Sorting by

×

Türkiye’nin Bal Ormanları Potansiyeli Açıklandı: 103 Bin Hektarlık Alanda Arıcılık Faaliyetlerine Büyük Destek…

    [ANKARA]

    Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ali Demir, arıcılık sektörünün mevcut durumu, bal ormanlarının stratejik önemi ve coğrafi işaretli ürünlerin pazardaki değeri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’de 103 bin 858 hektar ormanlık alanda yaklaşık 1 milyon 101 bin koloni kapasitesine sahip 918 adet bal ormanı bulunduğunu belirten Demir, bu alanların sürdürülebilir üretime ve kırsal kalkınmaya katkı sunduğunu vurguladı.

Türkiye’nin zengin florası, arı ırkı, ekotip çeşitliliği ve güçlü üretim kültürü sayesinde küresel ölçekte önemli bir konumda olduğunu ifade eden Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ali Demir, ülkenin yıllık 97 bin 253 ton bal üretimiyle dünyada ikinci, yaklaşık 8,7 milyon arı varlığıyla da üçüncü sırada yer aldığını kaydetti. Çam, kestane, geven, yayla ve çiçek ballarının ulusal ve uluslararası pazarlarda yüksek rekabet avantajı sunduğuna dikkat çeken Demir, her balın üretildiği coğrafyanın iklimini, florasını ve geleneksel üretim kültürünü yansıttığını dile getirdi.

41 Bal Türü Coğrafi İşaret Tescili Aldı

Yöresel ve karakteristik özelliklere sahip balların daha geniş pazarlara ulaştırılmasının hem sektörün gelişimine hem de ülke ekonomisine katkı sağlayacağını söyleyen Ali Demir, coğrafi işaretli balların dünya pazarlarında hak ettiği değeri bulması için ortak çalışmalar yürütülmesi gerektiğini belirtti. Türkiye’de ikisi uluslararası olmak üzere toplam 41 bal türünün coğrafi işaret tescili aldığını açıklayan Demir, “Bu ürünler hem üreticiyi koruyor hem de tüketiciye güven veriyor. Ancak coğrafi işaretin alınması kadar tescil sonrasında ürünün denetiminin yapılması, üretim kriterlerinin korunması, etkin tanıtım faaliyetlerinin yürütülmesi ve pazarlama süreçlerinin güçlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

Üretimin %80’i Ormanlık Alanlardan Sağlanıyor

Biyoçeşitliliğin korunmasında ve bitkilerin tozlaşma döngüsünde arıcılık faaliyetlerinin kritik bir rol oynadığını hatırlatan Ali Demir, kestane, ıhlamur, akasya, çam ve sedir gibi orman ağaçları ile otsu bitki türleri dikkate alındığında, bal ve diğer arı ürünleri üretiminin yaklaşık %80’inin orman ve orman sayılan alanlardan elde edildiğini vurguladı.

Orman Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılından itibaren kurulmaya başlanan bal ormanlarının arıcılık sektörü açısından stratejik bir kazanım olduğunu ifade eden Demir, bal ormanlarının yalnızca üretime katkı sağlamakla kalmayıp, orman ekosistemlerinin korunması, odun dışı ürünlerin değerlendirilmesi ve bölge ekonomilerinin güçlendirilmesi açısından da hayati bir işlev gördüğünü belirterek ballı bitki çeşitliliğine sahip bu alanların sayısının artırılması gerektiğini kaydetti.

Toprak TV Olarak;

Türkiye’nin küresel bal üretiminde sahip olduğu ikincilik koltuğu ve 41 tescilli coğrafi işaretli ürünü, arıcılık sektörümüzün dünya çapındaki gücünü ve stratejik potansiyelini göstermektedir. Bal ve arı ürünleri üretiminin %80 gibi büyük bir oranının orman alanlarına bağımlı olması, Orman Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen bal ormanları projesinin değerini daha da artırmaktadır. Sürdürülebilir arıcılığın desteklenmesi, sadece ekonomik bir getiri değil, aynı zamanda biyoçeşitliliğin korunması ve gıda arz güvenliğinin devamlılığı açısından ekolojik bir zorunluluktur. Üretici birliklerinin tescil sonrası denetim ve markalaşma vurgusunu destekliyor, kırsal kalkınmanın lokomotifi olan arıcılarımızın emeğinin uluslararası pazarda en doğru değere ulaşmasını temenni ediyoruz.

toprak haber

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın