Elma üretim merkezi Niğde‘de çiftçiler, iklim değişikliğinin getirdiği kuraklık ve yer altı sularının azalması sorununa karşı kendi çözümlerini üretti. Ulukışla ilçesindeki elma üreticileri, bahçelerinin yanına inşa ettikleri dev sulama havuzlarına kışın yağan kar ve yağmur sularını depolayarak, yazın en kritik aylarında bahçelerine “can suyu” veriyor. Bu sistemle hem üretim güvence altına alınıyor hem de yer altı suları korunuyor.
Birlik Başkanı Kaplan: “Yaza Ekstra Suyla Girmiş Oluyorum”
Niğdeli Çiftçiden Kuraklığa ‘Havuzlu’ Çözüm!
Niğde Elma Üreticileri Birliği Başkanı Atilla Kaplan, iklim koşullarının değişmesiyle yer altı sularının yetersiz kaldığını ve bu yüzden tedbir almak zorunda kaldıklarını belirtti. Kendi inşa ettiği 300 bin ton kapasiteli havuz sayesinde 1100 dönümlük bahçeleri için yaza ekstra suyla girdiğini söyleyen Kaplan, “300 bin ton civarındaki suyum 800 dönümlük bir bahçeye iki ay takviye yapabiliyor. Yazın sıcak geçtiği haziran, temmuz, ağustos aylarında bizim için çok önemli” dedi.
Niğdeli Çiftçiden Kuraklığa ‘Havuzlu’ Çözüm!
Üretici Erdağ: “Birinci Sınıf Elma Üretmek Zorundayız”
Elma üreticisi Recep Erdağ ise suyun kontrol altında tutulmasının, dış pazarda rekabet edebilmek için gereken “birinci sınıf elma” üretimi için hayati olduğunu vurguladı. Erdağ, “Su, yaşanan don olaylarında mücadele yöntemi olarak da kullanılıyor, don gibi hava şartlarında bile bizim için elzem” diyerek, havuz yatırımının hem kuraklığa hem de dona karşı bir güvence olduğunu belirtti.
Atilla Kaplan Niğde Elma Üreticileri Birliği Başkanı
Toprak TV Olarak
Niğde Ulukışla‘dan gelen bu haber, çiftçinin iklim krizine karşı teslim olmak yerine, akıl ve yatırımla nasıl “kendi kaderini tayin ettiğinin” en güzel örneğidir. Bu, sadece bir sulama tekniği değil, bir zihniyet devrimidir. Üreticiler, yer altı suyunu hoyratça “çeken” bir konumdan, kışın boşa akan yüzey suyunu hasat edip “yöneten” bir konuma geçmiştir. Bu, sürdürülebilir su yönetiminin çiftlik ölçeğindeki en başarılı uygulamasıdır. Üretici Recep Erdağ’ın da belirttiği gibi, bu yatırım sadece bir kurtuluş değil, aynı zamanda bir kalite ve rekabet hamlesidir. Çünkü ihracat pazarlarının istediği “birinci sınıf elmayı” üretmek, kontrollü ve kesintisiz su yönetimiyle mümkündür. Devletin büyük projeleri beklenirken, Niğdeli çiftçinin kendi imkanlarıyla yarattığı bu “yerel ve milli çözüm modeli”, Türkiye’nin kuraklıkla mücadele eden diğer tüm bölgeleri için ilham verici bir yol haritası sunmaktadır.