Çukurova’da Narenciye İmdat Veriyor: Yüreğir Ziraat Odası’ndan “Ürün Dalda Kalmasın, Girdiler Karşılansın” Çağrısı!…
-
[YÜREĞİR-ADANA]
Türkiye’nin narenciye deposu Çukurova’nın kalbi Yüreğir’de, hasat sezonu devam ederken artan girdi maliyetleri, taban yapan alıcı fiyatları ve pazarlama tıkanıklıkları üreticiyi derin bir darboğaza sürükledi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, narenciye üreticilerinin son yılların en ağır krizini yaşadığını belirterek; hükümet yetkililerine, Tarım ve Orman Bakanlığı’na ve Ticaret Bakanlığı’na acil destek mekanizmalarını devreye alma çağrısında bulundu.

Üreticilerin aylarca suladığı, gübrelediği ve zararlılarla mücadele ettiği mandalina, portakal, limon ve greyfurt bahçelerinde tablonun sürdürülemez olduğunu vurgulayan Doğan; çiftçinin yalnızca ağacını bir sonraki sezona hazırlayabilmek için ürününü yok pahasına elden çıkarmak zorunda kaldığını kaydetti.
“Mehmet Akın Doğan: ÇKS Kayıtlı Üreticinin 2026 Girdi Maliyetleri Karşılansın”
Çukurova çiftçisinin toprağından ve üretimden kopma noktasına geldiğini ifade eden Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, taleplerini şu şekilde sıraladı:
“Çiftçimizin ekonomik dayanma gücü tükendi. Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) kayıtları esas alınarak; ürününü pazarlayamayan, mahsulü dalında kalan ve ağır mali zarara uğrayan narenciye üreticilerimizin derhal tespit edilmesini istiyoruz. Bu üreticilerimizin 2026 üretim yılına ait mazot, gübre ve zirai ilaç gibi tüm tarımsal girdi maliyetlerinin tamamı devletimiz tarafından doğrudan destekleme kapsamına alınmalıdır. Üreticimizi bugün yalnız bırakırsak yarın narenciye bahçelerini sökmek zorunda kalırız.”
“DFİF ve Navlun Desteği Gecikmeden Açıklanmalı”
İhracat pazarının tıkanmaması için Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) ile navlun desteklerinin stratejik önemine dikkat çeken Doğan:
“İhracatçımıza verilecek DFİF ve navlun primleri dış pazardaki rekabet gücümüzü artırır. Ancak bu desteklerin hasat ortasında değil, sezon başında açıklanması gerekirdi. Geciken her gün üreticinin dalındaki meyvenin değerini düşürüyor. Ticaret Bakanlığımızın koordinasyonunda yeni dış pazarlar açılmalı, iç piyasada dağıtım kanalları güçlendirilmeli ve dalda bekleyen ürünler kamu alımlarıyla ya da meyve suyu sanayisiyle buluşturularak ivedilikle ekonomiye kazandırılmalıdır.”
Toprak TV Olarak;
Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin hayat verdiği bereketli Çukurova topraklarında; binbir zahmetle fidanı dikilen, gecesini gündüzüne katıp meyvesi olgunlaştırılan narenciyenin dalında çürümesini milli servet kaybı olarak görüyoruz. Çiftçinin dalındaki ürünü yok pahasına satmaya mecbur kalması, tarımsal sürdürülebilirliğe vurulan en ağır darbedir.
Karar vericilere çağrımızdır: Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı ivedilikle ortak kriz masası kurmalıdır. ÇKS verileri taranarak ürünü dalında kalan narenciye çiftçisine dekar başına doğrudan telafi edici gelir desteği ödenmelidir. İhracatçıya sağlanan DFİF ve konteyner navlun primleri ton başına en az iki katına çıkarılmalı ve ödemeler doğrudan nakit olarak yapılmalıdır. Ayrıca Atatürk Orman Çiftliği, TMO ve kamu kurumları devreye sokularak dalda kalan narenciye piyasa taban fiyatından satın alınmalı, okullarda ve kışlalarda dağıtılarak iç tüketim seferberliği başlatılmalıdır. Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında Adana havzasında modern narenciye boylama, paketleme ve soğuk hava depolarına yüzde 85 oranında doğrudan kamu hibesi verilmelidir.
Tüketicilerimize ve yetiştiricilerimize tavsiyemiz ve çağrımız ise; üreticilerimizin panikle ağaçlarını genç yaşta köklemekten kaçınmaları, ürün muhafazasında lisanslı soğuk hava depoları ve kooperatif birlikteliklerini güçlendirmeleridir. Tüketicilerimizin ise kış aylarında bağışıklık kalkanı olan C vitamini zengini yerli Çukurova mandalinasını ve portakalını sofralarından eksik etmeyerek kendi çiftçisinin elinden tutmasıdır.

