İTO Eylül Ayı Fiyat Değişimlerini Açıkladı: Patlıcan ve Ispanak Artışta, Erik ve Üzümde Fiyat Düşüşü Öne Çıktı!…
-
[İSTANBUL]
İstanbul Ticaret Odası (İTO), mega kentte perakende piyasasında eylül ayı boyunca fiyatı en fazla yükselen ve düşen ürün listesini kamuoyuyla paylaştı. İndekste yer alan 336 temel harcama kaleminden 207’sinin fiyatında artış görülürken, 43 üründe ise fiyat gerilemesi tespit edildi. Eğitim ve akaryakıt giderlerindeki yükselişin yanı sıra, bitkisel üretim ve gıda ürünlerindeki mevsimsel geçiş kaynaklı dalgalanmalar eylül ayı enflasyon sepetine doğrudan yansıdı.

“Patlıcan Yüzde 22,85, Ispanak Yüzde 12,59 Oranında Zamlandı”
Eylül ayında genel endekste en çok artan harcama kalemleri okul açılışıyla bağlantılı olarak özel üniversite ve okul masrafları olurken, tarımsal ve gıda ürünleri grubunda da dikkat çekici yükselişler kaydedildi. Sebze grubunda patlıcan yüzde 22,85’lik fiyat artışıyla zam şampiyonları arasında yer aldı. Tarımsal üretimin temel girdisi olan akaryakıt fiyatları yüzde 20,66 oranında artarken, sonbahar sebzelerinden ıspanakta yüzde 12,59, hayvansal üretim kalemlerinden yumurtada ise yüzde 6,46 oranında fiyat yükselişi gerçekleşti.
“Erik Yüzde 28,32, Üzüm Yüzde 23,45 Düştü; Biber Çeşitleri Ucuzladı”
Eylülde fiyatı en çok gerileyen ürünlerin başında ise açık saha hasadının yoğunlaştığı meyveler yer aldı. Fiyatı bir önceki aya göre yüzde 28,32 azalan erik, listenin ilk sırasına yerleşti. Eriği yüzde 23,45 düşüşle üzüm, yüzde 20,81 ile çarliston biber, yüzde 20,8 ile sivri biber ve yüzde 18,76 ile kuru soğan takip etti. Meyve ve sebze pazarında armut yüzde 14,92, yeşil soğan yüzde 14,72, limon yüzde 14,32, kavun yüzde 8,54, dolmalık biber yüzde 7,62, karpuz yüzde 7,52, kabak yüzde 6,58 ve elma yüzde 6,04 oranında ucuzlayarak tüketici filesine rahatlama getirdi.
Toprak TV Olarak;
İTO verilerinin ortaya koyduğu dalgalanmayı; akaryakıt ve lojistik maliyetlerinin tezgâha yansıması ile tarladaki plansız üretim döngüsünün açık bir tablosu olarak görüyoruz. Meyvede bol hasat döneminde fiyatların dibe vurup üreticiyi zorlamasını, kışlık sebzede ise girdi maliyetleri nedeniyle tüketicinin pahalılıkla karşılaşmasını arz-talep zincirindeki yapısal sorunların bir sonucu sayıyoruz.
Karar vericilere çağrımızdır: Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda; tarla ile tezgâh arasındaki aracılık ve lojistik zincirleri şeffaf biçimde denetlenmeli, Hal Kanunu üreticiyi ve tüketiciyi koruyacak adımlarla güçlendirilmelidir. Tarımsal lojistikte kullanılan akaryakıtta vergi indirimi uygulanmalı; yaş meyve ve sebzede hasat yoğunluğu dönemlerinde ürünün değerini korumak adına yerel soğuk hava depoları ve meyve kurutma/işleme tesisleri kamu desteğiyle artırılmalıdır.
Tüketicilerimize ve yetiştiricilerimize tavsiyemiz ve çağrımız ise; üreticilerimizin pazar taleplerini dikkate alarak planlı ekim yapmaları ve ürünlerini doğrudan kooperatifler kanalıyla tüketiciye ulaştırma yollarını zorlamalarıdır. Tüketicilerimizin ise mevsiminde bollaşan ve besin değeri zirvede olan yerli meyve ve sebzeleri tercih ederek hem aile bütçelerini dengelemeleri hem de gıda israfının önüne geçmeleridir.

