[ANKARA] – Tarım ve Orman Bakanlığı, milyonlarca çiftçinin bir yıllık emeğinin ve desteklerinin temelini oluşturan Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) Yönetmeliği‘nde önemli değişikliklere gitti. Resmi Gazete‘de yayımlanarak 1 Eylül itibarıyla yürürlüğe giren yeni düzenleme, kamu arazilerinde üretim yapanlardan ürün değişikliği taleplerine kadar birçok konuda çiftçiye esneklik ve kolaylık sağlıyor.
ÇKS’de Devrim Gibi Yenilikler: Peki “Su Belgesi” Şartı Ne Anlama Geliyor?
Kamu Arazisindeki Üreticiye “Taahhütname” Kolaylığı
Yeni yönetmelikle getirilen en dikkat çekici değişikliklerden biri, mülkiyeti kamuya ait arazilerde üretim yapan çiftçiler için oldu. Artık kira sözleşmesi bulunmayan üreticiler, bir “taahhütname” ile ÇKS başvurusu yapabilecek. Ancak, bu çiftçilerin tarımsal desteklerden faydalanabilmeleri için daha sonra kira sözleşmesini ibraz etmeleri gerekecek.
ÇKS’de Devrim Gibi Yenilikler: Peki “Su Belgesi” Şartı Ne Anlama Geliyor?
Ürün Değişikliği ve Sulama Durumunda Esneklik
Yeni düzenlemeyle, çiftçilerin belirtilen başvuru süreleri dışında da ürün değişikliği talebinde bulunabilmelerinin önü açıldı. Bu talepler, yıl sonuna kadar tespit komisyonlarınca değerlendirilebilecek. Benzer şekilde, arazinin sulama durumuna ilişkin değişiklik başvuruları için son tarih 30 Haziran olsa da, bu tarihten sonraki talepler de yıl sonuna kadar komisyon tarafından değerlendirmeye alınabilecek.
ÇKS’de Devrim Gibi Yenilikler: Peki “Su Belgesi” Şartı Ne Anlama Geliyor?
Toprak TV Olarak:
Tarım ve Orman Bakanlığı‘nın ÇKS yönetmeliğinde yaptığı bu değişiklikler, sahadaki gerçeklere ve çiftçinin taleplerine kulak verildiğini gösteren, son derece olumlu ve pratik adımlardır. Özellikle kamu arazilerinde üretim yapan binlerce çiftçimizin, bürokratik bir engel olan “kira sözleşmesi” şartı nedeniyle yaşadığı mağduriyetin “taahhütname” ile aşılması, devrim niteliğinde bir kolaylıktır.
Ancak, bu olumlu adımların yanında, yönetmeliğin içinde yer alan ve su kaynaklarımızı kayıt altına almayı hedefleyen “Su Tahsis Belgesi” şartı, sahadaki yansımaları itibarıyla son derece dikkatle yönetilmesi gereken kritik bir virajdır. Kağıt üzerinde, “suyu yönetme” adına atılmış doğru bir adım olan bu kural, ülkemizdeki “ruhsatsız kuyu” gerçeğiyle yüzleşmeden sert bir şekilde uygulanırsa, on binlerce küçük çiftçiyi sistemin dışına itme, yani kayıt dışılığa mahkum etme riski taşımaktadır. Bu iyi niyetli düzenlemenin bir ceza mekanizmasına dönüşmemesi için
Çözüm Önerilerimiz:
1- “Su Affı” ve “Beyaz Sayfa”: Bu, bir milat olmalı. Devletimiz, “Geçmişte ne olduğuna bakmıyorum, gelin bugünden itibaren her şeyi kayıt altına alalım” diyerek, bir “su affı” veya “beyaz sayfa” açmalı. Tüm ruhsatsız kuyular, belirli bir süre içinde, kolaylaştırılmış şartlarla kayıt altına alınmalı.
2-Kademeli ve Destekli Geçiş: Bu, “hadi yarına kadar halledin” denecek bir iş değil. Çiftçiye, kuyusunu ruhsatlandırması ve sayacını taktırması için en az 2-3 yıllık bir geçiş süreci tanınmalı. Bu süreçte, ÇKS için “kullanım beyanı” yeterli sayılmalı. Hatta, bu dönüşüm için çiftçiye düşük faizli kredi veya hibe desteği sağlanmalı.
3-Amaç “Yönetmek” Olmalı, “Yasaklamak” Değil: Bu düzenlemenin ruhu, çiftçiyi üretimden caydırmak olmamalı. Tam tersine, “Senin ne kadar suyun var, benim ne kadar suyum var, gel bu suyu en akıllı şekilde birlikte yönetelim” demelidir. Amaç, suyu yönetmektir.
Bu “su tahsis belgesi” şartı, doğru yönetilirse, Türkiye’nin kanayan yarası olan su meselesinde bir devrim olabilir. Ama yanlış yönetilirse, on binlerce çiftçiyi sistemin dışına iten, üretimi baltalayan bir kaosa da dönüşebilir. Umarız, aklın ve sağduyunun sesi galip gelir.
ÇKS’de Devrim Gibi Yenilikler: Peki “Su Belgesi” Şartı Ne Anlama Geliyor?