[ANKARA] – Tarım ve Orman Bakanlığı, Türkiye genelinde farklı gerekçelerle üst üste 2 yıl işlenmeyen tarım arazilerinin ekonomiye kazandırılması için düğmeye bastı. 1 Eylül’de başlayan arazi tespit çalışmaları Ekim sonuna kadar devam edecek ve ilk kiralamalar Kasım ayından itibaren gerçekleştirilecek.
Geçen yıl yürürlüğe giren “İşlenmeyen Tarım Arazilerinin Tarımsal Amaçlı Kiraya Verilmesine İlişkin Yönetmelik” kapsamında, mülkiyeti özel şahıslara veya tüzel kişilere ait olan ancak 2 yıl üst üste işlenmeyen araziler, kira bedelleri maliklerine ödenmek koşuluyla Bakanlık eliyle kiralanabilecek. Uygulamayla, atıl arazilerin üretime kazandırılarak gıda arz güvenliğine katkı sağlaması hedefleniyor.
Öncelik Yereldeki Çiftçi ve Kooperatiflerin
Kiralamalarda öncelik, arazinin bulunduğu yerleşim yerinde ikamet eden çiftçilere ya da o bölgede faaliyet gösteren kooperatif, birlik gibi tarımsal örgütlere verilecek. Geçen tarım sezonunda yapılan tespitlerde, yaklaşık 300 bin dekar arazinin “işlenmeyen tarım arazisi” olarak belirlendiği, bu yılki tespitlerin ardından 2 yıl üst üste işlenmeyen arazilerin kesinleşeceği ve kiralama sürecinin başlayacağı bildirildi.
Bu yasa, kağıt üzerinde, Türk tarımının son yıllardaki en cesur adımlarından biridir. Ancak bu adım da kendi içinde hem büyük fırsatlar hem de ciddi riskler barındırıyor.
Uygulamanın bize göre Olumlu Yönleri:
Milli Servet Geri Kazanılıyor: Milyonlarca dekar atıl arazinin yeniden üretime kazandırılması, gıda arz güvenliğimiz ve ithalat bağımlılığımızı azaltmak için atılmış hayati bir adımdır.
Üretim Planlamasının Temeli: Bu arazilerin ÇKS’ye kaydedilmesi, bizim de haftalardır savunduğumuz “Havza Bazlı Model” gibi akılcı planlamaların temelini oluşturacaktır.
Küçük Çiftçiye ve Kooperatiflere Fırsat: Kiralamada önceliğin yereldeki çiftçiye ve kooperatiflere verilmesi, toprağı olmayan ama üretmek isteyen binlerce insanımıza yeni bir kapı aralayabilir.
Olumsuz Yönleri :
Uygulama Zorlukları: Bu devasa operasyonun sahadaki uygulaması en büyük soru işaretidir. Tespitler ne kadar adil yapılacak? Kira bedelleri nasıl belirlenecek ki, hem arazi sahibi mağdur olmasın hem de kiralayan üretim yapabilsin?
Bürokrasi ve Mülkiyet Sorunları: Miras yoluyla bölünmüş, hissedarları dünyanın dört bir yanına dağılmış milyonlarca parselde bu sistem nasıl işleyecek? Bürokrasi, bu iyi niyetli projeyi bir kaosa dönüştürebilir.
“Büyük Balık” Tehlikesi: Kiralamada öncelik yerel çiftçide olsa da, sistemin boşluklarından faydalanan büyük sermaye gruplarının, bu arazileri toplayarak küçük çiftçiyi oyunun dışına itme riski her zaman vardır.
Sonuç olarak; bu yasa, doğru ve adil bir şekilde uygulanırsa, Türk tarımı için bir milat olabilir. Ama yanlış uygulanırsa, yeni mağduriyetler ve adaletsizlikler yaratma potansiyeli de taşımaktadır. Toprak TV olarak, bu tarihi sürecin en yakın takipçisi olacağımızı belirtmek isteriz.