Sorting by

×
Toprak Radyo Televizyonu

Kuraklığa Karşı Radikal Çözüm Masada: Arıtılmış Atık Su Tarımı Kurtarabilir mi?…

    [İSTANBUL]

    Türkiye’nin “yüksek su stresi” yaşayan ülkeler arasında yer alması ve tarımsal üretimin kuraklık tehdidi altında olması, alternatif su kaynaklarının kullanımını zorunlu kılıyor. ODTÜ İklim Merkezi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seven Ağır, bu noktada en etkili çözümlerden birinin, arıtılmış atık suların tarımda planlı ve güvenli bir şekilde kullanılması olduğunu belirtti.

Musluktan Değil, Arıtmadan: Kuraklığa Karşı Yeni Silahımız Atık Su mu?

“1 Birim Su İçin 2 Birim Harcıyoruz”

Doç. Dr. Seven Ağır, Türkiye’de tarımda kullanılan suyun neredeyse yarısının eski sulama altyapıları nedeniyle boşa gittiğini vurguladı. Ağır, “Bitkinin alması gereken 1 birim su için neredeyse 2 birim su harcanıyor. Oysa damla sulama gibi modern sistemlerle bu kayıplar önlenebilir,” dedi. İklim değişikliğinin etkisiyle pamuk, mısır gibi suya bağımlı ürünlerin üretiminin giderek kırılgan hale geldiğini belirten Ağır, suyun verimli kullanımının gıda güvenliği için kritik olduğunu söyledi.

Atık Su: Hem Su Hem Gübre Kaynağı

Arıtılmış atık suyun tarımda kullanılmasının, su kaynakları üzerindeki baskıyı azaltarak kuraklığa karşı direnci artırabileceğini belirten Ağır, bu yöntemle %50 ila %80 arasında su tasarrufu sağlanabileceğini ifade etti. Ağır, yöntemin faydalarını şöyle sıraladı: “Arıtılmış suyun içerdiği besin maddeleri gübre ihtiyacını azaltırken, toprak verimliliğini artırabilir. Kontrollü ve ileri arıtma süreçleri, kirleticilerin çevreye taşınmasını önleyerek içme suyu kaynaklarının güvenliğini de destekler”.

Musluktan Değil, Arıtmadan: Kuraklığa Karşı Yeni Silahımız Atık Su mu?

“Kontrolsüz Kullanım Ciddi Tehdit”

Bu yöntemin en kritik noktasının “güvenlik” ve “kontrol” olduğunun altını çizen Ağır, çiftçilerin bazen yeterince arıtılmamış suları tarlada kullandığını ve bunun halk sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Özellikle çiğ tüketilen sebze ve meyvelerde ileri arıtma ve damla sulama gibi yöntemlerin zorunlu olduğunu vurgulayan Ağır, Türkiye’de atık suyun yeniden kullanım oranının %5’in altında olduğunu ancak Konya’daki mor şebeke gibi başarılı örneklerin de bulunduğunu söyledi.

Toprak TV Olarak

“Atık su” kelimesindeki “atık” ifadesi, zihnimizdeki en büyük engel olabilir. Oysa bu habere baktığımızda, atık suyun aslında bir “atık” değil, doğru teknolojiyle yönetildiğinde tarım için hayati bir “kaynak” olduğunu görüyoruz. Kuraklığı artık sadece barajlardaki doluluk oranlarıyla konuşmayı bırakıp, suyu döngüsel bir ekonomiyle nasıl tekrar tekrar kullanabileceğimizi tartışmalıyız. ODTÜ‘lü uzmanın da belirttiği gibi, Türkiye’de suyun yarısı tarlaya ulaşmadan kayboluyorken, şehirlerde kullandığımız suyu arıtıp yeniden tarlaya vermek, bir fantezi değil, akılcı bir zorunluluktur. Konya’daki “mor şebeke” uygulaması bunun kanıtıdır. Bu model, çiftçinin hem su hem de gübre maliyetini düşüren, ülkenin su kaynaklarını koruyan ve gıda güvenliğini sağlayan bir kazan-kazan formülüdür. Artık suya “gidilecek son yer” olarak değil, “başlanacak yeni bir döngü” olarak bakma zamanı gelmiştir.

Musluktan Değil, Arıtmadan: Kuraklığa Karşı Yeni Silahımız Atık Su mu?

Toprak Haber

Bir yanıt yazın