Kayseri’de Önyargılar Yıkıldı: “Yetişmez” Denilen Safran Kapalı Alanda Topraksız Tarımla Çiçek Açtı, İlk Hasat Yapıldı!…
-
[MELİKGAZİ-KAYSERİ]
İç Anadolu’nun sert karasal iklimi ve kış soğukları nedeniyle safran (Crocus sativus) yetiştiriciliğine uygun olmadığı düşünülen Kayseri’de, genç girişimciliğin ve modern tarım teknolojisinin iş birliğiyle tarihi bir başarıya imza atıldı. Genç girişimci Mustafa Demir, iklim risklerini sıfıra indirmek ve kentsel alanda yüksek katma değerli tarım yapmak amacıyla kentin ilk kapalı alan dikey topraksız safran üretim tesisini kurdu. Deneme sürecinin ardından çiçek açan mor tarlalarda ilk hasat heyecanı yaşanırken, tesisten bu sezon 500 gramın üzerinde kurutulmuş kırmızı altın rekoltesi hedefleniyor.
Önce açık arazide topraklı tarımla denemeler yapan ve başarılı sonuçlar alan Demir, kış donları, kuraklık ve aşırı sıcaklık dalgalanmalarından etkilenmemek adına korm soğanlarını kontrollü iklimlendirme ünitelerinin bulunduğu kapalı alana taşıdı.
“Girişimci Mustafa Demir: ‘Başaramazsınız’ Diyenlere İnat Kapalı Alanda Yarım Kiloyu Aşacağız”
Tıbbi ve aromatik bitkiler sektöründe safrana olan talebin hızla tırmandığını belirten girişimci Mustafa Demir, başarıya giden süreci şu sözlerle anlattı:
“Kayseri’de ilk kez kapalı ortamda topraksız yöntemle safran yetiştirdik. Ülkemizde hem sanayide hem şifa sektöründe dünyanın bu en değerli baharatına talep çok yüksek. Bu işe girerken çevremizden ‘Kayseri’de safran yetişmez, başaramazsınız’ sesleri yükseldi. Ancak biz önce açık sahada soğanların dikimini yaparak olumlu sonuç aldık, ardından iklim risklerine karşı üretimi raflı kapalı ortama taşıdık. Karanlık, sıcaklık ve nem dengesini otomasyonla kontrol ettiğimiz odalarda mor çiçekler erkenden açtı. Bu sezon 500 gramdan fazla saf kırmızı safran hasadı elde edeceğiz. Girişimcilere tavsiyem; olumsuz yorumlara kulak asmasınlar, bilimin ve teknolojinin gücüne inansınlar.”
“Ziraat Yüksek Mühendisi Raisa Kalkay: Arazisi Olmayanlar İçin Büyük Fırsat”
Üretimin her aşamasını teknik olarak takip eden Ziraat Yüksek Mühendisi Raisa Kalkay ise sert iklim koşullarında kapalı sistemin sunduğu avantajlara dikkat çekti:
“Kayseri iklimi safranın açık arazide yetişmesi için gerçekten riskli ve zor bir coğrafyadır. Başlangıçta iklim koşulları sebebiyle tereddütlerimiz vardı ancak kontrollü ortam sonuçları beklentilerimizin çok üzerine çıkardı. Çiçeklenme beklenenden çok daha erken ve yoğun gerçekleşti. Kapalı alan topraksız tarım modeli; arazisi, tarlası veya traktörü olmayan şehirli girişimciler için mevcut işlerini aksatmadan yüksek kazanç sağlayabilecekleri mükemmel bir alternatif oluşturuyor. Üretmek hem ekonomik bir kazanç hem de insanın ruhunu dinlendiren manevi bir terapi.”
Toprak TV Olarak;
Karasal iklimin soğuk bozkırında ‘olmaz’ denilen ezberleri yıkarak kapalı odalarda safran çiçeği açtıran genç girişimcimiz Mustafa Demir ve Ziraat Yüksek Mühendisi Raisa Kalkay’ın vizyonunu; Türk tarımının dijitalleşmesi ve dikey tarım devrimi adına gurur verici bir kazanım olarak değerlendiriyoruz. Bir oda dolusu raftan yüz binlerce liralık baharat üretmek, gençlerin tarıma kazandırılmasında en somut modeldir.
Karar vericilere çağrımızdır: Tarım ve Orman Bakanlığı, Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü ve KOSGEB koordinasyonunda; şehir merkezlerinde âtıl duran depoların, binaların ve bodrum katlarının dikey kapalı tarım tesislerine dönüştürülmesi için ‘Kentsel Kapalı Alan Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Hibe Paketi’ hazırlanmalıdır. Safran korm soğanlarının temini, iklimlendirme otomasyon cihazları ve LED fotosentez aydınlatma panelleri yatırımlarına Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında yüzde 85 doğrudan kamu hibesi verilmelidir. Yerli korm çoğaltım merkezleri kurularak dışa bağımlılığın önüne geçilmelidir.
Tüketicilerimize ve yetiştiricilerimize tavsiyemiz ve çağrımız ise; kapalı alan safran üretimine adım atacak genç üreticilerimizin korm soğanlarının mantari hastalık taşımamasına dikkat etmeleri, çiçeklenme ve uyku (dormansi) dönemlerindeki bağıl nem ve karanlık-aydınlık döngüsü otomasyonunu eksiksiz kurmalarıdır. Tüketicilerimizin ise gramı yüzlerce lirayı bulan safranı temin ederken; sahte boyalı mısır püsküllerinden kaçınarak Ziraat Mühendisleri gözetiminde, tescilli yerli topraksız dikey tarım tesislerinden çıkan şifalı saf kırmızı stigmaları tercih etmeleridir.


