2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı‘na göre, tarım sektörüne ayrılan destekleme bütçesi %24,2 artarak 167,6 milyar liraya çıkarıldı. Bu bütçe içinde, hayvancılık sektörü için ayrılan pay, bu yıla kıyasla %31 artışla 36 milyar 616 milyon lira olarak planlandı.
2026 Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’na göre
hayvancılığa 36.6 Milyar TL destek verilecek.
AA muhabirinin programdan derlediği bilgilere göre, hayvancılıkta verimlilik, kalite ve planlı üretimin artırılması hedefleniyor. Bu kapsamda, Temmuz 2024’te geçilen yeni modele ek olarak, Eylül 2025’te yapılan değişiklikle birim destek tutarları ve yerli ırklara yönelik destekler artırıldı.
Yerli Aşı Üretim Merkezi Kuruluyor
Programda, hayvan hastalıklarıyla mücadele için atılacak adımlar da netleşti. Şap hastalığının yeni serotipi SAT-1 ile mücadele kapsamında Şap Enstitüsü’nün 17,2 milyon doz aşı ürettiği belirtilirken, geleceğe yönelik daha kalıcı çözümler planlandı. Bu kapsamda, özel sektörle işbirliği içinde bir aşı geliştirme merkezi ve uluslararası akreditasyona sahip bağımsız bir veteriner tıbbi ürünleri kontrol merkezi kurulması çalışmalarının başladığı ifade edildi. Hedefin, “veteriner aşılarının tamamının yurt içinde üretimini” sağlayacak bir aşı üretim merkezi kurmak olduğu vurgulandı.
Don Faturası: 46,6 Milyar Lira! Programda ayrıca, bu yıl yaşanan zirai don felaketinin faturası da ortaya çıktı. Dondan etkilenen 65 ildeki 16 ürün için, tarım sigortası bulunmayan (TARSİM’siz) ancak Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üreticilere 23,6 milyar lira ödeme gerçekleştirildiği belirtildi. TARSİM kapsamında sigortası bulunan üreticilere ise toplam 23 milyar lira hasar tazminatı ödeneceği ve ödemelerin Kasım ortasına kadar tamamlanacağı bildirildi.
2026 Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’na göre hayvancılığa 36.6 Milyar TL destek verilecek.
Toprak TV Olarak
Bu haber, 2026 yılı tarım bütçesini açıklamanın ötesinde, iki büyük krizden alınan dersleri ortaya koyuyor: Şap Krizi ve İklim Krizi (Don).
Şap Krizinden Alınan Ders: Hayvancılığa ayrılan 36,6 Milyar TL’lik bütçe artışı (%31) elbette önemli. Ancak asıl stratejik hamle, Şap Enstitüsü’nün mevcut çabalarına ek olarak, “özel sektörle işbirliği içinde aşı geliştirme merkezi” ve “veteriner aşılarının tamamının yurt içinde üretimini sağlayacak bir aşı üretim merkezi” kurulmasının planlanmasıdır. Bu, “BİZ”im de her zaman vurguladığımız gibi, kriz anında dışa bağımlı kalmamak, salgın yönetiminde “milli bağımsızlığı” sağlamak adına atılmış hayati bir adımdır.
İklim Krizinin Faturası: Rakamlar net. Sadece bu yılki zirai don felaketinin ülke tarımına maliyeti, sigortalı ve sigortasız üreticilere ödenen toplam 46,6 Milyar Lira!. Bu, iklim değişikliğinin artık bir “teori” değil, bütçeleri sarsan devasa bir “maliyet” kalemi olduğunun kanıtıdır. Devletin, TARSİM’li üreticiye 23 Milyar TL öderken, TARSİM’siz ama ÇKS’ye kayıtlı üreticiyi de yalnız bırakmayıp 23,6 Milyar TL ödemesi, “sosyal devlet” anlayışının ve ÇKS kaydının ne kadar kritik bir güvence olduğunun altını bir kez daha çizmiştir.
Sonuç olarak; bütçe artışları olumlu, ancak asıl başarı bu iki krizden alınan yapısal derslerin (yerli aşı ve sigorta bilinci) hayata geçirilmesiyle ölçülecektir.
2026 Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’na göre
hayvancılığa 36.6 Milyar TL destek verilecek.