Sorting by

×
Toprak Radyo Televizyonu
GıdaTarım

Rize’de Taht Kavgası: Ağaç Tepesinde Üretilen Karakovan Balı, Fiyatıyla Anzer Balı’nı Solladı…

    [RİZE]

    Türkiye’nin bal denince akla gelen ilk markası Anzer, tahtını Rize‘nin bir başka hazinesine kaptırmak üzere. Yüksek rakımlı yaylalarda, ağaçların tepelerine kurulan geleneksel kovanlarda “el değmeden” üretilen karakovan balları, bu yıl kilogramı 7 bin TL’ye varan fiyatlarla satışa sunularak, 6 bin TL’lik Anzer balını geride bıraktı.

Balda Taht Kavgası: Karakovan, Anzer’i Solladı!

“Tek Bir Yaylaya Odaklanmamak Lazım”

Çamlıhemşin’de arıcılık yapan Mustafa Memoğlu, bu yıl rekolteden memnun olduklarını ancak bal kalitesinin sadece tek bir yayla ile sınırlı olmadığını belirterek Anzer balı markasına göndermede bulundu. Memoğlu, “Bir profesör çıkıyor, ‘Rize’nin bu yaylasının balı şifadır’ diyor. Ama bir yaylayı diyor. Bu böyle değil. Rize dediğin zaman Kaçkar Dağları’nın hepsi aynıdır. Florası, çiçeği, her şeyi aynı. Önemli olan rakımdır. Deremezra, Sırt Yayla, Ceymakçur, Kavron Yaylası, her taraf aynıdır. Tek bir tarafa odaklanmamak lazım” dedi.

El Değmeden, Ağaçların Zirvesinde Üretiliyor

Karakovan balının üretim sürecinin tamamen doğal olduğunu vurgulayan Memoğlu, “Kütüğü oyar, ağaçların tepesine koyarız. Oğul kendiliğinden içine yerleşir. Kesinlikle biz ona herhangi bir katkı maddesi, şeker, mum hiçbir şey koymayız. Arı doğadan ne toplarsa, balı o olur” diye konuştu.

Balda Taht Kavgası: Karakovan, Anzer’i Solladı!

Toprak TV Olarak

Rize‘den gelen bu haber, sadece bir fiyat rekoru değil, aynı zamanda Türkiye’deki coğrafi işaretleme ve markalaşma stratejileri üzerine düşünmemiz gereken bir “bal dersidir”. Bu olayın iki önemli boyutu var: Birincisi, “Teruar” ve Üretim Hikayesinin Gücü. Karakovan balının Anzer’i geçmesinin ardında, sadece balın kalitesi değil, aynı zamanda onun “ağacın tepesinde, el değmeden” üretilmesi gibi eşsiz ve pazarlanabilir hikayesi yatmaktadır. Bu, bir ürünün değerinin sadece tadında değil, aynı zamanda ruhunda ve hikayesinde gizli olduğunun kanıtıdır. İkincisi ise, Adil Rekabet ve Bölgesel Markalaşma Çağrısıdır. Arıcı Mustafa Memoğlu‘nun “Tek bir tarafa odaklanmamak lazım” isyanı, aslında bir bölgenin tüm zenginliğini tek bir markanın gölgesinde bırakmanın ne kadar haksız olduğunu haykırmaktadır. Eğer Kaçkar Dağları’nın zengin florası bir bütünü oluşturuyorsa, o zaman “Anzer Balı” markasının başarısı, “Kaçkar Yayla Balı” gibi daha kapsayıcı ve bölgedeki tüm üreticilere fayda sağlayacak yeni markaların da önünü açmalıdır. Bu, rekabetin kaliteyi, kalitenin de refahı artıracağının en tatlı formülüdür.

Balda Taht Kavgası: Karakovan, Anzer’i Solladı!

Toprak haber

Kaynak: İHA

Bir yanıt yazın