Trakya‘dan Geleneksel Lezzet: Tekirdağ’ın Tescilli Yapıncak Asma Yaprağında Hasat Mesaisi Tam Gaz Sürüyor!
Tekirdağ’da ‘Kınalı Yapıncak’ Hasadı Başladı
Tekirdağ‘da, Türk Patent ve Marka Kurumundan 2020 yılında “Tekirdağ Yapıncak salamura asma yaprağı” adıyla coğrafi işaret alan meşhur Yapıncak üzümünün tüysüz ve narin yapılı asma yaprağının hasadına başlandı. Sabah ve akşam saatlerinde yoğun bir mesai harcayan üreticiler, asma dallarından tek tek özenle topladıkları yaprakları taze ya da salamura şeklinde satışa sunuyor.
Tekirdağ’da ‘Kınalı Yapıncak’ Hasadı Başladı
Tekirdağ Bağcılık Araştırma Enstitüsü Gıda Teknolojileri Bölüm Başkanı Dr. Gamze Uysal Seçkin, Yapıncak yaprağını kıymetli kılan en önemli özelliğinin tüysüzlüğü, az damarlı ve ince yapılı olması olduğunu belirtti. Yaprağının ince olmasından ve sarmasının lezzetinden dolayı Trakya’da tercih edildiğini vurgulayan Seçkin, coğrafi işaret almasının ardından Yapıncak’ın tanınırlığının ülke genelinde daha da arttığını ifade etti.
Tekirdağ’da ‘Kınalı Yapıncak’ Hasadı Başladı
Ekonomik Katkı ve Özel Salamura Süreci
Dr. Gamze Uysal Seçkin, Yapıncak yaprağının ekonomik olarak üreticiyi sevindirdiğini dile getirerek, kent genelinde hasadın bir ay boyunca devam edeceğini söyledi. Yapıncak üzüm çeşidinin 1990 yılında milli üzüm çeşidine eklendiğini hatırlatan Seçkin, yaprağın daha çok salamura şeklinde tüketildiğini belirtti.
Hasat edilen yaprakların bekletilmeden salamurada işlendiğini anlatan Seçkin, “Yaprak için yüzde 10 tuz, yüzde 1 limon tozu içeren su hazırlanıyor. Yıkanan yaprakları 4 ile 5 hafta fermantasyon ederek bekletiyoruz. Burada bekleyen yapraklarımızı suyundan alıp, sularının süzülmesini beklettikten sonra 500 gramlık ambalajlarla paketleyerek enstitümüz bünyesinde satışını gerçekleştirmekteyiz” dedi. Bu yıl enstitüde 1 ton Yapıncak yaprağının hasat edilmesi bekleniyor.
Tekirdağ’da ‘Kınalı Yapıncak’ Hasadı Başladı
Toprak TV olarak, Tekirdağ’ın bu tescilli ve lezzetli Yapıncak asma yaprağının hasadını beğeniyle karşılıyoruz. Geleneksel lezzetlerimizin coğrafi işaretlerle korunması ve üretim süreçlerindeki titizlik, Türk mutfağına ve çiftçimize değer katmaya devam ediyor.