Sorting by

×

Fındık Hasadında İşçilik Maliyetine Karşı Teknolojik Kalkan: Ondokuz Mayıs Üniversitesi Uzmanlarından Üreticiye “File Örtü” ve Ekonomik Dip Sürgünü Temizliği Önerisi!…

    [SAMSUN – MERKEZ]

    Karadeniz Bölgesi‘nin en stratejik ihracat emtiası ve bitkisel üretim sembolü olan fındıkta, yaklaşan 2026 yılı hasat dönemi öncesinde bahçelerdeki hummalı hazırlıklar en üst seviyeye ulaştı. Küresel pazarda lider konumda bulunan Türkiye’nin bu gücünü koruyabilmesi adına, yüksek girdi maliyetleri ve artan işçilik giderleri karşısında üreticilerin rekabet gücünü artıracak makro önlemler hayata geçiriliyor. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü uzmanları, sahada yürüttükleri Ar-Ge çalışmaları neticesinde fındık tarımında hasat lojistiğini kökten değiştirecek mekanizasyon hamlelerini üreticilerle paylaştı.

Mekanizasyon ve File Örtü Sistemi Toplama Hızını Tam 4 Kat Artırıyor

Saha denemelerinde elde edilen somut başarıların ardından fındık üreticilerine maliyet düşürücü reçeteler sunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ümit Serdar, işçilik giderlerinin baskısını kırmak için “file örtü” yönteminin ivedilikle yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı. Bu yöntemin fındık toplama hızını en az 3 ila 4 kat artırarak randımanı doğrudan yukarı taşıdığını tespit ettiklerini belirten Prof. Dr. Ümit Serdar, devlet destekli projeler kapsamında üreticilere sunulan file hibelerinin bu yıl stratejik bir avantaj sağlayacağını kaydetti. Yağışlı havalarda taban arazilerdeki hasat makinelerinin performans kaybı yaşadığını, ancak file sisteminin her koşulda işlerliğini koruduğunu aktaran uzmanlar, sistemin teşvik mekanizmalarıyla desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Küresel Rekabet Karşısında Güçlü Kalmanın Tek Yolu Maliyetleri Düşürmek

Türkiye’nin fındık tedarik zincirinde Amerika, Şili, İtalya, Gürcistan ve Azerbaycan gibi güçlü aktörlerle rekabet hâlinde olduğunu hatırlatan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ümit Serdar, bitkisel üretimde sürdürülebilirliğin maliyet kontrolünden geçtiğini ifade etti. Bu yıl genelinde fındık sahalarında yüksek rekolte beklendiğini belirten Prof. Dr. Ümit Serdar, “Fındık ülkemiz için stratejik bir üründür. Bu yıl iyi bir rekolte bekliyoruz. Ancak bunun gerçekleşebilmesi için fındığın sağlıklı bir şekilde harmana ve tüketiciye ulaşması gerekiyor. Özellikle kahverengi kokarca zararlısı ve külleme hastalığı üreticilerin dikkat etmesi gereken en önemli riskler arasında yer alıyor” uyarısında bulundu. Meyilli araziler için uzaktan kumandalı ve robotik mekanizasyon çözümlerinin geliştirildiğini ekleyen uzmanlar, teknolojinin gücüyle üretim maliyetlerinin minimize edileceğini aktardı.

Dip Sürgünü Temizliğinde Geliştirilen Özel Çözeltiyle Yüzde 65 Tasarruf

Hasat öncesi bahçe zemin yönetimi ve bakım süreçlerine dair devrim niteliğinde bir formül de paylaşan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ümit Serdar, fındık dip sürgünü temizliğinde işçilik maliyetini yaklaşık yüzde 65 oranında azaltan azotlu-tuzlu çözelti yöntemini açıkladı. Sürgün boyları henüz 15-20 santimetreyken uygulanması gereken yöntemin detaylarını aktaran uzmanlar, 100 litre suya 10-15 kilogram amonyum sülfat gübresi ya da kaya tuzu eritilerek hazırlanan çözeltinin yılda 3-4 defa tekrarlanması hâlinde motorlu tırpan ihtiyacının asgariye ineceğini bildirdi. Zamanlamanın kaçırılması durumunda ise tırpan aparatları ve çay toplama makineleri gibi alternatif mekanizasyon ögelerinin devreye sokulabileceği ifade edildi.

Toprak TV Olarak;

Karadeniz fındık tarımında Ondokuz Mayıs Üniversitesi akademisyenleri tarafından geliştirilen file örtü ve tuzlu çözelti formülleri, tırmanan motorlu tırpan yevmiyeleri ve toplama işçiliği maliyetleri altında ezilen üreticilerimiz için çok kıymetli birer can simididir. Tarımsal yayıncılığın tarafsız terazisiyle vurgulamak gerekir ki; fındıkta dünya lideri olmamız, üreticimizin sırtındaki yüksek girdi ve işçilik yüklerini görmezden gelmemizi gerektirmez. Küresel pazardaki Amerika ve Şili gibi rakiplerimizin tam mekanizasyon avantajına karşı, bizim taşralı üreticimizi geleneksel ve yorucu yöntemlerle baş başa bırakmamamız, bakanlık bünyesindeki il ve ilçe müdürlükleri vasıtasıyla bu hibe ve teknoloji transfer süreçlerini tüm köylere ulaştırmamız gerekmektedir. Üreticilerimizin kahverengi kokarca zararlısı ve külleme risklerine karşı entegre mücadele kurallarına uyması, teknik çözelti uygulamalarında uzman ziraat mühendislerinin tavsiyelerinden şaşmaması ve Karadeniz’in ani bastıran fırtına risklerine karşı TARSİM tarım sigortası güvencesini elden bırakmaması sürdürülebilir ihracat istikrarımız için elzemdir. Unutmayalım ki gücümüz bilimin ışığında, vaktinde alınan tedbirde ve alın terinin bereketindedir.

toprak haber

Kaynak: İHA

Bir yanıt yazın