Arıcılar Market Makasına İsyan Etti: TAB Başkanı Ali Demir’den 3 Kat Fiyat Farkına Tepki ve “Arı Bakıcısı Desteği” Çağrısı!…
-
[ANKARA]
Türkiye’nin zengin endemik bitki örtüsü ve çam ormanlarında yıl boyu göçebe hayatı yaşayan arıcılar, artan mazot, nakliye, kovan bakımı ve besleme masraflarına karşın ürettikleri balın değerini bulamamasından şikayetçi. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Başkanı Ali Demir, üreticiden çıkan toptan ham bal fiyatı ile market raflarındaki etiketler arasında üç kata varan astronomik bir makas oluştuğunu belirterek, piyasadaki aracı rantının kırılması ve balın katma değerinin doğrudan üreticiye yansıtılması gerektiğini bildirdi.
Üreticinin elindeki saf balı düşük fiyatlarla satmak zorunda kalırken tüketicinin de aynı bala fahiş bedeller ödediğini vurgulayan Ali Demir, piyasa dengesizliğinin sektörü tehdit ettiğini kaydetti.
“Gerçek Balın Perakende Kilogramı 700-800 ₺’nin Altında Olamaz”
Gezginci ve yerleşik arıcıların yıl boyunca üstlendiği ağır maliyet yüküne dikkat çeken TAB Başkanı Ali Demir, şu açıklamalarda bulundu:
“Arıcımız yıl boyunca koloni bakımı, kışlatma beslemesi, nakliye kamyonu navlunları, konaklama ücretleri, varroa ve hastalıklarla mücadele gibi devasa gider kalemlerini tek başına sırtlamaktadır. Bugünkü girdi maliyetlerini objektif olarak hesapladığımızda, gerçek ve yüksek kaliteli bir balın kilogram başına perakende satış fiyatı 700-800 ₺ seviyesinin altında olmamalıdır. Ancak asıl kritik olan, perakendede oluşan bu değerin zincir marketlerin kasasına değil, dağlarda gece gündüz çadırda yaşayan arıcımızın cebine girmesidir.”
“Kovan Başına 475 ₺’ye Ulaşan Destek Memnuniyet Yarattı, Sıra Arı Bakıcısı Desteğinde”
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından açıklanan yeni hayvansal üretim destekleme modelini olumlu bulduklarını ifade eden Demir; birlik üyesi arıcılara temel kovan desteğinin 250 ₺, kadın ve genç arıcılara ilave 100 ₺, gezginci arıcılara 75 ₺ ve birinci derece tarımsal örgüt üyelerine 50 ₺ eklenerek toplam desteğin kovan başına 475 ₺’ye ulaştığını hatırlatarak Bakanlık teşkilatına teşekkür etti.
Bununla birlikte arıcılıkta kronikleşen iş gücü krizine parmak basan Demir, küçükbaş hayvancılıkta uygulanan çoban (sürü yöneticisi) desteğine benzer bir modelin arıcılık için de zorunlu hale geldiğini belirtti. Yüzlerce kovanı sevk ve idare eden profesyonel işletmeler için devlet destekli “Arı Bakıcısı Desteği” ihdas edilmesini talep etti.
“Varroa Tehdidine Karşı Ulusal ve Eş Zamanlı Seferberlik Şart”
Halk arasında arı biti olarak adlandırılan Varroa parazitinin kolonileri kırdığını ve bal verimini düşürdüğünü aktaran Demir; bireysel ilaçlamaların yetersiz kaldığını, komşu arılıklardan bulaşmanın sürdüğünü belirterek, Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda 81 ilde iklim ve coğrafi takvime göre belirlenecek tarihlerde “Eş Zamanlı Ulusal Varroa Mücadele Programı” başlatılması çağrısında bulundu.
Toprak TV Olarak;
Milli biyolojik çeşitliliğin ve tarımsal tozlaşmanın (polinizasyon) yegane koruyucusu olan bal arılarını ve arıcılarımızı, ekosistemimizin ve hayvansal üretimimizin en stratejik neferleri olarak kabul ediyoruz. Dağlarda arının kahrını çeken üreticiye 150-200 ₺ toptan fiyat reva görülürken, market raflarında aynı balın 700-800 ₺’ye satılmasını ve sahte mısır şuruplu ballarla dürüst arıcının baltalanmasını kabul edilemez buluyoruz.
Karar vericilere çağrımızdır: Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü; market raflarındaki ballarda üretici alış fiyatı ile tüketici perakende satış fiyatını etiket üzerinde zorunlu kılacak şeffaf izleme modelini hayata geçirmelidir. Sahte ve taklit ballara karşı nükleer manyetik rezonans (NMR) analizleri market denetimlerinde yaygınlaştırılmalı, hileli ürün üreten firmalara hapis cezası getirilmelidir. TAB tarafından talep edilen “Arı Bakıcısı (Kovan Yöneticisi) İstihdam Desteği” 200 kovan ve üzeri işletmeler için ivedilikle mevzuata eklenmeli; ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde ülke genelinde bedelsiz ruhsatlı organik varroa ilacı dağıtımıyla toplu mücadele başlatılmalıdır.
Arıcılarımıza tavsiyemiz ve çağrımız ise; merdiven altı, ruhsatsız ve kimyasal kalıntı bırakan tarım ilaçlarını kovanlarda kesinlikle kullanmamaları, bal hasadını petekler en az üçte iki oranında sırlanmadan yapmamaları ve ürünlerini birlik ve kooperatifler bünyesinde markalaştırarak aracıların spekülasyonuna izin vermemeleridir.


