağış rejiminin arıcılık takvimini altüst ettiğini belirten TAB Başkan Yardımcısı Kazım Doğan, farklı coğrafyalarda yaşanan olumsuzlukları şu teknik verilerle paylaştı:

Akdeniz Bölgesi: Şubat, mart ve nisan aylarında görülen yoğun yağışlar, bölgede erken başlayan arıcılık faaliyetlerini ciddi şekilde aksattı.

Doğu ve İç Anadolu: Nisan, mayıs ve haziran aylarında etkili olan uzun süreli yağışlar, üretim sezonunun en kritik dönemlerinde arıların yeterli uçuş yapmasını engelledi.

Flora ve Nektar Akışı: Yağışlar sebebiyle yayla ve kır florasında nektar akışı zayıfladı, kolonilerin gelişimi yavaşladı ve bal veriminde sert düşüşler yaşandı. Üreticiler hem ürün kaybına uğradı hem de artan bakım ve ek besleme maliyetleriyle karşı karşıya kaldı.

“Yağmur Çiçekteki Nektarı Uzaklaştırıyor, Şeker Oranını Düşürüyor”

Bal arılarının günlük performansının rüzgar, sıcaklık ve yağış gibi meteorolojik faktörlerle doğrudan ilişkili olduğunu hatırlatan Kazım Doğan, iklim kaynaklı fizyolojik kayıpları şu sözlerle özetledi:

“Uzun süre devam eden yağışlarda güneşlenme süresi azaldığı için nektarın şeker oranı önemli ölçüde düşüyor. Açık nektar bezine sahip bitkilerde ise yağmur, nektarı çiçekten tamamen uzaklaştırır. Bu nedenle arılar yeterli besin bulamaz. Ayrıca kuvvetli rüzgarlar hem arının uçuşunu zorlaştırır hem de bitkinin nektar salgısını azaltır. Arıcılık, tamamen doğaya bağlı bir üretim faaliyetidir. İklim değişikliğine uyum sağlayacak bilimsel çalışmaların artırılması, erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi ve üreticilerimizin meteorolojik veriler doğrultusunda desteklenmesi şarttır.”

Üreticilere Hayati Tavsiyeler: “Tahminleri Yakından İzleyin”

TAB Başkan Yardımcısı Kazım Doğan, artan riskler karşısında arıcılara nizamî koruma tedbirleri almaları yönünde şu tavsiyelerde bulundu:

“Arılıkların mutlaka rüzgardan korunaklı alanlara kurulması, uzun süreli yağış dönemlerinde kolonilerin düzenli kontrol edilmesi ve yeterli besin stoklarının takip edilerek gerektiğinde destek beslemesi yapılması hayati önem taşımaktadır. Doğru planlama ve zamanında alınacak tedbirler, olası üretim kayıplarının azaltılmasına en büyük katkıyı sağlayacaktır.”

Toprak TV Olarak;

Arıcılık, bitkisel üretimin sürdürülebilirliği ve ekolojik biyolojik çeşitliliğin devamlılığı için küresel ölçekte alternatifsiz bir sektördür. 2026 yılı üretim sezonunda Karadeniz’den Akdeniz’e kadar uzanan dengesiz yağış rejiminin, arıcımızın emeğini tarlada ve kovanda bırakmasını endişeyle takip ediyoruz. TAB Başkan Yardımcısı Sayın Kazım Doğan‘ın dile getirdiği “meteorolojik verilere dayalı destekleme modeli” önerisini, tarım ekonomisinin geleceği açısından son derece liyakatli ve stratejik bir talep olarak değerlendiriyoruz. İklim krizine karşı arıcımızı erken uyarı sistemleriyle donatmanın tam zamanı olduğunu düşünüyor; zorlu sezonda kovanı başında mücadele veren tüm arıcılarımıza bereketli kazançlar diliyoruz.

toprak haber

Bir yanıt yazın