Sorting by

×
Toprak Radyo Televizyonu

Elazığ’ın “Kırmızı Altını” Dünya Sofralarında: Kuru Domates İhracatı Rekora Koşuyor…

    [ELAZIĞ]

    Elazığ‘da yetiştirilen ve tadı ile aromasıyla hem yurt içinde hem de yurt dışında büyük talep gören sanayi tipi domates, bölge için önemli bir gelir ve ihracat kapısı oldu. Bu yıl üretilen 40 bin ton sanayi domatesinin 20 bin tonu, güneşte kurutularak başta İtalya, İngiltere, Almanya ve Fransa olmak üzere dünya sofralarına gönderiliyor.

Üretimin Yarısı Kurutulup İhraç Ediliyor

Elazığ’ın ‘Kırmızı Altını’ İtalya Sofralarında!

Elazığ İl Tarım ve Orman Müdürü Saadettin Taşkesen, kentin toprak yapısı ve ikliminin domates yetiştiriciliğine çok elverişli olduğunu belirtti. Taşkesen, “Geçen yıl yaklaşık 1000 ton olan kurutmalık domates ihracatının bu yıl 1300 ton civarında olmasını bekliyoruz. 20 bin ton yaş domates, 1300 ton kurutulmuş domatese tekabül ediyor,” dedi. Taşkesen, artan üretimle birlikte bölgede işleme tesislerinin de çoğalacağını vurguladı.

Çiftçi Hem Üretiyor Hem İstihdam Sağlıyor

Şahaplı köyündeki üreticilerden Halil Yalçın, 7 yıldır ağırlık verdiği domates üretiminde bu sene 400-500 dönüm alanda ekim yaptığını söyledi. Yalçın, “Yaklaşık 200 ton kuru domates elde ettim. Burada 120 işçiye istihdam sağlıyorum. Domateslerimizde ilaç ve katkı maddesi bulunmuyor,” diyerek hem üretimin ölçeğini hem de kalitesini ortaya koydu.

Elazığ’ın ‘Kırmızı Altını’ İtalya Sofralarında!

Sıradaki Hedef: Salça Fabrikası Kurmak

Babasıyla birlikte üretim yapan İbrahim Yalçın ise gelecek hedeflerini, “Desteklerle daha fazla üretim yapmayı hedefliyoruz. Salça fabrikası kurma düşüncemiz de var. Üretimimizi artırıp ülkemize daha fazla katkıda bulunmak istiyoruz,” sözleriyle açıkladı.

Toprak TV Olarak

Elazığ‘ın kuru domates başarı hikayesi, “doğru ürün, doğru pazar” stratejisinin ne kadar etkili olduğunun bir kanıtıdır. Elazığlı çiftçi, ürününü sadece düşük fiyata salça fabrikasına satmakla kalmıyor; yarısını basit ama değerli bir işlemle (güneşte kurutma) “katma değerli” bir ihraç ürününe dönüştürüyor. Bu, hem ürünün raf ömrünü uzatan hem de kar marjını katlayan akılcı bir hamledir. Yalçın ailesinin “salça fabrikası kurma” hayali ise bu vizyonun bir sonraki aşamasıdır. Bu, tarladan sofraya değer zincirinin tamamına sahip çıkma, aracıları azaltıp karı doğrudan üreticide bırakma iradesidir. İşte bu tür girişimci ve vizyoner çiftçiler, doğru desteklerle buluştuğunda, Elazığ gibi şehirlerimiz sadece birer üretim merkezi değil, aynı zamanda birer sanayi ve ihracat üssüne dönüşebilir.

Elazığ’ın ‘Kırmızı Altını’ İtalya Sofralarında!

Toprak haber

Kaynak: Tarım Orman Ekranı

Bir yanıt yazın