Sorting by

×

Marmara’da Balıkçılık Ekosistemi Alarm Veriyor: Gemlikli Balıkçılar Müsilaj, Kirlilik ve Bilinçsiz Avlanmaya Karşı Acil Önlem Bekliyor!…

    [BURSA – GEMLİK]

    Marmara Denizi’nin en önemli kıyı balıkçılığı merkezlerinden biri olan Bursa’nın Gemlik ilçesinde, hayvansal üretim kapsamında değerlendirilen su ürünleri sektörü çevresel baskılar ve sosyo-ekonomik zorluklar nedeniyle hassas bir süreçten geçmektedir. Denizlerdeki biyolojik çeşitliliğin korunması, sürdürülebilir su ürünleri arzının sağlanması ve küçük ölçekli geleneksel balıkçılığın desteklenmesi amacıyla sahadaki aksaklıklar ve talepler sektör temsilcileri tarafından dile getirilmektedir. Bölgede uzun yıllardır denize açılarak geçimini sağlayan kıyı balıkçıları, popülasyon azalması ve çevresel kirlilik faktörleri nedeniyle şartların her geçen yıl daha da ağırlaştığını ifade etmektedir.

Fiyat Dalgalanmaları ve Artan Girdi Maliyetleri Küçük Ölçekli Balıkçıları Zorluyor

Saha faaliyetlerini sürdüren balıkçılar, nisan ve mayıs aylarından itibaren ağırlıklı olarak istavrit, sardalya ve tekir avcılığı yaptıklarını ancak elde edilen gelirin işletme giderlerini karşılamakta yetersiz kaldığını belirtmektedir. Balık halinde yaşanan anlık fiyat dalgalanmaları ticarî belirsizlikleri artırmaktadır. Sahadan alınan bilgilere göre, aynı gün içerisinde bir kasa istavritin fiyatı ₺1.400 ile ₺1.500 seviyelerini görebilirken, piyasadaki arz yoğunluğuna bağlı olarak aniden ₺500 seviyesine kadar gerileyebilmektedir. Yakıt, tekne bakımı ve işçilik gibi maliyet unsurlarının yükselmesi, özellikle küçük ölçekli teknelerin sürdürülebilirliğini doğrudan kısıtlamaktadır.

Müsilaj ve Bilinçsiz Avcılık Göç Yollarını ve Üreme Dönemlerini Olumsuz Etkiliyor

Deniz ekosistemindeki gerilemenin arkasında çok boyutlu çevresel ve teknik nedenler yer almaktadır. Sanayi tesislerinin atıkları, deniz kirliliği ve Marmara genelinde periyodik olarak etkisini gösteren müsilaj (deniz salyası) problemi, av araçlarının verimli kullanılmasını engellemekte ve balık göç yollarını bozmaktadır. Sektör temsilcileri, endüstriyel boyuttaki büyük teknelerin yaptığı aşırı avcılığın ve yavru balık dönemlerindeki koruma yetersizliklerinin stokları tükettiğini vurgulamaktadır. Küçük ölçekli balıkçılığın ayakta kalabilmesi adına bölgesel balıkçılık modeline geçilmesi ve denetim mekanizmalarının sıkılaştırılması gerektiği ifade edilmektedir.

Toprak TV Olarak;

Gemlikli balıkçılarımızın Marmara Denizi’ndeki kirlilik, müsilaj ve kontrolsüz avcılık baskısına karşı ekmek teknelerini koruma mücadelesi vermesi, su ürünleri sektörümüzün geleceği adına son derece hayati bir saha gerçeğidir. Tarımsal yayıncılığın bağımsız terazisiyle vurgulamak gerekir ki; denizlerimizde koruma kararları almak veya belirli alanları avcılığa kapatmak ekosistemin korunması anlamında olağanüstü çalışmalar. Suyu ve kıyı hatlarını sanayi atıklarından arındırdığımızda, küçük ölçekli balıkçılarımızın yakıt ve lojistik maliyetlerine yönelik doğrudan destekleri artırdığımızda ve üreme dönemlerindeki denetimleri daha etkin hale getirdiğimizde tüm bu çalışmaların meyvesini optimal şekilde alırız. Balıkçılarımız da devletimizin sunduğu bu koruma imkanları ölçüsünde nizamî av kurallarına uymalı, kota sistemlerine sadık kalmalı ve ani risklere karşı sigorta güvencelerini eksik etmemelidir. Unutmayalım ki gücümüz planlı üretimde, zamanında alınan koruma tedbirlerinde ve emektar üreticimizin alın terindedir.

toprak haber

Kaynak: İHA

Bir yanıt yazın