Sorting by

×

Hürmüz Boğazı’ndaki Sevkiyat Engeli Gübre Arzını Vurdu: Diamonyum Fosfat 802,5 $’a Yükseldi, Mısır ve Soya Fasulyesinde Verim Tehlikede!…

    İSTANBUL]

    Orta Doğu’da tırmanan çatışmalar ve dünya deniz ticaretinin kilit geçiş kapılarından olan Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinde yaşanan aksamalar, yeryüzündeki bitkisel üretimin en kritik girdilerinden biri olan gübre tedarikini zora soktu. Dünya gübre ticaretinin neredeyse üçte birine ev sahipliği yapan bu su yolunda güvenlik gerekçeleriyle taşımacılığın kesintiye uğraması; gemi sigortalarında yaşanan belirsizlikler, artan navlun harcamaları ve akaryakıt giderleriyle birleşerek girdi fiyatlarını tırmanışa geçirdi.

“Diamonyum Fosfat Gübresi Dokuz Ayda Yüzde 28,4 Artışla 802,5 $ Düzeyine Çıktı”

Bitkisel üretimde dane verimini ve bitki kök gelişimini doğrudan tayin eden diamonyum fosfat (DAP) gübresinin ton bedeli, 2026 yılının ilk 9 ayında yüzde 28,4 oranında artış göstererek 625 $ düzeyinden 802,5 $ sınırına ulaştı. Yapısında amonyak ve kükürt gibi bileşenlere yoğun biçimde gereksinim duyulan fosfatlı gübrelerdeki bu sert yükseliş, doğrudan mısır ve soya fasulyesi tarlalarına yansıdı. Dokuz aylık zaman diliminde dünya borsalarında mısır fiyatları yüzde 13,3, soya fasulyesi fiyatları ise yüzde 22,6 oranında artış kaydetti.

“Lojistik Darboğaz ve Enerji Yükü 2027 Rekoltesinde Yapısal Düşüş Riski Doğuruyor”

Enerji ve akaryakıt giderlerindeki yükseliş, doğal gaz tüketimi yüksek olan azotlu ve fosfatlı gübre üretim tesislerinde maliyet yükü oluşturuyor. Ana güzergâhların tıkanması nedeniyle daha uzun rotalara yönelen gemiler taşıma masraflarını katlarken, tarladaki üreticinin gübre kullanımını kısma zorunluluğu doğuyor. Uzmanlar, dengeli gübreleme yapılamaması durumunda dekardan alınacak ürün miktarının gerileyeceğini ve bu maliyet baskısının 2027 yılı tarımsal üretim dengesi üzerinde kalıcı riskler bırakacağını bildiriyor.

Toprak TV Olarak;

Tarımsal üretimin can damarı olan gübre tedarikinde dışa bağımlılığın getirdiği kırılganlığı, milli gıda güvenliğimiz açısından en stratejik tehditlerden biri olarak görüyoruz. Küresel boğazlardaki çatışmaların faturasının doğrudan çiftçimizin tarlasına ve milletimizin ekmeğine kesilmesini kabul edilemez buluyoruz.

Karar vericilere çağrımızdır: Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda; fosfatlı ve azotlu gübrelerde yerli hammadde arama ve üretim kapasiteleri ivedilikle artırılmalıdır. Fosil kaynaklı kimyevi gübrelere olan aşırı bağımlılığı azaltmak adına, toprak tahliline dayalı hassas gübreleme teşvikleri genişletilmeli; organik ve organomineral yerli gübre üreticilerine doğrudan hammadde ve enerji sübvansiyonu sağlanmalıdır. Üreticinin yüksek gübre fiyatları karşısında tarlayı nadasa bırakmasını ya da eksik taban gübresi atmasını önlemek için, gübre destekleme ödemeleri doğrudan ekim döneminde, ürün toprağa düşmeden ayni olarak verilmelidir.

Tüketicilerimize ve yetiştiricilerimize tavsiyemiz ve çağrımız ise; üreticilerimizin gübre fiyatlarındaki dalgalanma karşısında ezbere hareket etmek yerine, toprak analizini mutlaka yaptırarak arazinin yalnızca ihtiyaç duyduğu saf besin maddelerini toprağa vermeleridir. Gereksiz ve aşırı kimyasal gübre kullanımının önüne geçilerek hem yer altı su kaynaklarımızın ve toprağımızın kirlenmesi engellenmeli hem de girdi maliyetleri bilimsel yöntemlerle asgariye indirilmelidir.

toprak haber

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın