Sorting by

×

Feke’de Kadın Üreticilerin ORKÖY Azmi: Çorak Topraklar %50 Hibeyle Örtü Altı Üretime Kazandırıldı…

    [ADANA – Feke]

    Adana’nın Feke ilçesine bağlı Tapan bölgesinde kadın üreticilerin yoğun emeği ve devlet destekleri, kırsal kalkınmada güçlü bir başarı hikayesine sahne oluyor. Orman Genel Müdürlüğü bünyesindeki Orman ve Köy İlişkileri Dairesi Başkanlığı (ORKÖY) ile genç çiftçi projelerinden destek alan kadın girişimciler, yıllar önce çorak yapısı nedeniyle atıl kalan arazileri lavanta bahçelerine dönüştürdükten sonra şimdi de seracılık faaliyetleriyle bölgede örtü altı bitkisel üretimin öncüsü oldu. %50 hibe desteğiyle ilçede bir ilki gerçekleştiren kadınlar; kış döneminde marul, yaz sezonunda ise domates üreterek kırsalda sürdürülebilir yeni bir gelir kapısı araladı.

Uygulama Su Kısıtlılığına Alternatif Oldu

2009 yılında bölgedeki su kısıtlılığı sebebiyle değerlendirilemeyen çorak arazileri alternatif bitkisel üretim kapsamında lavanta ile buluşturan kadınlar, projenin ikinci aşamasında ORKÖY seracılık teşviklerine yöneldi. Paşalı Mahallesi’nde bir araya gelen beş kadın üretici, kurdukları modern seralarla hem aile ekonomilerini güçlendirdi hem de agro-turizm potansiyeliyle bölgeyi değerli hale getirdi. Paşalı Mahallesi’nde yaşayan kadın girişimci Hilal Köz, Tarım ve Orman Bakanlığı ormancılık destekleri kapsamında kurduğu tesisle ilçesindeki ilk sera kurulumunu gerçekleştirerek diğer üreticilere de örnek teşkil etti.

Üreticinin Görüşü ve Yatırımın Ekonomik Boyutu

Örtü altı bitkisel üretim yolculuğunun bir vizyonla başladığını belirten Hilal Köz, süreci şu sözlerle aktardı:
“Bir tanıdığımın farklı bir bölgede hayata geçirdiği sera projesini gıpta ile incelemiştim. Tarım ve Orman Bakanlığı ORKÖY Projesi çerçevesindeki seracılık teşviklerine başvuruda bulunduk. Feke Orman İşletme Müdürü Mustafa Çelen’in kurumsal destekleri ve yönlendirmeleri ile tesisimizi kurduk. Köyümüzden toplam beş üretici olarak bu yola çıktık ve %50 hibe desteğinden faydalandık. Toplamda 400.000 ₺ finansman desteğiyle kurulan 500 metrekarelik seramızda damla sulama altyapısını tamamlayıp fidelerimizi toprakla buluşturarak üretime başladık.”

Paşalı Mahallesi’nin klasik tarla tarımına elverişli olmadığını, su tasarrufu sağlayan modern tekniklerin şart olduğunu vurgulayan Köz, çözüme yönelik şu teknik detayları paylaştı:
“Köyümüz su kaynakları bakımından zengin bir yapıya sahip değildi. Geleneksel üretime çok uygun olmayan bu alanlarda, damla sulama entegreli seracılığın daha az su tükettiğini görerek bu alana yöneldik. İlk etapta eylül-ekim döneminde seraya 1.600 adet marul dikimi gerçekleştirdim. Kış sezonunda bu ürünlerin satışını yaparak elde ettiğim gelirle yazlık domates fidelerimi finanse ettim. Sera, kendi kendini çeviren bir ekonomik model haline geldi. Mevcut üretim döngüsünde, verimliliğe bağlı olarak bir seradan yıllık 500.000 ₺ ila 600.000 ₺ arasında net gelir elde etmek mümkündür.”

Bin Rakımdan Çukurova’ya Marul Sevkiyatı

Kırsal alanda başlatılan örtü altı üretimin kısa sürede pazarda yer bulduğunu belirten Hilal Köz, ulaşılan başarıyı şu sözlerle tamamladı:
“Uzak bir yere gittiğim zaman ilk özlediğim yer üretim alanım oluyor. Gelip ürünlerimin sağlığını kontrol etmek son derece heyecan verici. Şu an köyümüzde aktif üretim yapan 5 sera bulunuyor ve gelen yoğun taleplere yetişmekte zorlanıyoruz. Geçtiğimiz kış marulun adetini 35 ₺ ile 50 ₺ arasında pazara sunduk. Çukurova genelindeki ovalarda yaşanan su baskınları üretimi olumsuz etkileyince, bizim 1.000 rakımlı bu kırsal alandaki alternatif üretimimiz muazzam bir değer kazandı; ovaya bin rakımdan marul gönderdik.”

Paşalı Mahallesi sakinlerinden Ayşe Başer ise geçmişte kendilerine inanılmadığını ancak bugün çorak arazilerin kadın emeğiyle nasıl birer turizm ve üretim vahanına dönüştüğünü belirten görüşlerini paylaşarak, tüm bölge halkının kendi topraklarında katma değer üreterek geçimini sağladığını ifade etti.

Toprak TV Olarak;

Kırsal alanlardaki su kısıtlılığı ve çoraklık gibi yapısal dezavantajların, doğru devlet destekleri ve modern örtü altı teknolojileriyle nasıl büyük birer ekonomik avantaja dönüşebileceğini yakından görüyoruz. ORKÖY projeleri kapsamında sağlanan %50 hibe desteklerinin doğrudan kadın üreticilerimizin azmiyle buluşması, bitkisel üretimde sürdürülebilirliğin ve yerel kalkınmanın en somut nişanesidir. Üreticimizin alın terinin teknolojiyle birleşerek katma değer üreterek pazar genişletmesi, gıda arz güvenliğimizin ve kırsalda kalıcı istihdamın temel taşıdır. Toprağına sadakatle bağlı olan ve üretim vizyonunu sahaya yansıtan tüm üreticilerimizin haklı mücadelesini her mecrada desteklemeye devam edeceğiz.

toprak haber

Kaynak: İHA

Bir yanıt yazın