Antalya’da üretici Yahya Başkurt, sebze üretiminin merkezi olarak bilinen Elmalı ilçesinde kurduğu 100 dönümlük dev serada, bölgenin alışılmış ürün desenini değiştirerek gül yetiştiriciliğine başladı.
Domates Diyarı Elmalı’da Gül Devri Başladı!
Daha önce Kepez ilçesi Altınova bölgesinde karanfil üretimi yapan Başkurt, yaz aylarındaki aşırı sıcaklar nedeniyle üretime ara vermek zorunda kalıyordu. Çiçek yetiştiriciliğini 12 aya yaymak ve pazar kaybını önlemek isteyen girişimci üretici, çareyi kentin yaylası Elmalı’ya çıkmakta buldu.
Domates, salatalık ve biber seralarıyla bilinen ilçede 100 dönümlük alana modern bir sera kuran Başkurt, buraya sebze yerine gül fidanları dikti. Yaylanın serin havası sayesinde hem hastalık riski azaldı hem de gülün kalitesi arttı.
“İç Piyasanın Talebine Zor Yetişiyoruz”
Kırmızı, sarı ve pembe renkli güllerin kesimini Aralık ayına kadar sürdüren Başkurt, “Buradaki serin hava dolayısıyla gülün kalitesi çok güzel oluyor. Maliyet düşüyor. Türkiye’de en sevilen çiçek gül olduğu için iç piyasadaki talebe zor yetişiyoruz,”dedi.
Domates Diyarı Elmalı’da Gül Devri Başladı!
80 Kişiye İstihdam Sağlıyor
Bir dönüme 5 bin fide diktiklerini ve her fideden sezonda 20 dal gül aldıklarını belirten Başkurt, istihdama da büyük katkı sağlıyor. “Bazen ayda 80’den fazla kişiyi çalıştırıyoruz. İlçedeki çiftçiler gülü serada görünce çok şaşırdı. Bizden esinlenerek gül yetiştiriciliğine başlayanlar oldu,” diyen Başkurt, yayla seracılığını gül ve karanfille tanıştırdıklarını ifade etti.
Ayrıca 10 dönümlük alanda üretilen karanfiller ise İngiltere ve Hollanda’ya ihraç ediliyor.
Domates Diyarı Elmalı’da Gül Devri Başladı!
Toprak TV olarak:
Çiftçilik sadece tohumu toprağa atmak değil, “iklimi okumak” ve “pazarı yönetmektir”. Yahya Başkurt, sahildeki dezavantajı (sıcaklık), yaylada avantaja (kalite ve süreklilik) çevirerek tam bir “tarım mühendisliği” örneği sergilemiştir.
Elmalı gibi sebze ambarı olan bir ilçeye “Gül” getirmek, sadece ürün desenini değil, o bölgenin vizyonunu da değiştirir. 80 kişiye ekmek kapısı olan, gelin-damatların fotoğraf çektirdiği o sera, Anadolu’nun her karış toprağının ne kadar bereketli ve alternatiflere açık olduğunun kanıtıdır. Yaylalarımız sadece domates değil, artık gül de kokuyor.