Sorting by

×

Küresel Gübre Piyasasında “Hürmüz Kördüğümü”: Arzın %28’i Buzda Ve Ateşte Rehin Kaldı…

    Değerli çiftçi kardeşlerim, toprağın sadık bekçileri, üretimin cefakâr kahramanları;

    Hani bazen gökyüzü iyice kararır, kuşlar yuvalarına çekilir de fırtınanın eli kulağında olduğunu anlarsınız ya; işte küresel gübre piyasası tam da o sessiz ama derin fırtınanın ortasına düştü. Geçen hafta bahsettiğimiz “lojistik kıskaç,” bu hafta maalesef bir “kördüğüme” dönüştü. Hürmüz Boğazı’nın üzerindeki gerilim sadece haritaları değil, doğrudan sizin tarlanızdaki buğdayın boyunu, mısırın bereketini tehdit ediyor.

Unutmayalım ki Hürmüz sadece bir boğaz değil; dünya gübre ticaretinin kalbi, enerji akışının şah damarıdır. Bu damarda oluşan her tıkanıklık, sadece fiyatı değil, zamanlamayı da öldürür. Tarımda zaman kaybı ise telafi edilemez bir verim kaybıdır.

Elime gelen raporlar bas bas bağırıyor: Küresel ticaretin can damarı olan Hürmüz’ün kuzeyinde 700.000 tondan fazla ürün donmuş durumda. Gemiler limanlarda hapsolmuş, transponder sinyallerini değiştirip “Çinli mürettebatımız var” diyerek boğazdan geçmeye çalışan çaresiz bir deniz trafiği oluşmuş durumda. Üstelik iyimser senaryoda bile İran’ın normal ihracatının ancak %50’si mümkün olsa, toplam kayıp 850.000 tonu aşıyor. Yani piyasa günde 42-43 bin ton ürünü, küresel ticaretin %28’ini kaybediyor.

Gelin, Mart ayının bu en sıcak haftasında, cebimizi ve tarlamızı yakan bu verileri, Levent Özdemir tarzıyla bir bir analiz edelim.

NOT: (FOB: Çıkış limanı fiyatı, CFR: Nakliye dahil teslim fiyatı, $/t: Metrik ton başına dolar.)

ÜRE: FİYATLAR YETKİN BİR SIÇRAMAYLA ZİRVEYİ ZORLUYOR

Sevgili dostlar, üre piyasasında artık “belirsizlik” değil, “yokluk” konuşuluyor. Pazar, her geçen gün küresel ticaretin %28’ini, yani günde 42-43 bin ton ürünü kaybediyor.

• Arz Kilitlenmesi: Dikkat edin; piyasada alıcılar fiyat pahalı diye geri durmuyor, ürün bulamadığı için bekliyor. Bu, klasik bir “fiyat döngüsü” değil, tam anlamıyla bir “arz kilitlenmesi”dir.

• Orta Doğu ve Enerji Denklemi: Hafta ortasında İran’daki Güney Pars doğalgaz sahasına füze saldırısı ve Katar’daki Ras Laffan tesisine misilleme haberleri fiyatları yeniden ateşledi. Cezayir’de satışlar hızla 750 $/t FOB’a, Nijerya’da Dangote 700 $/t FOB’a, Kuzey Afrika’da ise 754 $/t FOB’a kadar tırmandı. Avustralya hâlâ en yüksek ödeme yapan pazar olarak 800 $/t CFR’nin üzerinde teklifleri kabul ediyor.

Unutmayın; gübre artık sadece bir tarım girdisi değil, doğrudan bir enerji ürünüdür. Doğalgaz yandıkça üre doğar; gaz pahalıysa gübre pahalı olmak zorundadır.

• Baltık ve Karadeniz’den Yükselen Dalga: Buzların erimesiyle Rus üreticiler 650 $/t FOB’dan satışa başladı, Azerbaycan SOCAR ise 705-710 $/t FOB bandına çıktı. Mısır’da da jeopolitik haberlerle teklifler 725-730 $/t FOB’a dayandı.

AMONYAK: AZOTLU GÜBRENİN ANAHTARI KİLİTLİ!

Şimdi üretimin kalbine, amonyak cephesine bakalım. Çünkü ürenin de nitratın da atası amonyaktır.

• Bölgesel Felç ve Kesintiler: Hürmüz Boğazı’nın kuzeyindeki amonyak üreticileri tamamen “felç” olmuş durumda. Umman dışındaki tüm Orta Doğu ihracatı durma noktasında. Katar’da üretim 4 Mart’tan beri düşüşte. Bu durum, nitrat ve üre üretim maliyetlerini doğrudan yukarı itiyor.

• Sınırlı Kaynak Yarışı: Cezayir ve Mısır gibi Hürmüz dışı kaynaklara olan talep patladı. Spot kargolarda fiyatlar 700 $/t FOB sınırını aşarken, sevkiyat garantisi fiyatın önüne geçti. Amonyak bulamayan fabrikalar, üretim kapasitelerini düşürmek zorunda kalıyor; bu da bitmiş ürün fiyatlarını bir domino taşı gibi deviriyor.

FOSFATLAR VE POTAS: 800 DOLARLIK PSİKOLOJİK EŞİK AŞILDI

Maalesef fosfat grubu, lojistik risklerin en sert vurduğu cephe oldu.

• Küresel Sıçrama: Ortalama DAP/MAP fiyatları dünya genelinde 800 $/t seviyesine ulaştı. Üstelik Hürmüz Boğazı’nda DAP/MAP, kükürt ve azotlu gübre yüklü yaklaşık 30 gemi hâlâ mahsur durumda; bu da fiziki arzı görünmez bir duvarla kesiyor.

• Stratejik Yeni Arterler: Bugün piyasada yeni bir denklem kuruluyor: Hürmüz dışı her kaynak “stratejik tedarik” haline geliyor. Umman, Kuzey Afrika ve Baltık hattı artık sadece alternatif değil, yeni ana arterlerdir.

BENCE: “ERİŞİLEBİLİRLİK” EN BÜYÜK SINAVIMIZ

Değerli dostlarım, manzara net; gübre-mısır paritesi son yılların en kötü seviyesinde. Çiftçi artık ürününü satarak gübreye ulaşmakta zorlanıyor. Bu kriz bize şunu gösterdi: Tarımda bağımsızlık, sadece üretmekle değil, girdiye erişimi yönetebilmekle mümkündür. Bugün çiftçinin karşı karşıya olduğu en büyük risk sadece fiyat değil, “erişilebilirliğin” kendisidir.

DEVLETİMİZ ve BAKANLIKLARIMIZ İÇİN STRATEJİK YOL HARİTASI:
Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığımızın eşgüdümlü çalışması, bu fırtınalı denizde gemimizi limana yanaştıracak tek çaredir. Devletimiz bu süreçte sadece “izleyici” değil, piyasayı dengeleyen güçlü bir “hakem ve regülatör” olmalıdır:

• Hürmüz Dışı Tedarik Diplomasisi: Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık devam ederken; Kuzey Afrika (Cezayir, Mısır, Tunus) ve Umman gibi çıkış noktalarıyla hükümetler arası özel “Gıda Güvenliği Koridorları” oluşturulmalıdır.

• İhracat ve Stok İzleme: İç piyasadaki arz güvenliğini korumak adına, belirli gübre gruplarındaki ihracat kayıtları, toprağımızın ihtiyacı doyurulana kadar sıkı bir denetimle yönetilmelidir.

• Lojistik ve Sigorta Desteği: Fırlayan navlun maliyetleri ve iptal edilen savaş riski sigortalarına karşı, stratejik gübre ithalatında kamu destekli bir lojistik fonu veya sigorta garantisi devreye alınmalıdır.

GÜBRE SEKTÖRÜ ve BAYİLERİMİZ İÇİN STRATEJİK BAKIŞ:
Artık mesele sadece gübrenin fiyatı değil; geminin bulunabilirliği, sigortasının yapılabilirliği ve limana ulaşıp ulaşamayacağıdır. Yani piyasa “ticaret” değil, adeta bir “lojistik hayatta kalma mücadelesi” veriyor.

• Depodaki Mal En Büyük Sermayedir: Bayilerimiz için bu dönemde rakamlardan daha önemli olan tek şey “stoktaki ürünün varlığıdır”. Teslimat sürelerinin belirsizleştiği bu puslu havada, stok gücünü koruyan bayi, çiftçisinin en büyük güvencesi olacaktır.

• Garanti Odaklı Tedarik: “Hangi fiyattan?” sorusu yerine “Limanımıza yanaşma garantisi var mı?” sorusu önceliklendirilmelidir. Bayilerimiz günübirlik kâr hırsı yerine, tedarik zincirinin sürekliliğini ve lojistik güvenliği merkeze almalıdır.

ÇİFTÇİ KARDEŞLERİME TAVSİYEM:
Değerli üreticilerimiz; bugün “pahalı” görünen gübre, yarın lojistik tamamen kilitlendiğinde “bulunmayan” gübreden çok daha kıymetlidir. “Yarın düşer mi?” diye beklemek bir üretim planı değil, risk yönetimi hatasıdır. Bu sezonun kazananı, en ucuza alan değil; zamanında bulan ve doğru kullanan olacaktır. Alın terinizi korumanın yolu, girdinizi erkenden garanti altına almaktır. Tarlayı boş bırakmayacağız ama o toprağa can verecek gübresini de asla şansa bırakmayacağız.

Kalın sağlıcakla…

“Toprak Senin Özün, Nasıl Bakarsan Öyle Görür Gözün.”

Levent ÖZDEMİR
Ziraat Yüksek Mühendisi
Toprak Radyo Televizyon A.Ş.
Yönetim Kurulu Başkanı

Gübre artık sadece bir tarım girdisi değil, doğrudan bir enerji ürünüdür

toprak haber

Bir yanıt yazın