Türkiye’nin en verimli toprakları Çukurova’da, bir dönemin “beyaz altını” olarak bilinen pamukta hasat buruk başladı. Yüksek girdi maliyetleri ve düşük fiyatlar nedeniyle çiftçinin pamuktan uzaklaşmasıyla, 2018’de 455 bin dönüm olan ekim alanı, bu yıl %70’in üzerinde bir düşüşle 124 bin 500 dönüme kadar geriledi. Kuraklıktan etkilenen rekoltenin ise dönüme ortalama 350-400 kilogram olması bekleniyor.
Adana’da Pamuk Can Çekişiyor: Ekim Alanları Neden Eridi?
“Artık Romanlara Konu Olan Ağalar Bitti”
Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, pamuk ekim alanlarındaki bu tarihi düşüşün endişe verici olduğunu belirtti. Doğan, “Çiftçimiz artık pamuğu sadece başka ürünlere elverişli olmayan çorak arazilerde, tarlası boş kalmasın diye ekiyor. Ovamızda ürün çeşitliliği arttığından, eskiden romanlara, türkülere konu olan pamuk ağaları devri bitti,” dedi.
Çiftçinin Fiyat Beklentisi En Az 35 Lira
Pamukta kilogram başına maliyetin 31 lira olduğunu vurgulayan Başkan Doğan, çiftçinin para kazanabilmesi için açıklanacak fiyatın en az 35 lira olması gerektiğini söyledi. Doğan, “2017’de verilen destekle ekim alanları artmıştı, ancak fiyatlar düşünce çiftçi yeniden pamuktan kaçtı. Bu seneki ekim alanı, son yılların en düşüğüdür,” diye konuştu.
Toprak TV Olarak:
Adana‘dan gelen bu hasat haberi, Çukurova gibi bir tarım efsanesinin geçirdiği büyük dönüşümün en net fotoğrafıdır. “Beyaz Altın” imparatorluğunun yıkılışı, bir başarısızlık değil, çiftçinin ekonomik gerçekler karşısında verdiği rasyonel bir karardır. Mısır, narenciye, soya gibi alternatif ürünlerin daha kârlı hale gelmesiyle, çiftçi pamukla olan duygusal bağını değil, cüzdanının sesini dinlemiştir. Ancak bu dönüşüm, sadece ekonomik değil, aynı zamanda kültürel bir kayıptır. Pamuk, Çukurova’nın ruhuydu. Bugün o ruh, sadece başka ürün yetişmeyen çorak arazilerde can çekişiyor. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı‘nın “maliyeti 31 lira, en az 35 lira olmalı” feryadı, aslında bu stratejik ürünün anavatanında hayatta kalma mücadelesinin bir özetidir. Tarım politikaları, bu değişen maliyet dengelerini gözeterek, pamuğun bu topraklardaki geleceğini güvence altına alacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.