Tarımsal Girdide 10 Yılın En Düşük Temmuz Artışı: ATB Başkanı Çandır Maliyet ve Fiyat Makasını Değerlendirdi!…
-
[MURATPAŞA / ANTALYA]
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan Temmuz 2026 Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) ve üretici enflasyonu verilerini masaya yatırdı. Temmuz ayında aylık bazda gerçekleşen %0,20’lik artışın son 10 yılın en düşük temmuz verisi olduğuna dikkat çeken Çandır, tarımsal üreticinin girdi maliyetleri ile ürün satış fiyatları arasındaki makasın üretici aleyhine işlediğini vurguladı.
“Girdi Artışı Son 10 Yılın Ortalamasının Ciddi Düzeyde Altında Kaldı”
Tarımsal girdi enflasyonundaki tarihi yavaşlamayı rakamlarla ortaya koyan Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, “Temmuz ayı için açıklanan tarımsal girdi fiyat enflasyonu bir önceki aya göre %0,20 ile son 10 yılın en düşük seviyesine geriledi. Bu oran, endeksin hesaplanmaya başladığı 2015 yılından bu yana temmuz ayları ortalaması olan %2,43’ün çok altındadır. Yıllık bazda gerçekleşen %27,62’lik Tarım-GFE oranı da son 10 yılın temmuz ortalaması olan %33,68’in altında kaldı ve son 6 yılın en düşük yıllık temmuz artışı olarak kayıtlara geçti” dedi.
Alt kalemler bazında aylık hareketleri değerlendiren Çandır; enerjide %4,82, ilaçta %1,31, tohumda %0,74 artış yaşanırken, gübrede %3,16, yemde %1,64 ve veteriner hizmetlerinde %1,05 düşüş kaydedildiğini belirtti. Yıllık bazda ise gübrenin %33,07, enerjinin %30,04 ve tohumun %29,92 artışla üretici bütçesini zorlayan ana kalemler olmayı sürdürdüğünü aktardı.
“Üretici Fiyatları TÜFE’nin Yarısında Kaldı, Üretici Kaybı Sürüyor”
Tarımsal üretici fiyat endeksi olan Tarım-ÜFE’nin temmuzda yıllık %18,81 arttığını hatırlatan Çandır, girdi maliyetlerindeki uzun yıllar ortalaması olan %33,68’lik artışla kıyaslandığında üreticinin refah kaybının net şekilde görüldüğünü bildirdi. Tüketici enflasyonu (TÜFE) yıllık %31,75, işlenmemiş gıda %39,69 ve yaş meyve sebze enflasyonu %41,84 iken tarımsal üretici fiyatlarının %18,81 seviyesinde kalmasının dikkat çekici olduğunu belirten Çandır, “Tarım sektörü dezenflasyon sürecine hem tedarik hem ürün cephesinde en büyük desteği vermiştir. Tarımsal üretici fiyatları genel tüketici enflasyonunun neredeyse yarısı kadar artmıştır. Üretici maliyetlerini karşılayamayan bu fiyat baskısı, politika yapıcılar tarafından acilen dikkate alınmalıdır” ifadelerini kullandı.
Toprak TV Olarak;
Antalya Ticaret Borsası’nın ortaya koyduğu bu veriler, sofraya gelen gıdadaki pahalılığın tarladaki çiftçiden değil; tarladan rafa uzanan lojistik, aracı ve enerji maliyetlerinden kaynaklandığını somut olarak ispatlamaktadır. Bitkisel üretim ve hayvansal üretim yapan çiftçimizin girdi enflasyonu %27,62 iken, ürettiği mahsulün ancak %18,81 değer kazanması, üreticinin öz sermayesinden fedakarlık ettiğini göstermektedir.
Karar vericilere çağrımızdır: Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı koordinasyonunda; tarımsal üreticinin eline geçen fiyat ile market rafı arasındaki spekülatif aracı zincirini denetleyecek Dijital Ürün Takip Sistemi kurulmalı, tarlada maliyeti sırtlayan üreticiye doğrudan gelir ve girdi sübvansiyonları artırılmalı, tarımsal sulama ve nakliyede kullanılan akaryakıt ve elektrik üzerindeki vergiler hafifletilmelidir.
Üreticilerimize tavsiyemiz ise; enerji maliyetlerindeki aylık %4,82’lik sıçramaya karşı sulamada güneş enerjili (GES) sistemleri ve basınçlı damla sulama altyapılarını tercih etmeleri, gübre ve yem alımlarında kooperatif ve üretici birliklerinin toplu tedarik avantajlarını kullanarak birim maliyetlerini düşürmeleridir.


