Tarım ve Orman Bakanlığı Net Konuştu: Türkiye sınırları içinde Yapay Et Üretimi ve Tüketimi Söz Konusu Değildir!…
-
[ANKARA]
Resmi Gazete’de 20 Mayıs 2026 tarihinde yayımlanan 332 sayılı Türk Gıda Kodeksi Yeni Gıdalar Yönetmeliği, sosyal medyada yapay et üretimine izin verildiği yönünde iddiaların ortaya atılmasına neden oldu. Çağdaş Çetindemir imzalı içeriklerin ardından büyüyen tartışmalara Tarım ve Orman Bakanlığı son noktayı koydu. Kamuoyunda yanlış algı oluşturabilecek haber ve yorumların ardından açıklama yapan bakanlık, Türkiye sınırları içinde yapay et üretiminin ve tüketiminin söz konusu olmadığını ve olmayacağını bildirdi.
Yönetmelik Yasakları Daha Güçlü Bir Hukuki Bariyer Haline Getirdi
Yayımlanan yeni mevzuatın iddiaların aksine yapay et yasağını çok daha güçlü bir yasal dayanağa kavuşturduğunu belirten bakanlık yetkilileri, “yeni gıda” tanımının 31 Aralık 2025 tarihinden önce ülkede yaygın tüketilmeyen ve yönetmelik ekinde listelenen ürünleri kapsadığını açıkladı. Yapılan düzenlemede yer alan “bitkiler, mikroorganizmalar gibi organizmalardan elde edilen” ifadesinin hayvansal dokulardan elde edilebilecek hücre ve doku kültürlerinin başvurusuna izin vermediği; bu sebeple yapay et veya bunu çağrıştıracak ürünlere ilişkin herhangi bir başvurunun dahi yapılamayacağı bildirildi.
Doğal Üretim ve Hayvansal Üretim Önceliğimizdir
Bakanlık tarafından paylaşılan resmi deklarasyonda, hücre ve doku kültürü ile üretilen laboratuvar ürünlerine karşı duruşun kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı. Açıklamada, “Doğal üretimi, hayvansal üretimimizi, tüketici sağlığını ve kültürel hassasiyetlerimizi korumak temel önceliğimizdir. Türkiye sınırları içinde yapay et üretimi ve tüketimi söz konusu değildir ve olmayacaktır” ifadelerine yer verilerek yerli üreticinin ve hayvansal üretim sektörünün güvence altında olduğu belirtildi.
Toprak TV Olarak;
Yeni Gıdalar Yönetmeliği üzerinden üretilen spekülasyonların, gıda güvenliği ve iç piyasa dengeleri açısından stratejik bir dezenformasyon riski taşıdığını görüyoruz. Hakiki hayvansal üretim süreçlerini ve çiftçilerimizin emeğini gölgeleyen bu asılsız iddialara karşı, bakanlığın getirdiği net hukuki bariyer yerli üretim istikrarı adına kritik bir güvencedir. Üreticimizin emeğinin korunması ve doğru bilgilendirilmesi, gıda arz güvenliğimizin en rasyonel savunma mekanizmasıdır.




